Konya’nın Kule ilçesinde bulunan ve kuraklık nedeniyle dört yıl önce tamamen sessizliğe bürünen Küçük Göl, bereketli yağışlarla birlikte adeta küllerinden doğuyor. Kuşların göç rotasındaki bu eşsiz ekosistemin yeniden su tutması doğaseverleri heyecanlandırırken, 172 farklı kuş türünün yeniden bölgeye dönmesiyle “Kuş Cenneti” eski ihtişamlı günlerine göz kırpıyor.
Konya’da doğanın kalbi yeniden atmaya başladı. Kule ilçesinin 5 kilometre doğusunda ve Tuz Gölü’nün kuzeybatısında yer alan Küçük Göl, son yıllarda yaşanan aşırı kuraklık ve yer altı sularının hızla çekilmesiyle dört yıl önce tamamen kurumuştu. Çatlayan toprakların üzerine düşen yoğun yağışlar, bölgenin kaderini bir kez daha değiştirdi. Son dönemde etkili olan yağmurlarla birlikte su tutmaya başlayan gölde doluluk oranının yüzde 40 seviyelerine ulaştığı tahmin ediliyor.
Kuşların Göç Durakları Yeniden Canlanıyor
Kuş gözlemcileri ve doğa fotoğrafçıları için vazgeçilmez bir nokta olan Küçük Göl, sadece bir su birikintisi değil, aynı zamanda uluslararası öneme sahip bir ekosistem olarak biliniyor. Göçmen kuşların üreme ve konaklama yeri olan gölün içerisinde, kuşların güvenle kuluçkaya yatabildiği dokuz küçük ada bulunuyor. Bugünlerde yeniden suyla dolan bu adalar, göç yolundaki binlerce kanatlı misafire güvenli bir liman sunuyor. Yapılan son tespitlere göre gölde 172 farklı kuş türü bulunurken, bu türlerden 54’ünün doğrudan bu alanda ürediği biliniyor.
Dünya Ölçeğinde Korunan Türlerin Üreme Alanı
Küçük Göl’ün yeniden su tutması, sadece yerel değil küresel ölçekte de büyük bir önem taşıyor. Göl, tüm dünyada koruma altında olan dikkuyruk ördeklerinin en önemli üreme alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra Yaz ördeği, Macar ördeği, Pasbaş patka, Kılıçgaga, Büyük cılıbıt, Akdeniz martısı ve Gülen sumru gibi türler bu havzada nesillerini devam ettiriyor. Avrupa genelinde nesli tehlike altında olan flamingolar için de hayati bir durak olan bölge, kara boyunlu batağan, angıt, uzunbacak ve akça cılıbıt gibi türlere de hem üreme hem de kışlama imkanı sağlıyor.
Yaklaşık 54 bin canlıya ev sahipliği yapan bu doğa harikasının geri dönüşü, bölgedeki ekolojik dengenin korunması adına en sevindirici gelişmelerden biri olarak kaydedildi. Uzmanlar, yağışların devam etmesiyle birlikte göldeki su seviyesinin daha da artacağını ve biyoçeşitliliğin eski zenginliğine kavuşacağını öngörüyor.

