Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Engelli gencin ölümündeki 30 kat fazla ilaç skandalı nasıl ortaya çıktı

İstanbul Beylikdüzü’nde özel bir bakımevinde kalan 21 yaşındaki otizmli Uğur

İstanbul Beylikdüzü’nde özel bir bakımevinde kalan 21 yaşındaki otizmli Uğur Yıldırım’ın şüpheli ölümüne dair yürütülen soruşturmada, kan donduran gerçekler 1,5 yıl sonra hazırlanan Adli Tıp raporuyla gün yüzüne çıktı. Kanında normal seviyenin tam 30 katı sakinleştirici tespit edilen ve vücudunda ağır darp izlerine rastlanan gencin hayatını kaybetmesiyle ilgili beklenen dava süreci nihayet başlıyor.

İstanbul Beylikdüzü’nde 22 Kasım 2024 tarihinde meydana gelen olayda, epilepsi hastası olan 21 yaşındaki Uğur Yıldırım, kaldığı özel bakımevinde aniden fenalaştı. Hastaneye dahi kaldırılamadan hayatını kaybeden gencin ölümü üzerine anne Dilek Barut, oğlunun vücudundaki şüpheli izleri fark ederek şikayette bulundu. Başlatılan soruşturma kapsamında yapılan otopsi incelemesi, bakımevinde yaşanan ihmaller zincirini ve uygulanan şiddeti tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Adli Tıp Raporu İşkenceyi Belgeledi

Uğur Yıldırım’ın ölüm sebebine ilişkin hazırlanan Adli Tıp raporunda yer alan ayrıntılar, olayın sıradan bir vefat olmadığını kanıtladı. Raporda, talihsiz gencin vücudunda çok sayıda morluk tespit edilirken, el ve ayak bileklerinde uzun süre bağlanmaya bağlı izler bulunduğu kaydedildi. En çarpıcı bulgu ise toksikoloji raporunda ortaya çıktı. Uzmanlar, Yıldırım’ın kanında normal dozun tam 30 katı üzerinde sakinleştirici ilaç bulunduğunu belirleyerek, ölümün bu yüksek dozdan kaynaklandığına işaret etti.

Bakımevinde Kan Donduran İddialar

Olayın ardından güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen yetkililer, çalışanların Yıldırım’a ve diğer hastalara yönelik sert tutumlarını tespit etti. Oğlu için adalet arayan anne Dilek Barut, bakımevinde yaşananların sadece ilaçla sınırlı olmadığını iddia etti. Çocukların çıplak gezdirildiğini, aç ve susuz bırakıldıklarını öne süren acılı anne, kurumda sistemli bir kötü muamele olduğunu savundu.

Yaşanan süreci anlatan Dilek Barut, bakımevindeki dehşeti şu sözlerle dile getirdi: “Darp edilmeler, istismarlar her türlü işkence var.” Evladının ölümünden sorumlu olan herkesin en ağır cezayı almasını isteyen Barut, soruşturmanın sadece bir hemşire üzerinden yürütülmemesi gerektiğini, tüm yetkililerin yargılanması gerektiğini vurguladı.

Dokuz Sanık Hakim Karşısına Çıkıyor

Skandalın yargı ayağında ise kritik bir aşamaya gelindi. Uğur Yıldırım’ın hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame sonrası ilk duruşma için tarih verildi. Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 27 Şubat Cuma günü görülecek olan davada, aralarında bakımevi çalışanlarının da bulunduğu 9 tutuksuz sanık hakim karşısına çıkarak savunma yapacak. Kamuoyu, engelli bakım merkezinde yaşanan bu facianın sorumlularının alacağı cezayı merakla bekliyor.