Türkiye’nin devasa yazma eser hazinesi, yürütülen kapsamlı restorasyon ve dijitalleştirme hamlesiyle küresel çapta bir ilgi odağı haline geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 784 bini aşkın eserin yer aldığı bu eşsiz envanterin 13 milyondan fazla dijital etkileşim alarak tarihin en büyük kültürel erişim eşiğine ulaştığını duyurdu. Rami Kütüphanesi’nde açılan özel sergiyle taçlanan bu süreçte, 5 bin eser titizlikle restore edilerek geleceğe miras bırakıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin yazma eser mirasını korumak ve bu birikimi tüm dünyayla paylaşmak adına yürüttüğü çalışmalarda tarihi bir başarıya imza attı. Rami Kütüphanesi’nde ziyarete açılan “Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver” sergisi, hem bu büyük birikimi görünür kıldı hem de Türkiye Yazma Eserler Kurumunun (TÜYEK) ulaştığı devasa kapasiteyi gözler önüne serdi. Açılış törenine katılan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, dijitalleşme ve restorasyon süreçlerinin ilim dünyasında yarattığı güçlü yankıyı verilerle paylaştı.
Dünyanın en kapsamlı yazma eser veri tabanı kuruldu
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yönettiği dijital platform, bugün dünyanın en büyük yazma eser hazinelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bakan Ersoy, TÜYEK bünyesinde 784 bini aşkın yazma ve nadir matbu eserin bulunduğunu belirterek, bu devasa koleksiyonun erişilebilirliği konusunda kat edilen mesafeyi vurguladı. Dijital platformda 640 bin eserin künye bilgisinin yer aldığını ifade eden Ersoy, 483 bin 600 yazmanın ise yüksek çözünürlüklü dijital görüntüleriyle birlikte araştırmacıların hizmetine sunulduğunu kaydetti.
Eserlerin sadece korunmadığını, aynı zamanda küresel ölçekte bir ilgi odağına dönüştüğünü belirten Bakan Ersoy, konuşmasında şu çarpıcı verileri paylaştı: “TÜYEK’in dijital külliyatına kayıtlı kişilerin sayısı 27 bine yaklaşırken ziyaretçi sayısı ise 1 milyon 155 bine ulaşmıştır. Sitedeki eserlerin görüntülenmesi 5 milyon 218 bin gibi rekor bir rakama ulaşmıştır. Toplamda 13 milyonu aşan toplam sayfa görüntüleme rakamlarıyla, kültürel mirasımızın küresel ölçekte ilgi gördüğünün en güçlü göstergelerinden biri hâline gelmiştir.”
Restorasyon laboratuvarlarında 5 bin esere hayat verildi
Yazma eserlerin korunması noktasında Rami Kütüphanesi bünyesinde kurulan restorasyon merkezi, uluslararası standartlarda bir örnek teşkil ediyor. Bakan Ersoy, bu merkezde yürütülen çalışmalar sayesinde bugüne kadar 5 bin eserin bizzat restore edildiğini, on binlerce eserin ise profesyonel bakım ve temizlik süreçlerinden geçirildiğini açıkladı. Bu merkez, sadece Türkiye için değil, dünya yazma eser literatürü için de en önemli koruma duraklarından biri haline geldi.
Eserlerin taşımış olduğu manevi ve ilmi değere dikkat çeken Bakan Ersoy, yürütülen bu hassas çalışmaları şu sözlerle özetledi: “Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir.” Bu vizyon doğrultusunda İmam Buhârî’den İbn Sînâ’ya, Mevlânâ’dan Matrakçı Nasuh’a kadar medeniyetin yapı taşlarını oluşturan isimlerin eserleri yeniden ilim dünyasına kazandırılıyor.
Bilgiye ücretsiz erişim ve 357 ciltlik dev külliyat
Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar sadece koruma ve dijitalleştirme ile sınırlı kalmıyor. Edebiyat, tarih, hukuk, tıp, matematik ve astronomi gibi pek çok disiplinde kaleme alınmış eserler; tercüme, tahkik ve tıpkıbasım yöntemleriyle yeniden hayat buluyor. Bu yoğun mesai sonucunda 357 cilt ve 244 bin 194 sayfadan oluşan devasa bir külliyat oluşturuldu. Üstelik bu eserlerin tamamı e-kitap formatında vatandaşlara ve akademik çevrelere ücretsiz olarak sunuluyor.
Bakan Ersoy, toplumun tüm kesimlerini bu eserlerle buluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları kaydetti: “1001 Eser Projesi ile medeniyetimizin başyapıtları yeniden gün yüzüne çıkarılırken yapılan tıpkıbasım ve çeviri çalışmaları sayesinde bu eserler yalnızca akademik çevrelerin değil, toplumun tüm kesimlerinin istifadesine sunulmaktadır.”
Bir medeniyet hafızası A Süheyl Ünver
Rami Kütüphanesi’ndeki serginin odak noktasında yer alan Ordinaryüs Profesör A. Süheyl Ünver, Türkiye’nin kültür hafızasının en önemli figürlerinden biri olarak anılıyor. Ünver’in 1974 yılında Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladığı 1.800 defter, 1250 dosya ve çok sayıda kişisel eşya, bugün araştırmacılar için eşsiz bir kaynak niteliği taşıyor. 2016 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında Vefa Ödülü’ne de layık görülen Ünver adına hazırlanan özel kitabın da yakında okurla buluşacağı müjdelendi. Sergi süresince düzenlenecek anma programları ve bilimsel etkinliklerle bu büyük mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
