Adalet Bakanı Akın Gürlek’in şahsi mal varlığı bilgilerine yönelik yetkisiz sorgulama yapan tapu memuru yakayı ele verdi. Gözaltına alınan teknikerin itirafları ve olayın perde arkasındaki gizemli isimlerin ortaya çıkması, siyaset gündemini sarsan “tapu sızıntısı” krizinde yeni bir perde araladı.
Antalya’nın Kaş ilçesinde hareketli saatler yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tapu bilgilerini sistem üzerinden yetkisiz bir şekilde sorguladığı tespit edilen ve daha önce açığa alınan tapu teknikeri D.A., Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Bakan Gürlek’in kişisel verilerine yönelik bu yasadışı müdahale, yargı ve emniyet birimlerini alarma geçirdi.
İtiraf geldi: “Beni kullandığını sonradan anladım”
Gözaltına alınan şüpheli D.A., jandarmadaki sorgusunda suçunu kabul ederek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sorgulama işlemini kendi isteğiyle değil, bir başkasının yönlendirmesiyle yaptığını savunan şüpheli, “Ayşegül” isimli bir şahsın ısrarları üzerine Bakan Gürlek’e ait kayıtları incelediğini itiraf etti. Yapılan sorgulama sonucunda Bakan Gürlek’e ait 4 adet tapu kaydına ulaştığını belirten D.A., elde ettiği bu gizli bilgileri anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden paylaştığını dile getirdi.
Pişman olduğunu ifade eden ve “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanmak istediğini belirten şüpheli teknikeri ifadesinde, “Böyle bir suça bilerek karışmadım. Beni kullandığını sonradan anladım.” şeklinde konuştu. Soruşturma dosyasındaki detaylara göre, söz konusu yetkisiz sorgulamaların tek bir seferde yapılmadığı; 13 Şubat 2026, 20 Şubat 2026 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde sistematik olarak gerçekleştirildiği öğrenildi.
Siyasi tartışmaların odağındaki tapu kayıtları
Olayın siyasi boyutu ise geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarıyla alevlenmişti. Özel, düzenlediği basın toplantısında Bakan Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin bazı iddialarda bulunmuş ve Gürlek’e ait olduğunu öne sürdüğü tapu kayıtlarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Bu durum, yasadışı sorgulanan bilgilerin siyasi bir malzeme olarak kullanılıp kullanılmadığı sorusunu akıllara getirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, kendisine yönelik bu iddialara sert tepki göstererek konuyu yargıya taşıyacağını duyurmuştu. Yaşananları “Açık bir algı operasyonu.” olarak nitelendiren Bakan Gürlek, kişisel verilerinin hukuksuz yollarla ele geçirilmesine karşı hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını vurgulamıştı. Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, verilerin sızdırılmasında başka kimlerin parmağı olduğunun tespiti için derinleştirilerek devam ediyor.
