Aydın’ın Söke ilçesinde uçurumda cansız bedeni bulunan Mehmet Çiftçi’nin ölümünün arkasından kaçak define kazısı ve kan donduran bir plan çıktı. Patlayan dinamit nedeniyle hayatını kaybeden arkadaşını uçurumdan atarak intihar süsü vermeye çalışan 4 kişi tutuklanırken, maktulün eşinin verdiği ifadeler olayın boyutunu gözler önüne serdi.
Söke ilçesine bağlı Nallıca mevkisinde geçtiğimiz Pazar günü yaşanan olayda, uçurumda hareketsiz yatan bir şahsın olduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçti. Bölgenin sarp ve engebeli yapısı nedeniyle güçlükle ulaşılan noktada, 46 yaşındaki Mehmet Çiftçi’nin hayatını kaybettiği belirlendi. İlk bakışta bir kaza veya intihar gibi görünen olayın şüpheli bulunması, Söke Cumhuriyet Başsavcılığı’nın derinlemesine bir soruşturma başlatmasına neden oldu.
Kaçak Define Kazısında Dinamit Patladı
Jandarma ekiplerinin titiz çalışması sonucunda, Mehmet Çiftçi’nin ölümünün bir kaza değil, yasa dışı bir faaliyet sırasında meydana geldiği anlaşıldı. Elde edilen bilgilere göre Çiftçi, arkadaşlarıyla birlikte bölgede kaçak define kazısı yapıyordu. Kazı sırasında patlatılan dinamitin infilak etmesi sonucu ağır yaralanan Çiftçi, olay yerinde yaşamını yitirdi. Yanındaki arkadaşlarının ise panikleyerek durumu yetkililere bildirmek yerine korkunç bir plana başvurdukları iddia edildi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 9 şüpheliden, aralarında Mehmet Çiftçi’nin eşi ve oğlunun da bulunduğu 5 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak olayın asıl failleri olduğu değerlendirilen A.T, E.P, H.C. ve O.Ö. isimli şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlıların, dinamit patlamasıyla ölen arkadaşlarının cesedini uçurumdan aşağı atarak olaya intihar süsü vermeye çalıştıkları öne sürüldü.
Eşinin İfadeleri Kan Donduran Planı Ortaya Çıkardı
Maktul Mehmet Çiftçi’nin eşi, verdiği ifadede kocasının daha önce de dikkat çekmemek adına “aile olduğumuz belli olsun” diyerek kendilerini kaçak kazı alanlarına götürdüğünü belirtti. Olay günü araçta beklerken büyük bir patlama sesi duyduğunu anlatan kadın, eşinin öldüğünün kendisine söylenmesinin ardından A.T.’nin olayı gizlemek için baskı yaptığını iddia etti.
Maktulün eşi, yaşanan dehşet anlarını şu sözlerle aktardı: “A.T. eşimin telefonunu aldı ve şifresini bana açtırdı. Görüşmeleri ve mesajları sildi ve geri üzerine koydu. Daha sonra telefon sinyallerinin belli olmaması için ‘Biz İzmir’e gidelim sen daha sonra kavga ettik yanımdan ayrıldı ve daha önceden de intihara teşebbüs etti gibi söyle ve müracaatta bulun.’ diyerek ayrıldılar.”
Ya Hapse Gireceksin Ya Da Böyle Olacak
Eşinin cansız bedenine ne yapıldığını sorduğunda aldığı cevabın kendisini sarstığını belirten kadın, ifadesine şöyle devam etti: “Ben eşimi ne yaptıklarını sordum. A.T. uçurumdan yolun kenarına attıklarını söyledi. ‘Ya hapse gireceksin ya da böyle olacak.’ dedi. Ben de bunun üzerine içimin rahat olmadığını ve eşimin bir çöp gibi bir yere atılmaması gerektiğini, bir mezarı olması gerektiğini söyledim. Daha sonra olay yerinden hep beraber ayrıldık.”
Olayın şokuyla ve korkuyla o an söylenenleri kabul ettiğini ancak büyük pişmanlık duyduğunu belirten şüpheli kadın, eşinin bir uçurum kenarında terk edilmesine neden olan herkesten şikayetçi olduğunu dile getirdi. Tutuklanan diğer 4 şüpheli ise mahkemedeki savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları reddetti. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.
