WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,8400 -0.04%
EURO 35,6658 -0.07%
ALTIN 2.558,710,55
BITCOIN 2173036-0,59%
‘Ajan Yasası’

‘Ajan Yasası’

4 Haziran 2024 15:21
‘Ajan Yasası’
0

BEĞENDİM

Bercan TUTAR – 04 Haziran 2024

 

Batı ile arasına mesafe koyamayan ve ulusal çıkarlarını savunamayan ülkeler Ukrayna gibi dağılmaya mahkumdur.

 

ABD ve müttefikleri sadece Ukrayna ve Gazze’de değil Kaledonya, Nijer ve Gürcistan gibi ülkelerdeki gelişmelerden görüldüğü kadarıyla Afrika, Kafkasya, Latin Amerika, Orta Asya, Asya Pasifik ve Okyanusya gibi dünyanın dört bir yanında bir hegemonik erozyon ve çöküş süreci yaşıyor.

Bu ülkelerden Gürcistan sembolik ve stratejik bakımdan ayrı bir öneme sahip. Çünkü 2008’deki Gürcistan-Rusya savaşı ABD’nin 1991’den sonraki tek süper güç pozisyonuna indirilen ilk darbe oldu. Rusya’nın Abhazya ve Osetya’yı Gürcistan’dan koparması karşısında hiçbir şey yapamayan ABD’nin Yeni Roma imajı küresel çapta ağır bir darbe aldı. En büyük kaybeden ise ABD’ye güvenip Rusya’ya kafa tutan Gürcistan oldu.

2008’den sonra ABD ve müttefiklerinin gerileme süreci başladı. Bu çöküşe daha çok Avrupa ve ABD’yi sarsan 2008’deki küresel finans krizi de büyük katkı yaptı.

Gürcistan savaşından 16 yıl sonra geldiğimiz aşamada işler ABD ve müttefikleri için hiç de iyi gitmiyor. Terör ile savaşı kaybettiler. Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Libya ve Karabağ’da hezimete uğradılar. Çin’in yükselişini engelleyemediler. Türkiye’ye yönelik 2013’teki Gezi kalkışmasından sonra devreye soktukları bütün sinsi planlar 15 Temmuz 2016’daki darbe ve işgal girişiminin başarısızlığından sonra tamamen akamete uğradı.

Şimdi dünya çok kutuplu bir evreye giriyor. Başını Rusya, Çin ve Türkiye gibi aktörlerin çektiği yeni evrenler kuruluyor. Bu bağlamda Gürcistan örneği tarihi bir jeo-politik laboratuvar niteliğinde. ABD’nin Rusya’ya karşı Kafkasya’da koçbaşı olarak sahaya sürdüğü Ermenistan ve Gürcistan gibi ülkeler artık gerçeği gördü. Her iki ülke de yaptıkları manevralarla tamamen Ukrayna olmaktan son anda kurtuldu.

Çünkü her açıdan ABD’ye bağlı ve bağımlı olan ülkelerin kaderi Ukrayna örneğinden de görüldüğü üzere parçalanmak, yok olmak ve kitleler halinde ölüme sürüklenmektir.

Gürcistan bu emperyal planın taşeronu olmanın bedelini Abhazya ve Osetya’yı kaybederek ödedi. Ülkenin geri kalanını kurtarmak için ise Gürcü elitler çareyi ABD’ye karşı siyasi savunma mekanizmalarını güçlendirmekte buldu. Bugün Rusya yanlısı bir parti iktidarda. Adı da Gürcü Rüyası. Yani halk da ABD’nin oyunlarını gördüğü için artık Batı yanlısı partilere oy vermiyor.

Gürcü Rüyası Partisi ilk iş olarak Batı’nın ülkesindeki en büyük ve en etkili kontrol mekanizması durumundaki yabancı destekli STK ve vakıflara yönelik bir yasa tasarısı hazırlamak oldu.

Kamuoyunda “yabancı ajan” diye bilinen “Yabancı Etkinin Şeffaflığı Hakkında” adlı yasa tasarısı Nisan ayında meclise sunuldu. Ancak Batı yanlısı cumhurbaşkanı yasayı imzalamadı. Batı yanlısı muhalefet ve STK’lar ise Nisan ayından bu yana başkent Tiflis’te gösterilerini sürdürüyor.

Birkaç haftadır, Gürcü muhalif güçler tarafından düzenlenen protestolar Tiflis’te şiddetlense de Gürcistan hükümeti Batı’nın gizli silahını etkisiz hale getirmekte kararlı görünüyor. Nitekim Fransa’da doğup büyüyen Cumhurbaşkanı Salome Zurabishvili 18 Mayıs’ta kabul edilen “Yabancı Etkinin Şeffaflığı Hakkında” yasasını veto etti. Ancak tekrar meclise sunulan yasa Gürcistan Parlamentosu başkanı Shalva Papuashvili’nin tarafından imzalandıktan sonra bu Pazartesi’den (3 Haziran 2024) itibaren yürürlüğe girdi.

