Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Akran zorbalığında milat olacak o karar nasıl verildi ve bıçaklı saldırgan için hangi tedbir uygulandı

İstanbul Ümraniye’de bir yıldır süregelen akran zorbalığı, 15 yaşındaki bir

İstanbul Ümraniye’de bir yıldır süregelen akran zorbalığı, 15 yaşındaki bir çocuğun elinde bıçakla arkadaşını kovalamasıyla dehşet verici bir boyuta ulaştı. Olayın ardından yargıya taşınan dosyada Anadolu 2. Aile Mahkemesi, Türkiye’de benzer vakalar için emsal teşkil edecek bir karara imza atarak saldırgan çocuğun okul saatleri dışında elektronik kelepçe ile ev hapsinde tutulmasına hükmetti.

İstanbul’da akran zorbalığı şüphelisi hakkında emsal nitelikte bir karar verildi. Mahkeme, 15 yaşındaki G.H.Ö. hakkında, okul saatleri dışında elektronik kelepçe takarak ev hapsi kararı verdi. Akran zorbalığı vakalarına her gün bir yenisi eklenirken, İstanbul’da bir mahkeme emsal nitelikte bir karara imza attı. Ümraniye’de 28 Ocak’ta 15 yaşındaki G.H.Ö, kendisiyle aynı sitede yaşayan ve aynı okula giden K.A’ya saldırdı. K.A. kaçarak bir alışveriş merkezine sığınırken, G.H.Ö. de elinde bıçakla kaçan çocuğu kovaladı. Durumu gören alışveriş merkezinin güvenlik görevlisi, K.A’yı saklayıp polisi aradı. Olayın ardından K.A. ile babası, İstanbul Anadolu Adliyesi’ne başvurdu.

Bir Yıl Boyunca Süren Zorbalık ve Mahkemenin Emsal Kararı

Savcılığa şikayette bulunan mağdur çocuk ve ailesi, mahkemeden de koruma tedbiri istedi. K.A. ifadesinde, yaklaşık bir yıldır G.H.Ö’nün zorbalığına maruz kaldığını söyledi. Anadolu 2. Aile Mahkemesi, G.H.Ö. hakkında iki ay süreyle okul saatleri dışında elektronik kelepçe takarak konutunu terk etmeme ve mağdur K.A’ya 500 metreden fazla yaklaşmama kararı verdi. Kararda, G.H.Ö. hakkında, mağdura yönelik eylemlerini devam ettirmesi halinde daha ağır tedbirler uygulanabileceği uyarısı yapıldı.

Mahkemenin tedbir kararında, son dönemde kamu vicdanını yaralayan pek çok elim hadisede, çocukların giderek hızlanan bir ivme ile suça sürüklenmesinin toplumun her kesimi tarafından gözlemlendiği ifade edildi. Çocukların suça sürüklenmesinin önünü kesecek nitelikte kanun yapma hazırlıklarına vurgu yapılan kararda, mahkeme şu ifadelere yer verdi: “Bu çalışmaların uzun vadede toplumsal barışı sağlamakla başarıya ulaşması tüm kamunun ortak temennisidir. Ancak kamu vicdanını yaralayan bu hadiseler karşısında yeni kanunlarla birlikte mevcut düzenlemelerin de kamu barışının sağlanması bakımından hakimin takdir yetkisi çerçevesinde yeniden yorumlanması, çözüm sürecini muhakkak ki kısaltacaktır.”

