Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Çanakkale Zaferi 111. yılında neden hala tarihin akışını değiştiriyor ve Bakan Ersoy neler söyledi

Bu haberin fotoğrafı yok

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde Şehitler Abidesi’nde yaptığı konuşmada Türk milletinin istiklal mücadelesindeki sarsılmaz gücünü vurgularken sömürgeci güçlerin kibrinin nasıl dize getirildiğini ve tarihin Türkler olmadan neden yazılamayacağını en çarpıcı detaylarla yeniden hatırlattı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesi’nde düzenlenen 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü etkinliklerine katıldı. Ersoy, burada yaptığı konuşmada Çanakkale’nin yalnızca askeri bir başarı değil, dünya tarihinin yönünü değiştiren büyük bir dönüm noktası olduğunun altını çizdi.

Tarihten Türkleri Çıkarırsanız Geriye Ne Kalır

Bakan Ersoy, Türk milletinin her sahada tarihin akışını değiştiren pek çok eylemin, olayın, çalışmanın, eser ve buluşun banisi olduğunu ifade etti. İstiklal ve istikbal söz konusu olduğunda Türk milletinin coğrafyaları ve devletleri şekillendirmeye daima muktedir olduğunu belirten Ersoy, Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark’ın tarihi tespitine vurgu yaptı. Ersoy, “Tarihten Türkleri çıkarırsanız, ortada tarih diye bir şey kalmaz.” diyerek bu gerçeğin 20. yüzyılda Çanakkale’de tüm dünyanın hafızasına kazındığını söyledi.

Vatan savunması söz konusu olduğunda yokluğun ve imkansızlığın bir engel teşkil etmediğini belirten Ersoy, “Unutanların hafızasına, 20’nci yüzyılda bir kez daha bu gerçeği mıh gibi çaktığımız yerdir, Çanakkale. Vatan söz konusu olduğunda yokluğu ve yoksunluğu umursamayan, tereddüt etmeyen, vazgeçmeyenlerin canlarıyla, kanlarıyla, tertemiz imanlarıyla çizdiği geçilemez sınırdır bu topraklar.” diye konuştu.

İngilizlerin İstanbul Turu Hayali Sulara Nasıl Gömüldü

Bakan Ersoy, müttefik güçlerin Çanakkale Boğazı’nı geçeceklerine dair duydukları aşırı özgüvenin nasıl büyük bir hüsranla sonuçlandığını anlattı. Dönemin İngiliz yetkililerinin kibrine değinen Ersoy, “Churchill’e göre İngiliz donanması boğazda görününce Türkler topları bırakıp kaçacaktı. Hatta o kadar emindiler ki İngiliz Cook Seyahat Şirketi, İstanbul’a tur bile organize etmişti. İşte, gönderdikleri filodan bile büyük bu kibirleri de Çanakkale’nin şehit ve gazi kanlarıyla bereketlenmiş sularında boğulup gitmiştir. O gün birleşik filonun bir deniz yüzbaşısı ‘Doğrudur, yumurta kırılmadan omlet yapılamaz ama yumurtalar kırılır ve omlet yapılmazsa kötü olur. Mesele şudur, tabyalara üç gemi değerinde hasar verdik mi?’ diyerek meselenin özünü dile getirmiştir.” ifadelerini kullandı.

Zamansız Zafer ve Dünyaya Verilen Haklılık Mesajı

111 yıl önce yazılan bu destanın değerinin asla azalmayacak zamansız bir örnek olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, günümüzde yaşanan küresel olaylara da dikkat çekti. Uluslararası hukukun ve vicdanın ayaklar altına alındığı bir dönemden geçildiğini ifade eden Ersoy, Çanakkale ruhunun tüm insanlık için bir ders niteliğinde olduğunu belirtti.

Bakan Ersoy, konuşmasını şu güçlü mesajla tamamladı: “Bugün uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, vicdanların ayaklar altına alındığı, ‘zevk olsun’ diye bombalama yapılabileceğinin hayasızca dillendirildiği bir dönemdeyiz. Bizler, 111 yıl önce ecdadımızın ispat ve ilan ettiği gibi güçlünün değil haklının galip geleceğini, kibrin değil sabır ve tevazuya sırtını vermiş cesaretin zafere ulaşacağını dünyaya buradan bir kez daha ilan ediyoruz.”