Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

27 Şubat tarihinde İmralı’dan hangi kritik mesaj gelecek ve yeni dönemde neler yaşanacak

Türkiye’nin pürdikkat kesildiği Terörsüz Türkiye sürecinde 27 Şubat tarihi yeni

Türkiye’nin pürdikkat kesildiği Terörsüz Türkiye sürecinde 27 Şubat tarihi yeni bir dönüm noktası olmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz yıl yapılan tarihi silah bırakma çağrısının yıl dönümünde İmralı’dan gelecek yeni mesajın içeriği netleşirken, “ilk aşama bitti, ikinci aşama başladı” vurgusunun tüm siyasi dengeleri nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.

Edinilen bilgilere göre, 27 Şubat’ta İmralı’dan yeni bir çağrı gelmesi bekleniyor. Geçtiğimiz yıl terör örgütüne yönelik yapılan silah bırakma ve fesih çağrısının yıl dönümüne denk gelen bu tarihte, sürecin evrildiği yeni boyut ilan edilecek. İmralı’nın bu kritik günde “İlk aşama bitti, ikinci aşama başladı” mesajını vermesi öngörülüyor. DEM Parti İmralı heyeti tarafından kamuoyuna duyurulacak olan bu mesajla birlikte, Abdullah Öcalan’ın siyaset zemininin güçlendiğine dair vurgu yapacağı belirtiliyor.

İmralı’dan gelecek tarihi mesajın içeriğinde neler var

Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti, adadaki temaslarının ardından tarihi bir açıklamada bulunmuştu. Öcalan o dönemde terör örgütü PKK’ya kongreyi toplayıp kendini feshetme çağrısı yaparak, “Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.” demişti. Bu yıl gelecek yeni mesajın, bu iradenin ikinci aşamaya geçtiğini tescillemesi bekleniyor.

Ankara kulislerinde konuşulan KOD yasa hazırlığı nedir

Sürecin hukuki altyapısını oluşturmak amacıyla AK Parti ve MHP kurmayları arasında yoğun bir mesai yürütülüyor. PKK’lıların entegrasyonu ve eve dönüşleri için müstakil ve geçici bir kanun teklifi üzerinde çalışıldığı öğrenildi. NTV’nin ulaştığı bilgilere göre, kurmaylar bu düzenlemeyi KOD kanun olarak nitelendiriyor. Hazırlanan taslakta PKK’lılar; silah kullanmış veya kullanmamış şeklinde tek tek tarif edilecek. Suçun biçimi, ağırlığı ve etkisi gibi kriterlerin tanımlanacağı düzenlemede, eve dönüşler için hafif suçlardan ağır suçlara doğru kademeli bir yol haritası izlenecek. Yetkililer, düzenlemede kesinlikle genel bir tarif olmayacağının altını çiziyor.

Umut hakkı ve ceza infaz düzenlemesinde hangi değişiklikler yapılacak

Yeni yasal paket kapsamında ceza infaz düzenlemesinde de kritik değişiklikler planlanıyor. Suç ayrımı gözetmeksizin uygulanan “Koşullu Salı vermeden yararlanamaz” ifadesinin kaldırılması gündemde. Bu adım, özellikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahkumların umut hakkından faydalanabilmesinin önünü açacak bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu yasal hazırlıklar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı “Terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın.” çağrısıyla başlayan sürecin devamı niteliğini taşıyor.

Terörsüz Türkiye yolunda bugüne kadar neler yaşandı

Süreç, Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısının ardından hız kazandı. 26 Kasım 2024’te DEM Parti’nin Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvuru, 27 Aralık’ta Bakan Yılmaz Tunç tarafından olumlu yanıtlandı. DEM Parti heyeti, İmralı’da ilk görüşmesini 28 Aralık Cumartesi, ikincisini ise 22 Ocak Çarşamba günü gerçekleştirdi. Bu temasların ardından örgütün fesih ve silah bırakma kararları birbirini izledi. 12 Mayıs’ta örgütün fesih kararı alması ve 11 Temmuz’da Süleymaniye’de silahların imha edilmesiyle süreç somut bir aşamaya geldi. Son olarak Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ve 47 evet oyuyla kabul edilen rapor, sürecin yol haritasını netleştirdi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, hazırlanan raporun bir af mahiyetinde olmadığını belirterek sürecin hukuki sınırlarını çizmişti.