Ankara’nın Sincan ilçesinde 13 yıldır birlikte yaşadığı şahıs tarafından sistematik işkenceye maruz kaldığını belirten 31 yaşındaki H.Y., çocuklarından koparılmanın ve ölüm tehditlerinin gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor. Yüzüne kezzap dökülmekle tehdit edilen ve “Aynada kendine bakamayacaksın” sözleriyle psikolojik baskı altına alınan genç kadının feryadı, Türkiye’nin gündemine oturdu.
Ankara’da yaşayan H.Y. isimli kadın, 13 yıldır dini nikahla birlikte yaşadığı B.M. tarafından hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldığını iddia ederek şikayetçi oldu. Sincan ilçesinde yaşanan olayda, 11 ve 13 yaşındaki iki kız çocuğunun B.M.’nin ailesi tarafından alıkonulduğunu belirten H.Y., hayatının nasıl bir çıkmaza girdiğini tüm detaylarıyla anlattı. B.M.’nin uyuşturucu ve alkol bağımlısı olduğunu öne süren talihsiz kadın, resmi nikah taleplerinin ise mal varlığı paylaşımı korkusuyla reddedildiğini savundu.
Çocuk Yaşta Başlayan Vaatler Ve Hastaneden Kaçırılma Olayı
H.Y., kabus dolu günlerin başlangıcının 16 yaşındayken tanıştığı B.M. ile başladığını ifade etti. Reşit olmadığı dönemde resmi nikah vaadiyle kandırıldığını ancak bu sözün hiçbir zaman tutulmadığını belirten kadın, ilk hamileliğinde yaşadığı korkunç bir anıyı paylaştı. Hastaneye gittiğinde sağlık çalışanlarının durumdan şüphelenmesi üzerine ailesinin paniğe kapıldığını söyleyen H.Y., şikayet edilmekten korkan kayınpederinin kendisini hastaneden kaçırarak başka bir yere götürdüğünü dile getirdi.
İlerleyen süreçte toplum içinde yaşadığı durumdan utandığını ve çocukları için resmi nikah istediğini belirten genç kadın, bu talebinin her seferinde şiddetle karşılandığını söyledi. B.M.’nin ailesinden de baskı gördüğünü anlatan H.Y., artık can güvenliğinin kalmadığını vurguladı.
Pantolon Giydiği İçin Darbedildi Ve O Anlar Kayda Alındı
Gördüğü şiddetin bahanelerinin her geçen gün daha da ağırlaştığını ifade eden H.Y., B.M.’nin kendisini başka kadınlarla aldattığını ve buna itiraz ettiğinde ise ağır hakaretlere maruz kaldığını iddia etti. B.M.’nin kendisine “Sen pantolon giyiyorsun. Edepsizsin. Nikah yapılacak kadın değilsin” dediğini öne süren kadının telefonunda, bu sözlerin ardından darbedildiği anlara ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde, şahsın H.Y.’yi darbettikten sonra olayı kayda aldığı ve giydiği kıyafet üzerinden şiddeti meşrulaştırmaya çalıştığı anlar net bir şekilde görüldü.
Mal Varlığı Korkusu Resmi Nikahın Önüne Geçti
H.Y., yıllardır neden nikah masasına oturamadıklarını şu sözlerle açıkladı: “Resmi nikah kıymamalarının sebebi duyduklarıma göre ileride boşanma durumu olursa mal varlıklarının bölünme korkusuymuş. Eşim de çoğu kez beni darbederken ağzından aynı şeyi kaçırmıştı. Ben defalarca mal varlıkları için gelmediğimi ve yuvamı kurtarmak için direndiğimi söyledim. Buna rağmen hareketlerine hala devam etti. Ailesi de karşı gelmek yerine yaptıklarını destekliyordu.”
Şiddetin dozunun hamilelik döneminde bile azalmadığını belirten H.Y., “İlk hamile kaldığım dönemden beri şiddet görmeye başladım. Erken gebelik riski dahi yaşadığım oldu. Hastanede müdahale edilerek erken doğum yapmamın önüne geçildi. Daha sonra kayınpederim hastaneye gelerek, ‘Torunuma bir şey olursa seni mahvederim’ diyerek tehdit etti. Korktuğum için doktorlara merdivenden düştüğümü söylemek zorunda kaldım.” ifadelerini kullandı.
Kezzap Tehdidi Ve Evlat Nöbeti
Artık eşinden ayrı yaşayan ancak çocuklarına kavuşamayan H.Y., B.M.’nin kendisine yönelik en ağır tehdidinin kezzap saldırısı olduğunu söyledi. Çocuklarını geri almak istediğinde “Aç köpek, sen çocuklara nasıl bakacaksın” şeklinde hakaretler duyduğunu belirten kadın, geçmişte yaşadığı bir uzlaşma sürecini ve aldığı ölüm tehdidini şu şekilde aktardı:
“Uzlaştırıcı biriyle anlaşmışlar. O kişi bana çocuklarımdan dolayı davadan vazgeçmemi söyledi. Ben de evlatlarımı düşünerek kabul ettim. Yıllarca hep böyle devam etti bu durum. Kocam, ‘Seni öldüreceğim, keseceğim göreceksin. Yüzüne kezzap atacağım. İnsan içine çıkamayacak ve aynada kendine bakamayacak hale geleceksin’ diyerek tehdit etti. Çocuklarım var diye hep sustum”
Karşı tarafın uyuşturucu ve alkol etkisi altındayken kontrolünü tamamen kaybettiğini belirten H.Y., şimdi hem kendi can güvenliğinin sağlanması hem de psikolojik olarak yıpranan çocuklarının velayetini alabilmek için hukuk mücadelesini sürdürüyor.
