Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İran üzerinden Türkiye’ye yönelen balistik füze nasıl düşürüldü ve MSB hangi kritik uyarıyı yaptı

Bu haberin fotoğrafı yok

İran topraklarından ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek doğrudan Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilmesi bölgede yankı uyandırırken Milli Savunma Bakanlığı her türlü tehdide karşı “Kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.” açıklamasıyla kararlılık mesajı verdi.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, sınır güvenliği ve bölgesel risklere dair hayati bilgiler paylaşıldı. Toplantının en dikkat çekici maddesi ise dün İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasını tehdit eden balistik mühimmata yönelik gerçekleştirilen başarılı operasyon oldu. Bakanlık kaynakları, füzenin rotasının titizlikle takip edildiğini ve Türkiye’ye yönelik olası bir facianın eşiğinden dönüldüğünü ifade etti.

NATO Unsurları Devreye Girdi ve Füze Havada İmha Edildi

Bakanlıkta yapılan değerlendirmede, füzenin imha edilme süreciyle ilgili teknik detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan açıklamada, “Dün İran’dan ateşlendiği ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek ülkemize yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek havada etkisiz hâle getirilmiştir. Söz konusu tehdidin imha edilmesi sonrasında Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın, önleme faaliyeti kapsamında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğu belirlenmiş olup olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmemiştir.” ifadeleri kullanıldı.

Bu gelişme, Türkiye’nin hava sahası güvenliğini sağlama konusundaki teknolojik kapasitesini ve müttefikleriyle olan koordinasyon gücünü bir kez daha ortaya koydu. Hatay’ın Dörtyol ilçesinde kısa süreli paniğe neden olan parçanın ise saldırı mühimmatı değil, koruma amaçlı kullanılan savunma sistemine ait olduğu tescillendi.

MSB Hasmane Tutumlara Karşı Cevap Hakkını Hatırlattı

Türkiye’nin bölgesel barışı önceleyen politikasına vurgu yapan Milli Savunma Bakanlığı, vatandaşların güvenliği söz konusu olduğunda taviz verilmeyeceğinin altını çizdi. Bakanlık açıklamasında, “Türkiye, vatandaşlarının ve hava sahasının güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını ve kapasitesini en üst düzeyde muhafaza etmekte; bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen sorumlu yaklaşımını sürdürmektedir. Ancak kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyor; gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle yakın koordinasyon içinde takip ediyoruz.” denildi.

Bu açıklamada geçen “Kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.” ifadesi, Ankara’nın sadece savunma değil, gerektiğinde caydırıcı güç kullanma yetkisini de saklı tuttuğunun en net göstergesi olarak yorumlandı.

İran Sınırında Göç Hareketliliği İddialarına Yanıt Geldi

ABD ve İsrail’in bölgedeki faaliyetleri sonrasında sosyal medyada yayılan “İran’dan Türkiye’ye kitlesel göç başladı” iddiaları da toplantının gündemindeydi. Bakanlık, sınır güvenliğinin 7 gün 24 saat esasına göre en sıkı şekilde korunduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesel gelişmelere karşı her türlü senaryoya karşı gerekli önlemleri devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak almaktadır. İran’dan Türkiye’ye yönelik kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin manipülatif içeriklerle kamuoyunda algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir.”

Bölgesel İstikrar ve PJAK Tehdidine Karşı Uyarı

Bakanlık, komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini hatırlatırken terör örgütü PJAK’ın faaliyetlerine de dikkat çekti. Yapılan uyarıda, “Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir.” denilerek terörün her türlüsüne karşı ortak duruşun önemi vurgulandı.

Toplantının sonunda Kıbrıs konusuna da değinilerek, Türkiye’nin garantörlük haklarından doğan yetkilerini kullanmaktan çekinmeyeceği ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden her türlü girişime karşı teyakkuzda olduğu ifade edildi. Türkiye’nin genel önceliğinin ise “Türkiye olarak önceliğimiz bölgemizdeki saldırıların durdurulması, kalıcı ateşkesin tesis edilmesi ve tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesidir. Bu kapsamda; tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog ile diplomasi yoluyla çözmeye davet ediyoruz.” prensibi olduğu bir kez daha hatırlatıldı.