Prof. Dr. Celalettin Yavuz Güvenlik Politikaları Uzmanı, 24 Şubat 2026
Rusya’nın Ukrayna’ya “göstere göstere” saldırısının Ukrayna tarafından görülmesine rağmen, bilerek zıtlaşması sonucu çıkan savaşta 4 yıl geride kaldı. ABD’nin tüm dünyayı şaşkına çevirmede uzman Başkanı Trump’ın “Bir günde bitiririm!” dediği savaş, 13 aydır süren görevine zaman zaman Ukrayna’yı sarsacak derecede devam ediyor.
Türkiye’ye sınır ve yakın coğrafyalarda çok üzüldüğüm iki devletin insanları arasında Iraklılar ve Ukraynalılar var. Iraklılar, dünyanın en zengin petrol kaynaklarına sahip ülkelerden birinde Baas (Saddam dahil) yönetimi sırasında en az üç nesil varlık içerisinde yokluk çektiler. ABD’nin “kurtarıcı” işgal ve müdahaleleri ile bu yokluk azalmadan devam etti.
Ukrayna ise Slavlar içerisinde en zengin tahıl üretim bölgesi ile Rusya ile Avrupa arasında enerji nakil hatları üzerinde, aynı zamanda havacılık sanayii alanında da etkili bir yere sahip ülkeydi. Entelektüel birikimi ile o her şeye dudak büken Avrupalıların bile kolayca benimsediği bir milletti. Ancak ABD ve Avrupa’nın; “NATO’nun doğuya doğru genişlemesi” projesine atlayan Ukraynalı yöneticiler, önce kendilerinden ayırt edilmesi zor Rus vatandaşlarıyla ayrıştılar, ardından da bugünlere kadar gelen bir felakete yelken açtılar.
Bu Analizi Gerektiren Ukraynalı Dost’la Mesaj Trafiğinden Bilgiler
Aslında bugün Rusya-Ukrayna savaşını yazmak istemesem de, uzun yıllardır Ankara’da ikamet eden bir Ukraynalı “dost” ile 22 Şubat 2026’da gerçekleşen, Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili mesaj trafiğimiz şöyle idi:
Ukraynalı dost; “Sayın Celalettin Bey merhaba. Çok ilginç makaleler teşekkür ederim. Siz Rusya’nın Ukrayna’ya karşı saldırgan savaşı üzerine bir şey yazmak istemez miydiniz? 24 Şubat 4’ncü yıldönümü…” şeklinde bir mesaj çekti. Bunun üzerine “….. Bey, Rusya-Ukrayna savaşı Trump’ın oyuncaklarından biri haline geldi. Savaşı ancak Rusya bitirebilir. Tabii kendi istediği şekilde… Kısacası ABD, Ukrayna’yı ateşe attı.” diye cevap verdim.
Ukraynalı dost; “Teşekkür ederim. Ama bence durum daha zor. Rusya 4 yıldır süren savaşı istediği gibi bitiremedi…” şeklinde bir mesaj yazdı. Cevabım ise; “Ama en büyük sıkıntıyı Ukraynalılar çekti, en büyük zararı Ukrayna gördü… Şu an ne yazık ki Avrupa da Ukrayna’dan elini çekiyor. ABD ve İngiltere ikilisi (Polonya da dahil), Ukrayna’yı adeta ateşe attılar. Maalesef Zelenski de onlara alet oldu… Bunları bir dost olarak açıklıyorum. Maksadım sizi üzmek değil ama gördüğüm gerçek böyle…” şeklindeydi.
Ukraynalı dostun cevabı; “Maalasef buna benzer… Aynı zamanda Ukrayna meşru savunma yapıyor ve batının desteği çok önemli. AB bu sene tüm silahlanma masraflarını karşılıyor. Direnişe devam ve sonuçta adil barış dışında alternatif yok!” şeklindeydi.
Bunun üzerine “Keşke Zelenski, seçim propagandası sırasında verdiği” Minsk anlaşmalarına uyma” sözünü tutsaydı. Onun yerine ABD-İngiltere oyununa geldi… Şahsi kanaatim şöyle: Ukraynalılar, Amerikalılara ve İngilizlere göre Ruslara çok daha yakındılar… Şimdi aranıza koca bir savaş girdi… Acı, nefret ve intikam girdi…”
“Denizcilikte bir söz vardır: ‘Hiç bir kimse fırtınanın ne kadar büyük olduğuna bakmaz. Esas olan gemiyi ve yükünü salimen limana getirmektir!’ Zelenski yönetimi bunu yapamadı…” şeklinde ifadeleri içeren mesajımı yazdım.
Ukraynalı arkadaşın son sözü “Olabilir. O tarih yok artık. Ama fırtına devam ediyor ve gemide 30 milyon insan var. Limana bir yol bulmak lazım!” şeklinde olunca bu konu ele alındı.