Şiddet Riskinin Yoğunluğu ve Korkutan İfadeler

Çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçilmesinin devletin tüm kurumlarının sorumluluğunda olduğu belirtilen kararda, K.A.’nın saldırıya uğradığı olaya ilişkin çarpıcı detaylar kaydedildi. Mahkeme tutanaklarına yansıyan bilgilere göre “Tedbir talep eden K.A. kolluk ifadesinde, G.H.Ö. tarafından ‘sustalı’ tabir edilen bir bıçak ile birden fazla defa tehdit edildiğini, G.H.Ö’nün ‘Saplayayım şimdi bu bıçağı’ dedikten sonra iki defa bıçağı kendisine doğru savurduğunu, G.H.Ö’nün kendisine tokat attığını ve korkarak bir alışveriş merkezine sığındığını, ailesini arayarak korktuğu için ailesinden biri gelinceye kadar alışveriş merkezinden çıkamadığını beyan etmiştir.” denildi. Kararın devamında ise “Tedbir talep edenin olay anlatımına göre, mağdura yönelen şiddet riskinin yoğunluğu, tedirgin edici boyuttadır ve tedbir alınmasını elzem kılmaktadır.” tespiti yapıldı.

Mağdur Ailenin Feryadı ve Şehir Değiştirme Kararı

Mağdur K.A’nın babası H.A. ise polisin ve yargının çok hızlı hareket ederek yanlarında olduklarını hissettirdiklerini söyledi. Baba H.A, “Biz az daha geç kalmış olsaydfık, AVM’nin güvenlik amiri olmasaydı, oğlumu belki de Mattia Ahmet Minguzzi ya da Atlas Çağlayan gibi katledeceklerdi.” dedi. Yaşanan süreci anlatan baba H.A. “Oğlum 1 yıldır ‘akran zorbalığı’ diye tabir ettiğimiz, onu bıçaklamaya çalışan şahıs tarafından tehdit ediliyordu. Oğlum olaydan sonra karakola ifade için götürüldü. İfadesinde yaşadığı sıkıntıyı polis abilerine anlattı. Onu bıçaklamaya çalışan, darbeden fail, oğlumun resmi ifadesini paylaşıp, tehdit etti.” şeklinde konuştu.

Anne Ö.A. da oğlunun büyük bir tehlikeden kurtulduğunu belirterek yaşadıkları travmayı şu sözlerle dile getirdi: “Psikolojimiz çok kötü, ikimiz de destek alacağız. İkimiz de şehir değiştireceğiz. Her şeyimiz alt üst oldu, düzenimiz, hayatımız her şeyimiz berbat oldu. Evlerimiz karşılıklı. Ben çocuğuma bir şey olmasından çok korkuyorum. Çünkü camlarımız birbirine bakıyor ve böyle bir ailede büyümüş çocuğun ailesinden de korkuyorum. Devletimizin bize sahip çıkmasını istiyorum.”

Suçlu Olan O Ama Kaçan Biz

Adres değiştirme kararı aldıklarını belirten Ö.A, “Burası bizim kendi evimiz ve biz burayı satıp gidiyoruz, şehir değiştireceğiz. Aklım yetmiyor, suçlu olan o, kaçan biz. O çocuk birden öyle olmadı muhakkak. Kim yetiştirdiyse sorumlu o. Çocuk tek başına büyümedi. Benim çocuğum niye yapmıyor? Atlas niye yapmadı, Ahmet niye yapmadı? Onlar çocuk değil miydi? Onlarını bir ana doğurmadı mı?” ifadelerini kullandı. Şüpheli çocuğun, ev hapsi kararı verilmesine rağmen sosyal medya üzerinden ev adreslerinin olduğu evrakı paylaştığını söyleyen anne Ö.A, yetkililere seslendi.

Anne Ö.A. son olarak “Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, Allah rızası için yasa, kanun neyse çıksın artık. Daha fazla anneler üzülmesin. Sadece bir çocuk ölmüyor, bir anne de ölüyor. O gün her yer kapkaranlıktı, yerde kan arıyordum. O kadar beynime yerleşmiş ki ‘öldü’ diye gittiğim için… Yavrumu gördüm, ayaklarına kapandım. Ayaklarını, ellerini öptüm. Sonrasını hiç hatırlamıyorum, düşüp bayılmışım. O günden beri ağlıyorum.” diyerek yaşadığı büyük acıyı paylaştı.