Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yaz ayları için hazırladığı son tahminler endişe yarattı. Küresel ısınmanın etkileri her geçen gün artarken, uzmanlar önümüzdeki üç ay için kritik uyarılarda bulundu. Özellikle o bölgede sıcaklıkların rekor seviyelere ulaşması bekleniyor. İşte bu yaz bizi bekleyen o tehlikeye dair tüm detaylar…
Türkiye genelinde yılın ilk aylarında etkili olan ve mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, yaz döneminde de etkisini artırarak hissettirmeye hazırlanıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yaz ayları için yaptığı son projeksiyonlar, küresel ısınma eğiliminin hız kesmeden devam ettiğini gözler önüne seriyor. Özellikle Kıyı Ege ve Marmara’nın batısında sıcaklıkların mevsim normallerinin oldukça üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
Haziran Ayıyla Birlikte Sıcaklıklar Ne Zaman Artacak
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Mayıs 2026 sonu ve haziran başı için yayınladığı aylık tahmin haritaları, sıcak hava dalgasının kapıda olduğunu gösteriyor. Haftalık tahminlere göre, sıcaklıklar 1 Haziran’dan itibaren hızla artışa geçecek. Bu durum, önümüzdeki üç ay boyunca aşırı sıcaklarla mücadele edeceğimizin ilk sinyallerini veriyor.
Uzmanlardan Ekstrem Sıcaklık Uyarısı Geldi
Yaşanacak olası ekstrem sıcaklıklar hakkında değerlendirmelerde bulunan TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir İl Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, Türkiye’de ve özellikle Ege Bölgesi’nde ısınma eğiliminin sürdüğüne dikkat çekti. Yüksel, mayıs ayından bu yana özellikle İzmir ve çevresinde sıcaklıkların mevsim normallerinin 1 ila 3 derece üzerinde seyrettiğini belirterek şu önemli uyarıyı yaptı: “Yaz aylarında da bu ısınma eğilimin devam edeceği ve sıcak hava dalgalarının yaşanacağı geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yaz da ekstrem sıcaklıkların yaşanması mümkün olabilir.”
Hava Sıcaklığı 45 Dereceyi Aşacak mı
Küresel ısınmanın etkilerinin her geçen yıl daha belirgin hale gelmesi, sıcaklık rekorlarını da beraberinde getiriyor. Ayşegül Akıncı Yüksel, önümüzdeki döneme ilişkin çarpıcı verileri paylaştı. Yüksel, “Projeksiyonlar 2026’nın sanayi öncesi dönemin 1,4 derece üzerinde bir sıcaklıkla tarihin en sıcak yıllarından biri olabileceğini gösteriyor. İzmir özelinde, geçtiğimiz yılki 44-45 derece civarları gibi ekstrem rekorların bu yıl da zorlanması veya aşılması ihtimali, yüksek basınç sistemlerinin konumuna bağlı olarak görülebileceği söylenebilir.” dedi.
İklim modellerinin kuraklık ve sıcaklık riskini artırdığını vurgulayan Yüksel, “Son yıllarda daha sık sıcak hava dalgası, daha uzun süren yüksek basınç sistemleri etkilemekte ve yapılan iklim modelleri daha sıcak ve daha kurak geçme ihtimalini arttırmaktadır.” diye konuştu.
Kısa Süreli Aşırı Yağışlar ve Erozyon Tehlikesi
Yılın ilk üç ayında, özellikle ocak ve şubat aylarında İzmir’e düşen yoğun yağışların yarattığı etkilere de değinen Yüksel, bu yağışların meteorolojik kuraklık açısından olumlu bir durum yaratsa da hidrolojik kuraklık bakımından henüz yeterli düzeyde olmadığını ifade etti. Yüksel, yaşanan bu durumun çevre üzerindeki olumsuz etkilerini ise “Kısa süreli aşırı yağışlar son yıllarda yaşanan büyük orman yangınlarının etkisiyle erozyonu artırdı.” değerlendirmesini yaptı.

