Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı – Mehmet Uslu – 19 Şubat 2026
Öne Çıkan Lider Diplomasisi
Türkiye’de Geçmiş dönem siyasi hükümetlerinden tamamen farklı ve daha aktif bir strateji ve politika izlenmekte. Bu durumu “Reaktiften Proaktife” geçiş olarak nitelendirebiliriz. Lider diplomasisinin ikinci dünya savaşı sonrası en etkin olduğu günümüze baktığımızda ABD’de Donald Trump, Rusya’da Vladimir Putin, Çin’de Şİ Cimping ve Türkiye de Recep Tayyip Erdoğan.
Türkiye’nin Kilit Müdahalesi
Dünya’nın farklı noktalarında süren çatışmalar ve savaşların son bulması adına etkin girişimlerini sürdüren Türkiye diplomaside yumuşak ve sert gücünü stratejik hamleleri ile en doğru anlarda atmış ve atmaya devam etmektedir. Ermenistan – Azerbaycan arasında 30 yıldan fazladır çözümsüz kalan Dağlık Karabağ işgalinin sonlanmasında kritik rol oynayan Türkiye iki ülke arasında savaşın son bulması diyalog sürecini daha aktif hale gelmesi ilişkilerin ve ticaretin artmasını sağlamıştır.
Bölünmüşlük, Çatışmalar, Sömürü
Yüzyıllar boyunca Avrupalı devletler başta olmak üzere birçok ülke tarafından işgal ve sömürge haline getirilen Afrika’nın elinden Türkiye tutmuştur. Libya, Sudan, Etiyopya, Somali başta olma üzere açlığın sefaletin salgın hastalıkların terörün son bulması adına tarihte olduğu üzere her zaman doğru duruşunu sergilemeye devam etmektedir. Gazze’de yaşanmaya devam eden Soykırım, Irak ve Suriye’de yıllardır süren bölünmüşlük, çatışmalar, sömürü…
Ambargolardan Liderliğe
Birçok alanda ambargolara maruz kalan Türkiye krizi fırsata çevirmeyi başararak yerli ve milli teknoloji hamlesini başlatmış muadillerinden çok üstün ürünler üreterek rüştünü ispat etmiştir. Savunma sanayisinde yerlilik oranları %80’lerin üzerine çıkarak dünyada bu oranları yakalayabilen sadece birkaç ülke bulunmaktadır. Savunma sanayisinde gelinen nokta ve Türk askerinin üstün başarıları ve kabiliyetleri ile birleşince rüştünü kanıtlayan stratejik operasyonlarla Türkiye oyun içerisinde oyuncu olmaktan oyun kurucu bir aktör haline gelmiştir.
Globale Yayılan Etkin Diplomasi
Etkin diplomasinin işlemeyebilmesi güçten doğmakta ve güçle beslenmektedir. Savunma sanayisindeki güç, siyasi istikrar, ekonomik hazırlıklar eşliğinde güçlü liderlik ile dış politikada kurulan planları bozarak başta bölgesel olmak üzere dünyanın farklı noktalarında kritik adımlar atan Türkiye son günlerde Afrika kıtasında Somali, Etiyopya, Sudan, Mısır ve Libya eksenli girişimlerine hız vermiş durumda.
İsrail’in Birer Birer Bozulan Hamleleri
İsrail’in illegal oluşumlar oluşturma ve kendi çıkarına kullanma stratejisi Somaliland örneğinde karşımıza çıkmış durumda. Arap Yarımadasının neredeyse tamamını savaş alanına dönüştüren İsrail’in amacı çevre ülkelerin devlet sistemlerinin çökmesi ulusal bütünlüklerinin ortadan kalması amaçlanmakta. Bunun benzeri stratejik bir diğer kanadı Afrika da gerçekleştirilmek istenmekte. Tabloyu ve planları çok iyi gören Türkiye başta İsrail ve ABD’nin yapmış olduğu terör örgütleri vb örgütler kurmaktan ziyade bu coğrafyada yaşayan toplumlarla gönül bağı kurarak hastalıklara, açlığa, teröre son vermek adına girişimlerde ve operasyonlarda bulunmaktadır.
Güzelleştiren Türk’ün Eli
Bu güzel adımlar meyvesini vermeye başlamıştır. Yukarıda belirtmiş olduğum ülkelerde terör örgütleri yerli ve milli imkânlarla üretilen başta İHA/SİHA’lar ile terör mensuplarına operasyonlar düzenleyerek geçmişte yaşanan katliamların önüne geçilmeye başlanmıştır. Somali ile yapılan güvenlik, ticaret, doğal kaynaklar başta olmak üzere anlaşmalar ile Türkiye Somali açıklarında derin sondaj faaliyetlerinde bulunacaktır. İsrail’in olası adımlarına karşın Somali ordusunu daha da güçlendiren Türkiye havada karada ve denizde askeri ve sivil personeli ile etkin görev yapmaktadır.
Tüm bunlar şer ortaklıklarının planlarını bozarken tüm dünyaya herkes için Türkiye’nin en doğru müttefik dost ve ortak olduğunu kanıtlamıştır. Siyasi istikrar, ekonomik hazırlık, savunma sanayi başta olmak üzere her alanda günün ve geleceğin teknolojisine sahip olma, yetkin personel, stratejik hamleler. Türkiye diplomatik ataklarını sürdürmeli açık alan ve temassız bölge bırakılmamalıdır. Türk’ün elinin değdiği topraklarda güllerin açma vakti gelmiştir.
