Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İmamoğlu ve Yanardağ için 20 yıl hapis mi isteniyor ve kritik casusluk davasında yarın neler yaşanacak

Bu haberin fotoğrafı yok

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün “siyasal casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması yarın Silivri’de başlıyor. İBB veri tabanındaki gizli bilgilerin yabancı istihbarat servislerine aktarıldığı ve 2019 yerel seçimlerinin manipüle edildiği iddialarının odağındaki bu davada sanıkların savunma yapması beklenirken, kamuoyu 20 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın detaylarına kilitlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk iddialarıyla açılan dava süreci devam ederken, Türkiye siyasetinin gündemine bomba gibi düşen casusluk davasında kritik bir eşiğe gelindi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülecek olan davanın ilk duruşması, yarın Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonunda gerçekleştirilecek. Davada tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın hakim karşısına çıkarak savunmalarını yapması planlanıyor.

Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan, halihazırda “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davası kapsamında da tutuklu bulunuyor. Yarın başlayacak olan casusluk davası, bu sürecin ardından açılan ve 2019-2025 yılları arasındaki faaliyetleri kapsayan ikinci büyük hukuk mücadelesi olarak dikkat çekiyor. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların organize bir şekilde hareket ederek devletin güvenliğiyle ilgili kritik verileri dışarıya sızdırdığı öne sürülüyor.

İBB Veri Tabanındaki Gizli Bilgiler Nasıl Sızdırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan kapsamlı iddianamede, suç tarihinin 2019 ile 2025 yılları arasını kapsadığı belirtiliyor. İddianamedeki en çarpıcı iddialardan biri, Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde yapılan incelemelerde ortaya çıktı. İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı bildiriliyor. Bu verilerin dolaylı olarak Necati Özkan tarafından temin edildiği ve Gün’ün itiraflarına göre Özkan’ın, başta “ibb.gov.tr” olmak üzere belediyeye ait e-posta adreslerini İmamoğlu’nun talimatıyla “Ostin” adlı karanlık dijital platforma aktardığı iddia ediliyor.

İddianamede yer alan bilgilere göre, “Ostin” platformuna aktarılan bu e-posta adresleri ve şifreler aracılığıyla belediyenin gizlilik ihtiva eden tüm belgelerine, iç yazışmalarına ve veri içeriklerine erişim sağlandı. Bu durumun sadece yerel bir veri ihlali değil, devletin yönetim mekanizmalarını hedef alan organize bir faaliyet olduğu savunuluyor.

Yabancı İstihbarat Servislerine Veri Sağlandığı İddiası Ne Anlama Geliyor

Davanın en ağır suçlamalarından birini, verilerin yabancı istihbarat servisleriyle olan bağlantısı oluşturuyor. İddianamede, İmamoğlu’nun imzasıyla 19 Nisan 2019 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilen yazıya atıf yapılarak şu ifadelere yer veriliyor: “Bu hususun da özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine data sağlamak maksadıyla gerçekleştiği, bahse konu veriler üzerinden yabancı istihbarat servisleri güdümünde bahse konu veriler üzerinden analiz işlemi yapıldığı, analiz sırasında kişiler arasındaki gizli veya özel verilere erişim sağlandığı anlaşılmıştır.”

Ayrıca, geçmişte kamuoyunu meşgul eden “İBB 2019 veri kopyalama” sürecinin gündemden düşürülmesi için yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Barr ile sanıkların müşterek hareket ettikleri öne sürülüyor. İddianamede bu durum, “Geçmiş dönemde kamuoyuna yansıyan ‘İBB 2019 veri kopyalama’ sürecinin gündemden kaldırılması amacıyla yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Barr, Özkan ve Gün adlı kişilerin müşterek hareket ederek algı faaliyetlerinde bulundukları ve bu durumun gündemden düşürülmesi maksadıyla çalışma yaptıkları belirlenmiştir. Bu çalışmayı da yine İmamoğlu talimatıyla gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır.” şeklinde değerlendiriliyor.

Siyasi Casusluk Suçlaması ve 20 Yıl Hapis İstemi

Savcılık, mevcut deliller ve itirafçı beyanları ışığında Ekrem İmamoğlu’nun hiyerarşik bir silsile içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerini yabancı istihbarat elemanlarına aktardığını iddia ediyor. İddianamede, “Mevcut deliller ve itirafçı beyanı ele alındığında Ekrem İmamoğlu’nun hiyerarşi silsilesi içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerini, mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirerek yabancı istihbarat servisine elemanlarına aktardığı, takibi süreçte siyasi maksatlı menfaat edinme gayesinde bulunduğu ve bu iştirakin Özkan ve Gün’le birlikte gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.” deniliyor.

İddianamenin sonuç bölümünde ise “siyasal casusluk” suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu vurgulanarak şu çarpıcı tespit yapılıyor: “Tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlanarak ‘siyasal casusluk’ suçunun tam anlamıyla tanımına uyacak şekilde, devletin yönetilmesi, yönetme yetkisinin kullanılması ve idaresiyle ilgili bilgilerin bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları doğrultusunda yabancı bir devlet yararına, Türkiye Devleti’nin, vatandaşlarının veya Türkiye’de ikamet etmekte olanların zararına olarak toplandığı anlaşılmıştır.”

Savcılık, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle ederek İmamoğlu’nun kazanmasını sağlamak ve Türkiye siyasetinde söz sahibi olmak amacıyla bu faaliyetlerin yürütüldüğünü savunuyor. Bu kapsamda İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ hakkında 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Öte yandan, İBB’ye yönelik yolsuzluk iddialarıyla açılan ana dava da cezaevi karşısındaki diğer salonda 35. gününde görülmeye devam edecek.