Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki diplomatik temaslar kritik bir eşikte seyrederken Washington’dan gelen son dakika haberi gündeme bomba gibi düştü. The Wall Street Journal’ın ulaştığı bilgilere göre Pentagon, bölgedeki askeri gücünü tahkim etmek amacıyla Orta Doğu’ya tam 10 bin ek asker göndermeyi ciddi şekilde değerlendiriyor.
Dünya kamuoyu İran ile yürütülen müzakerelerden çıkacak sonuca kilitlenmişken, ABD cephesinden gelen askeri hareketlilik sinyalleri bölgedeki tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Prestijli yayın organlarından The Wall Street Journal tarafından paylaşılan bilgiler, Washington’un diplomatik süreç devam ederken askeri seçenekleri de masada tuttuğunu kanıtlar nitelikte. Habere göre ABD Savunma Bakanlığı, bölgedeki stratejik varlığını güçlendirmek adına kapsamlı bir sevkiyat planı üzerinde çalışıyor.
Pentagon’un masasındaki 10 bin asker planı neyi hedefliyor
ABD yönetiminin değerlendirme aşamasında olduğu belirtilen bu plan, 10 bin askerin Orta Doğu’nun farklı noktalarına konuşlandırılmasını öngörüyor. Söz konusu planın sadece bir savunma önlemi mi olduğu yoksa bölgedeki rakiplerine karşı net bir güç gösterisi mi olduğu tartışma konusu haline geldi. Askeri kaynaklar, bu sevkiyatın bölgedeki Amerikan varlıklarını korumak ve olası tehditlere karşı caydırıcılık oluşturmak amacıyla gündeme getirildiğini ifade ediyor. Ancak bu boyutta bir birliğin bölgeye gönderilmesi, sahadaki askeri dengelerin tamamen değişmesi anlamına gelebilir.
İran müzakereleri sürerken askeri sevkiyat gerilimi tırmandırır mı
Gelişmenin en dikkat çekici noktası ise zamanlaması olarak öne çıkıyor. Bir yandan İran ile diplomatik kanallar açık tutulmaya çalışılırken ve müzakereler sürerken, diğer yandan devasa bir askeri gücün bölgeye kaydırılma ihtimali soru işaretlerini artırıyor. Uzmanlar, Pentagon’un bu hamlesinin müzakere masasında Washington’un elini güçlendirebilecek bir koz olarak kullanılabileceğini belirtiyor. Henüz resmi bir onay süreci tamamlanmamış olsa da, The Wall Street Journal’ın haberi bölgedeki tüm aktörlerin savunma stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oldu.