4 Yıllık Savaşta Tarafların Tahmini Asker Kayıpları
Savaşta ölen ve yaralananların kesin sayısı hakkında güvenilir istatistiki bilgiler yoksa da, savaşın süresi, şiddeti, zaman zaman tarafların cepheye sevk ettiği askeri birlikler, ölüm ilanları, kısmi veya tam seferberlik gibi hususlara dayanarak bu konuda yaklaşık değerleri bulan çeşitli araştırmalar ve analizler mevcuttur.
Ocak 2026 sonlarında yayınlanan Washington merkezli ABD’li düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS)’nin raporunda “Yıpratma savaşı” ile ilerlemeye çalışan Rusya’nın ağır bedeller ödediğini, savaşın başından itibaren cephedeki personel kaybının 1.2 milyon, ölü sayısının da 325 bin civarında olduğu ileri sürüldü. BBC’nin bu konudaki çalışmasına göre Rusya’nın ölen asker sayısı 243.000-352.000 arasındadır. Reuters haber ajansının çalışmasına göre savaşta ölen Rus askeri sayısı 275-325 bin arasınadır.
CSIS’ye göre Ukrayna’nın ölü-yaralı-kayıp sayısı 500-600 bin arasında, can kaybı da 100-140 bin arasında tahmin edilmektedir. BBC’ye göre ölen Ukraynalı asker sayısı 140 bin, Reuters haber ajansına göre ise 100-140 bin arasındadır.
Savaşta Tarafların Ekonomi Ağırlıklı Diğer Kayıpları
İki ülkenin ekonomi ağırlıklı kayıpları özetle şöyledir:
Ukrayna’nın Kayıpları: 4 yıllık savaşın sonunda çoğu yurt dışına olmak üzere Ukrayna’da 14 milyon insan yerinden edildi. Çoğu çocuk ve genç Ukraynalılar Almanya ve Polonya ağırlıklı ülkelerin vatandaşlığına geçtiler ve o ülkelerin kültürleriyle yetişiyorlar. Yani geleceklerinde Ukrayna yok gibi…
Ukrayna altyapısının tekrar ayağa kalkabilmesi için Dünya Bankası’nın araştırmasına göre Şubat 2025’te 524 milyar doların üzerinde kaynağa ihtiyaç vardır. Bir yıl sonra bunun 550-600 milyar doları bulduğu tahmin edilmektedir.

Rusya’nın 2014’te ilhak ettiği Kırım bir tarafa bırakılacak olursa 4 yıllık savaşta Ukrayna’nın 75 bin km2’lik bölümünü ele geçirdi. Rus birlikleri Ukrayna’nın yaklaşık %20’sini kontrol ediyor ve yavaş da olsa ilerleyişini sürdürüyor.
Rus işgalindeki bölgeler Ukrayna’nın önemli sanayi-teknoloji bölgesi ve tahıl ambarı gibiydi. Üstelik Rusya Federasyonu Anayasası’na kaydettiği bu bölgeleri barış görüşmelerinde masaya getiriyor ve taviz vermeye de yanaşmıyor.
Ukrayna, Trump’ın başkanlığı ile ABD’nin savaş sırasında yapmış olduğu 106 milyar civarındaki silah-istihbarat-mühimmat yardımı karşılığında 500 milyar dolara yakın “nadir toprak elementleri”nin işletme hakkını vermeyi de kabul etti.
Rusya’nın Kayıpları: Savaştan önce Avrupa’nın doğalgaz ihtiyacının %45’e yakınını karşılayan Rusya’nın payı bugün %5’ler seviyesine düştü. Maliyeti büyük ölçüde Rus şirketleri tarafından karşılanan boru hatları atıl hale geldi. Petrol satışı ise hemen hemen sona erdi.
Rusya’nın savunma bütçesi 2021’de 66 milyar dolar iken, 2025’te 135 milyar dolara çıkmış. Şayet bu yıl barış gelmezse bunun 170 milyar dolara kadar çıkacağı tahmin ediliyor. Burada akla Rusya’nın “Ulusal Refah Fonu” akla gelebilir. Ancak 2022’de 113 milyar dolar olan bu miktarın gelinen günde büyük ölçüde erimiş olması kuvvetle muhtemeldir.
ABD ve AB’nin ağır yaptırımlarına uğradığı gibi G-8 ülkelerinden de çıkartıldı. Avrupa bankalarında bulunan 200 milyar doları aşan kaynakları dondurulurken, olası bir barışta bunun Ukrayna’ya “savaş tazminatı” olarak ödenmesi riski de var.
Ukrayna saldırısı üzerine Sovyet coğrafyasında kurulan yeni devletler Rusya’ya karşı daha büyük kuşkuyla bakmaya başladılar.
Öte yandan Rusya’nın, Ukrayna savaşıyla oyalanması sebebiyle bölgesel ve küresel gelişmelerdeki “lider ülke” rolünün aşındığı da bir gerçektir. Bunu Kafkasya’da, Suriye’de, Libya’da, İsrail-Filistin olayında, İran’la ilgili gelişmelerde, ABD’nin Venezuela operasyonunda açıkça görmek mümkündür.
