Zonguldak’ta geçtiğimiz yıl annesini ve anneannesini vahşice katlederek cesetlerini parçalara ayıran Rabia Çataklı davasında beklenen karar açıklandı. Tüm Türkiye’nin kanını donduran olayda sanığın akıl sağlığına ilişkin Adli Tıp raporu dava dosyasına girerken, genç kadının mahkemedeki son savunması ve aldığı ceza büyük yankı uyandırdı.
Zonguldak’ta 2023 yılında meydana gelen ve toplumda derin bir infial yaratan cinayet davasında yargılama süreci tamamlandı. Cinnet getirdiği iddia edilen 34 yaşındaki Rabia Çataklı, annesi Şeyda Çataklı ve anneannesi Medine Küçükkaya’yı baltayla 110 parçaya ayırarak öldürdüğü suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Mahkeme salonunda davanın seyrini değiştirecek en önemli belge olan Adli Tıp Kurumu raporu okundu.
Adli Tıp Kurumu Raporu ve Cezai Sorumluluk Durumu
Sanık Rabia Çataklı’nın akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair hazırlanan raporda, sanığın suç işlediği sırada bilincinin açık olduğu vurgulandı. Raporda yer alan ifadelerde, “Cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği tespit edilemediği, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgele de rastlanmadığı, bu duruma göre Rabia Çataklı’nın 13 Ağustos 2023 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu” denildi.
Cumhuriyet Savcısı, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen bu rapor doğrultusunda mütalaasını sundu. Savcı, sanığın annesi ve anneannesine yönelik gerçekleştirdiği eylemin “üst soya ve kadına karşı canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikli kasten öldürme” suçu kapsamına girdiğini belirterek, Çataklı’nın iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.
Sanığın Son Savunması ve Karar Anı
Mahkemede söz hakkı verilen Rabia Çataklı, hakkındaki mütalaayı ve suçlamaları kabul etmediğini dile getirdi. Olayı bilinçli bir şekilde gerçekleştirmediğini öne süren sanık, mahkeme heyetine “İsteyerek ve bilerek bu eylemi yapmadım. Rahatsızlığımdan kaynaklı atak sürecinde bu olay gerçekleşti” şeklinde savunma yaptı. Sanık avukatı da benzer şekilde müvekkilinin beraatini ya da tahliyesini talep etse de mahkeme heyeti kararını verdi. Mahkeme, Rabia Çataklı’yı hem annesi Şeyda Çataklı hem de anneannesi Medine Küçükkaya’ya yönelik eylemlerinden dolayı iki kez müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Kan Donduran Olayın Geçmişinde Neler Yaşandı
Geçtiğimiz yıl yaşanan korkunç olayda Rabia Çataklı, annesi ve anneannesi uyudukları sırada bıçak ve baltayla saldırıya geçmişti. Cinayet sonrası cesetleri parçalara ayıran ve bazı parçaları pencereden dışarı atan sanığın evinden yükselen ezan ve tekbir sesleri komşuları harekete geçirmişti. Olay yerine gelen jandarma ekipleri, evi kan gölü içinde bulurken Rabia Çataklı’yı elinde bıçakla çıplak vaziyette yakalamıştı.
Gözaltına alındıktan sonra 5 sakinleştirici iğne yapılarak kontrol altına alınabilen Çataklı, ilk ifadesinde “Bunu neden yaptığımı bilmiyorum. Ölecek gibi hissettim. Mehdi olduğumu hissettim. Onların birer şeytan olduğu ve öldürmem gerektiği söylendi. Ben de öyle yaptım. Onları öldürdüm. İkisini de çok severdim…” ifadelerini kullanmıştı. Olayın ardından yapılan incelemelerde, genç kadının psikolojik sorunları olduğu ve annesinin “kızıma deli derler” korkusuyla onu hastaneye yatırmaktan vazgeçip eve getirdiği bilgisi de ortaya çıkmıştı.
