Başınız ağrımadığı halde tansiyonunuzun normal olduğunu düşünerek büyük bir risk mi alıyorsunuz? Uzmanlar, 13,5 / 8,5 değerine dikkat çekerek kalp krizinden böbrek yetmezliğine kadar giden sinsi sürece karşı hayati uyarılarda bulunuyor.
Toplumda genel bir kanı olarak kabul edilen baş ağrısı belirtisi, aslında yüksek tansiyonun her zaman habercisi olmayabiliyor. Pek çok kişi, vücudunda herhangi bir ağrı hissetmediği sürece tansiyon değerlerinin normal seyrettiğini varsayıyor. Ancak uzman hekimler, bu sessiz ilerleyişin organlarda kalıcı hasarlara yol açabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Belirti vermeyen yüksek tansiyon, vücut içerisinde fark edilmeden büyük bir yıkıma neden olabiliyor.
Kritik eşik neden 13,5 ve 8,5 olarak belirlendi
Tansiyon ölçümlerinde görülen rakamlar, damarlarınızın ve kalbinizin üzerindeki yükü doğrudan temsil eder. Uzmanlar, özellikle 13,5 / 8,5 değerinin üzerindeki ölçümlerin kırmızı alarm niteliği taşıdığını belirtiyor. Bu sınır aşıldığında, damar çeperlerindeki baskı artarak hayati organların beslenmesini bozmaya başlıyor. Eğer ölçümleriniz sürekli olarak bu rakamların üzerinde seyrediyorsa, hiçbir şikayetiniz olmasa bile tıbbi bir destek almanız büyük önem taşıyor.
İlaç korkusu sağlığınızın önüne mi geçiyor
Yüksek tansiyon tanısı konulan hastaların en büyük çekincelerinden biri de ömür boyu ilaç kullanma zorunluluğu oluyor. Ancak uzmanlar bu noktada çok net bir ifadeyle hastaları uyarıyor. Tedavi sürecinden kaçmanın bedelinin çok daha ağır olabileceğini hatırlatan doktorlar “İlaç kullanmaktan değil, tedavisiz kalmaktan korkun!” diyerek durumun ciddiyetini vurguluyor. İlaçlar tansiyonu dengede tutarak damar yapısını korurken, kontrol altına alınmayan tansiyon doğrudan organ kaybına yol açabiliyor.
Kalp krizinden böbrek yetmezliğine giden sinsi yol
Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, sadece bir damar sorunu değil, tüm sistemin iflas etmesine yol açabilecek bir süreçtir. Kan basıncının yüksek seyretmesi zamanla kalp kasının yorulmasına, damarların sertleşmesine ve böbreklerin süzme işlevini yitirmesine neden olur. Kalp krizi ve inme gibi ani gelişen hayati risklerin yanı sıra, kronik böbrek yetmezliği gibi yaşam kalitesini tamamen bitiren tablolarla karşılaşmamak için tansiyon takibi hayati bir zorunluluktur. Kalıcı hasar oluşmadan önce değerlerinizi kontrol altına almak, gelecekteki yaşam sağlığınızı korumanın en temel formülüdür.

