Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İstanbul Valiliği Resul Emrah Şahan’ın mahkemedeki iddialarına nasıl yanıt verdi ve gerçekler neler

Bu haberin fotoğrafı yok

İstanbul Valiliği, görevinden uzaklaştırılan eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yargılandığı davada ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıklayarak, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algı operasyonuna sert bir yanıt verdi. Yapılan yazılı açıklamada, iddiaların tamamının çarpıtma niteliğinde olduğu vurgulanırken, tartışma konusu olan arsa ve projeye dair kronolojik tüm detaylar tek tek paylaşıldı.

İstanbul Valiliği, “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasında yargılanan ve görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkeme huzurundaki ifadeleri üzerine kapsamlı bir bilgilendirmede bulundu. Valilikten yapılan açıklamada, “Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir.” ifadelerine yer verilerek sürecin hukuki ve idari boyutu aktarıldı.

Tartışmalı Arsanın Geçmişi ve Onay Süreçlerinde Neler Yaşandı

Açıklamada, Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan söz konusu arsanın mülkiyetinin Bulgar Vakfına ait olduğu açıklandı. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle bir inşaat sözleşmesi imzalandığı belirtilen bilgilendirmede, şirketin o dönemde 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesinden gerekli izinleri aldığı ve belediyenin de 2008 yılında avan projeyi bizzat onayladığı hatırlatıldı.

Sürecin devamına ilişkin Valilik şu bilgileri paylaştı: “Şişli Belediyesi, avan projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ‘bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletmiş, Bakanlık 14 Nisan 2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığına, İstanbul Valiliğine, Şişli Kaymakamlığına ve Cumhuriyet Başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesinin keyfi uygulamaları hakkında şikayetçi olmuştur.”

Vali Davut Gül ile Yapılan Görüşmenin Perde Arkasında Ne Var

İçişleri Bakanlığının şikayetler üzerine mülkiye başmüfettişi görevlendirdiğini belirten İstanbul Valiliği, Vali Davut Gül ile Resul Emrah Şahan arasındaki görüşmenin içeriğine de açıklık getirdi. Açıklamada, “Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Vali’miz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfının her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesine kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir.” denildi.

Çevreci Direniş Algısı ve Gerçekler

Valilik, Şahan’ın mahkemedeki savunmasında kullandığı ifadelerin bir algı çalışması olduğunu belirterek, bir ilçe belediyesinin “Özel Proje Alanı” kapsamında idari bir tasarruf yetkisinin bulunmadığına dikkat çekti. Valilik açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek, sözde ‘çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Vali’miz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir.”

Yargı süreci devam eden bir dosyada gerçek dışı beyanlarla kamuoyunun yanıltılmasının kabul edilemeyeceği vurgulanan resmi açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: “İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dahil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir.”