Kahramanmaraş’ta yoğun bakım ünitesinde korumasız bir bebeğe dakikalarca şiddet uygulayarak hayatını karartan hemşire Hazel D.B. hakim karşısına çıktı. “Mesleğimi en iyi şekilde yapıyordum” diyerek kendini savunan sanığın ifadeleri ve davanın seyrindeki şoke eden detaylar duyanları hayrete düşürdü.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi’nde beş yıl önce meydana gelen ve kan donduran şiddet olayının yargı süreci devam ediyor. Henüz 5 günlükken kuvözde tedavi gördüğü sırada hemşire Hazel D.B. tarafından 14 dakika boyunca darp edilen Deniz Esin bebeğin, bu saldırı sonucunda bacağı kırılmış ve hem bedensel hem de zihinsel engelli kalmıştı. Tutuklu yargılanan sanık hemşire, SEGBİS sistemi üzerinden katıldığı duruşmada yaptığı savunmayla tepkilerin odağı oldu.
Skandal savunma bir anlık refleks miydi
Mahkeme heyeti karşısında kendisini savunan Hazel D.B., yaşanan korkunç süreci bir hata değil, refleks olarak nitelendirdi. Bebeğe bilinçli olarak zarar vermediğini iddia eden sanık hemşire, “Hiçbir şekilde zarar vermek amaçlı yapmadım. Mesleğimi en iyi şekilde yapıyordum.” ifadelerini kullanarak herkesi şaşkına çevirdi. Pişman olduğunu dile getiren sanık, kendi çocuğunun olduğunu belirterek, “Bana ihtiyacı var. Çok pişmanım uyguladığım hareketten dolayı.” diyerek tahliyesini talep etti.
Aile gerçeği 3 yıl sonra gelen mesajla nasıl öğrendi
Olayın en sarsıcı noktalarından biri ise mağdur ailenin durumu yıllar sonra öğrenmiş olmasıydı. Deniz Esin bebek 3 yaşına geldiğinde, e-Devlet üzerinden gelen bir dava bildirim mesajıyla sarsılan Bozoklar ailesi, kızlarının engelli kalma sebebinin bir kaza değil, hemşire şiddeti olduğunu bu şekilde öğrendi. İlk etapta bebeklerinin kilosunun düşük olması sebebiyle bu sorunları yaşadığını sanan aile, kamera kayıtlarının ortaya çıkmasıyla büyük bir şok yaşadı. Kasten yaralama suçundan 3 yıla kadar hapsi istenen hemşirenin, Afyonkarahisar’da teslim olduktan sonra cezaevine gönderildiği biliniyor.
Mahkemeden tutukluluk halinin devamı kararı çıktı
Duruşmada sanık avukatı Mustafa Çakrak, bebeğin anne karnındayken Down sendromu teşhisi aldığını öne sürerek müvekkilinin tahliyesini istedi. Ancak davacı vekili Sait Bolat bu iddiaları kesin bir dille reddederek, “Müvekkilimizin böyle bir hastalığı yoktur. Bahsedilen raporu kabul etmemiz mümkün değildir. Tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz.” dedi. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporun her iki tarafça da kabul edilmediği davada mahkeme başkanı, sanığın tutukluluk halinin devamına ve eksiklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı 1 Nisan tarihine erteledi.
