Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgedeki gerilimi tırmandıran son gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İsrail’in barış sürecini zehirlediğini belirten Erdoğan, Orta Doğu’nun bir ateş çemberine sürüklenmemesi için İslam dünyasına acil çağrı yaparken Türkiye’nin güvenlik stratejisini de net bir dille ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen partisinin İl Teşkilatı İftar Programı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Gündemin ana maddesi olan ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara değinen Erdoğan, yaşanan gelişmelerden duyduğu derin üzüntü ve endişeyi dile getirdi. Bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için uzun süredir emek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, gelinen noktada güven bunalımının aşılamadığını ifade etti.
İsrail Süreci Zehirledi ve Güven Bunalımı Aşılamadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırıların arkasındaki kışkırtmalara dikkat çekerek süreci şu sözlerle eleştirdi: “Komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan ABD ve İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz” dedi. Uzun bir süredir meselelerin diyalog yoluyla çözülmesi için çaba sarf ettiklerini belirten Erdoğan, “Uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yoluyla müzakere masasında çözülmesi için çok ciddi emek verdik” diyerek tarafların güven bunalımını aşamadığını ve İsrail’in süreci zehirlediğini belirtti.
Bölgesel Güvenlik İçin Tüm Aktörlerin Acilen Harekete Geçmesi Gerekiyor
İran’ın egemenliğinin ihlal edilmesini ve halkın huzuruna kastedilmesini esefle karşıladıklarını kaydeden Erdoğan, bölgesel barış için kritik bir uyarıda bulundu. Erdoğan, “Her ne sebeple olursa olsun Körfez’deki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve drone saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz. Sağduyu ve aklıselim hakim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır. Daha fazla kanın akmaması, bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor” çağrısında bulundu.
Türkiye Olarak Üzerimize Ne Düşüyorsa Yapacağız
Bölgedeki sıcak gelişmeler karşısında Türkiye’nin tavizsiz bir güvenlik politikası izleyeceğini vurgulayan Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politikayla inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz” dedi. Diplomatik kanalların açık tutulacağını belirten Erdoğan, “Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi ardından da müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız. Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından sorunumuz yok. Askerimiz, jandarmamız, polisimiz, istihbaratımız her türlü tedbiri en üst seviyede alıyor. Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz, yapacağız” diye konuştu.
Tarihi Hesaplaşma ve 28 Şubat Vurgusu
Konuşmasında Türkiye’nin geçmişte yaşadığı sancılı süreçlere de değinen Erdoğan, 28 Şubat müdahalesinin ekonomik ve sosyal maliyetine dikkat çekti. Yapılan hesaplamaların bu müdahalenin Türkiye’yi 381 milyar dolar zarara uğrattığını ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, artık kurumların asli görevlerine odaklandığını söyledi. Milletin inancından dolayı aşağılandığı günlerin geride kaldığını vurgulayan Erdoğan, çocukların milli ve manevi değerlerle büyümesinin önemine işaret ederek bu durumdan rahatsız olan kesimlere tepki gösterdi.