Daha önce tarafsız olan İsveç ve Finlandiya’nın ittifak üyeliğiyle NATO ile doğrudan sınır komşusu oldu.
Avrupa ülkeleri, daha önceki dönemin aksine Rusya’yı ciddi bir tehdit gibi görerek, Avrupa güvenlik mimarisini bu tehdit üzerine kurma çalışmalarına başladı. NATO üyeleri savunma harcamalarını GSYİH’nın %5 ve üzerine çıkartma taahhüdünde bulundu. Rusya da karşısında ciddi bir Avrupa tehdidi ile yüz yüze kalmaya başladı.
Rusya’nın Savaşı Lehine Çeviren Faaliyetleri
Cephedeki Rus askeri kayıplarının azaltılması maksadıyla daha düşük maaşlarla yabancı askerler kullanılarak, büyük ölçüde Rus halkının tepkisinin önüne geçildi.
4 yıldır süren savaş ve ağır yaptırımlar sebebiyle enflasyon yüksek olsa da, halkın şikayetinin ayyuka çıkması Rezerv Fon ve altın rezervleri ile hafifletildi. Öyle ki 2021’de 1 dolar 73.6 ruble iken, gelinen günde 77 rublenin az üzerine çıktı. Bir mukayese yapmak gerekirse savaşın çıktığı 24 Şubat 2021’de Türkiye’deki ABD doları kuru, satış değeri üzerinden 7.0380 TL idi.
Rusya, ABD ve Avrupa ülkelerinin doğalgaz ve petrol şirketlerine uyguladığı yaptırımları, bu ürünleri her ne kadar daha düşük değerde satmış olsa da, artan ölçüde Çin ve Hindistan ağırlıklı olarak diğer ülkelere ihraç ederek karşılamayı büyük ölçüde başardı.
ABD ve Avrupa’nın yaptırım ve baskıları karşısında bazılarının içinde Çin ve İran gibi ABD karşıtı ülkelerin de bulunduğu Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi örgütlerle daha sıkı ilişkiler geliştirdi. Özellikle İHA/SİHA ihtiyacını Kuzey Kore ve İran gibi ülkelerle imzaladığı anlaşmalarla tedarik yoluna gitti.
Tüm bu faaliyetler ile ekonomi, askeri, insan ve teknolojideki üstünlüğünün desteklediği milli gücünün Ukrayna’dan daha üstün olması sayesinde Rusya, Ukrayna’nın aksine savaşın olumsuz gelişmelerini büyük ölçüde izole edebilmeyi başardı.
Diğer Ülkelerin Kayıpları: Kaybedenler hanesine başta Almanya olmak üzere AB ülkeleri de eklenebilir. Almanya, daha önce “tehdit” görülmeyen Rusya’dan Kuzey Akım sayesinde uygun fiyatta doğalgaz alırken, gelinen günde ABD’den çok daha pahalı LNG satın almak mecburiyetinde kaldı. Ukrayna’ya bugüne kadar 180 milyar avro civarında silah/mühimmat yardımı yapmak mecburiyetinde kaldılar.
Türkiye dahil Karadeniz sahidarı ülkeler ile Baltık Ülkeleri olası Rus tehdidine karşı savunma harcamalarını arttırmak mecburiyetinde kaldılar.
Tahıla büyük ölçüde bağımlı Afrika ülkeleri, Bengladeş, Mısır ve Türkiye gibi ülkeler, savaş sebebiyle artan hububata daha büyük harcama yapmak mecburiyetinde kaldılar.
Sonuç
Savaşlar genellikle seçilmiş yöneticilerin veya diktatörlerin “askeri uzman olduklarını” zannettikleri “kibirlilik” üzerine çıkar. Ne yazık ki sahnelerin “güldürü ustası” Zelenski de bu seçilmişlerin kibirliliğine kapılan “kahramanlık” heveslisi, ancak Ukrayna’ya en büyük acıları tattıran biri olarak hatırlanacaktır.
Trump’ın Özel Temsilcisi Witkoff tarafından yürütülen barış görüşmelerinin sonucu henüz netleşmedi. Zira barışın önünde ciddi engeller var. Rus tarafı Kırım da dahil işgal ettikleri topraklardan vazgeçmez iken, Ukrayna da bu toprakları vermeye yanaşmıyor. Keza Rusya, kabul edilmesi güç ancak adeta Ukrayna’yı cezalandırmak isteyen bir şekilde “NATO üyeliği yanında Ukrayna’nın silahsızlaştırılması, Batılı askerlere ev sahipliğini red, Rus dilinin kullanılması, Rus Ortodoks Kilisesi’nin statüsü” gibi hususlarda da ısrarlı.
Öte yandan Avrupa’nın önde gelen ülkeleri de Rusya’nın barış masasından bir “zafer”le kalkmasını prestij ve gelecekteki tehdit riski açısından Kabul etmiyor. Velhasıl olası barış gene Trump’ın iki dudağı arasına ve tabii Rus Lider Putin’in satranç ustalığından feragatine bağlı gibi.


YORUMLAR