Muhalefet, yasayı Rusya’nın ayrı yabancı ajan yasasının bir benzeri olarak nitelendiriyor, ancak aslında Gürcistan’ın yeni gerçekliğinin Moskova ile hiçbir ilgisi yok.

Yeni yasaya göre, Gürcistan’da yıllık gelirlerinin yüzde 20’sinden fazlasını yurt dışından elde eden veya “yabancı bir gücün çıkarlarını gözeten” tüm kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve kitle iletişim araçlarının kayıt altına alınması hedefleniyor. Bu süreç, bir beyan formu doldurmayı ve kuruluşun gelirini belirtmeyi içerecek. Beyannameyi kayıt altına almayan ve sunmayanlar 25.000 Lari (yaklaşık 9.000 $) para cezası ödeyecek. Yasayla, Gürcistan Adalet Bakanlığı’na ayrıca yabancı ajanları tanımlamak için kişisel verileri ve gizli bilgileri elde etme hakkı da sağlanıyor.

Gürcü yasa koyucular, yasayı ABD Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) üzerine modellediler. Ancak, yasanın Gürcü versiyonu çok daha liberal. Sadece ihlal edenlerin para cezasına çarptırılacağını, ancak FARA’da olduğu gibi beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılmayacağını öngörüyor.

Hâsılı kelam Gürcistan’ın jeopolitik vektörünü kendi egemenlik haklarını korumaya ve Rusya lehine değiştirmesi yalnızca Batı’nın siyasi ve ekonomik desteğini kaybetme ihtimalini değil aynı zamanda Batı yatırımlarına maruz kalma riskini de artırdı.

Nitekim ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken yasanın geçmesi halinde Gürcü siyasileri ve diplomatları yaptırım listesine almakla tehdit etti. ABD Kongresi de Tiflis’e siyasi rüşvet teklifinde bulundu. Kongre üyeleri, Tiflis’in ‘ajan yasası’nı iptal etmesi halinde Washington’un Gürcistan’la vize serbestisi, serbest ticaret anlaşması ve kapsamlı bir savunma paketini öngören bir yasa tasarısı hazırlayacaklarını açıkladı. Ancak Tiflis hükümeti bu rüşvete prim tanımadan yasayı geçirdi. Batı medyası da daha şimdiden Gürcü Rüyası hükümetinin, Çin yatırımlarını ve Rus oligarklarının “kirli parasını” Batı yatırımlarına alternatif olarak gördüğü propagandasına başladı.

Çünkü Gürcü Rüyası Partisi çok güçlü. Aslında, parlamento yakında Zourabichvili’yi görevden alabilir. Hem ülkenin yasaları hem de Gürcü Rüyası partisinin parlamentodaki çoğunluğu bunu mümkün kılıyor.

Batı, Rusya’ya yönelik pragmatik politikası ve Gürcistan’ın Moskova ile diyaloğu sürdürme istekliliği nedeniyle mevcut Gürcü liderliğine karşı kin besliyor. Tiflis, Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova’ya yaptırım uygulamadı ve Rusya ile ticari ve ekonomik bağların genişletilmesi lehine konuşuyor. Gürcistan Batı ile arasına mesafe koyarken Rusya arasında vizesiz seyahat dönemi ve doğrudan uçuşlar yeniden başlıyor.

Gürcistan’ın tutumu umarız diğer ülkelere de örnek olur. Çünkü Batı ile arasına mesafe koymayan ülkeler Ukrayna gibi dağılmaya ve parçalanmaya mahkumdur.

Bercan Tutar

1970'de Ağrı/Eleşkirt'in Yenigün köyünde dünyaya geldi. Adıyaman'da başladığı ilk ve orta öğrenimini Çanakkale İmam Hatip Lisesi’nde noktaladı. ODTÜ'de bir yıl okudu. Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkileri Bölümü’nü bitirdi. Metin yazarlığı ve danışmanlık firmalarında eğitmenlik yaptı.Gazeteciliğe 2003’te Yeni Şafak’ta başladı. Turkey Newsweek ve Sabah Gazetesi’nde (2007-2012) çalıştı. 2012’de Yeni Şafak’a geri döndü. Tutar, 2016 yılından itibaren Sabah Gazetesinde Köşe Yazarı ve Dış Haberler Müdürü olarak görev yapıyor. İki çeviri kitabı olan Bercan Tutar’ın 2014’te ABD'nin İslam dünyasına yönelik siyasetini ve 21. yüzyılın jeo-stratejilerini ele aldığı "Kader Karanlık Değildir" isimli çalışması bulunuyor.

    En az 10 karakter gerekli
    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.