Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Ehliyeti olmayan araç sahipleri kaza sonrası tazminat alabilir mi Yargıtay milyonları ilgilendiren o kararı verdi

Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, ehliyetine el konulan araç sahiplerini yakından

Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, ehliyetine el konulan araç sahiplerini yakından ilgilendiren kritik bir emsal karara imza attı. Aracını başkasına kullandıran ancak kendisinin sürücü belgesi bulunmayan maliklerin, kaza sonrası tazminat hakkı olup olmadığı sorusu bu kararla netlik kazandı. İşte araç değer kaybı ve kullanım mahrumiyeti tazminatında dengeleri değiştiren o davanın tüm detayları.

Denizli’de başlayan hukuk mücadelesi nasıl sonuçlandı

Denizli’de meydana gelen bir trafik kazası, araç sahipleri için dönüm noktası niteliğinde bir hukuki süreci beraberinde getirdi. Ehliyetine geçici olarak el konulan bir vatandaşın aracı, eşinin idaresindeyken bir kazaya karıştı. Kazada karşı tarafın asli kusurlu olduğu bilirkişi raporlarıyla belgelenmesine rağmen, yerel mahkeme süreci araç sahibi aleyhine sonuçlandırdı. Mahkeme, araç sahibinin kaza tarihinde geçerli bir sürücü belgesi bulunmadığı gerekçesiyle tazminat talebini reddetti.

Yargıtay ehliyetsiz araç sahibinin hakkını korudu

Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilen dosya, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından detaylıca incelendi. Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin “ehliyeti olmadığı için tazminat alamaz” yönündeki görüşünü hatalı buldu. Kararda, araçta meydana gelen maddi zararın hesaplanma yöntemine vurgu yapılarak, mülkiyet hakkının sürücü belgesi durumundan bağımsız olduğu hatırlatıldı.

Yargıtay, araç değer kaybının nasıl hesaplanması gerektiğini şu ifadelerle açıkladı: “Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibarıyla önceki kazaları araştırılarak ve niteliği ve etkisi göz önüne alınarak aracın ikinci el rayiç değeri ile yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir.”

Araç mahrumiyet bedeli nasıl istenecek

Yüksek mahkeme ayrıca, aracın tamir süresince kullanılamamasından kaynaklanan zararların da tazmin edilmesi gerektiğine hükmetti. Bu tür alacakların önceden tam olarak kestirilemeyeceği için “belirsiz alacak davası” olarak açılabileceğine dikkat çeken Yargıtay, şu hukuki yorumu paylaştı: “Araç mahrumiyet zararının ise aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra hesaplanması gerekir. Tüm bu hususlar özel ve teknik bilgiyi gerektiren konular olup davacının, alacağını dava açmadan önce belirleyebilme imkânı bulunmadığından belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı mevcuttur.”

Ehliyetin olmaması tazminat almaya engel mi

Kararın en can alıcı noktası ise mülkiyet hakkı ile sürücü belgesi arasındaki hukuki ayrım oldu. Kaza anında direksiyonda olmayan ancak aracın sahibi olan kişinin ehliyet durumunun, uğranılan maddi zararın karşı taraftan talep edilmesine engel teşkil etmeyeceği tescillendi.

Yüksek Mahkeme, karar metninde şu hususları kayda geçirdi: “Kaza sırasında davacıya ait olan araç, dava dışı E. K. tarafından sevk ve idare edilmekte olup mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre de davacının aracının sürücü olan E.K.’nın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bu haliyle kaza sırasında aracı kullanan kişinin araç maliki olan davacı olmaması nedeniyle davacının sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması, uğranılan maddi zararın tazmininin talep edilmesine engel değildir.”

Sonuç olarak Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarak emsal niteliğinde bir tespitte bulundu: “Şu durumda; İlk Derece Mahkemesince davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğu ve kaza sırasında araç sürücüsü konumunda olmayıp araç maliki olan davacının sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınmış olmasının araçta meydana gelen zararın tazminini talep etmeye engel olmadığı gözetilerek ve zarar miktarı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle kararın sonucuna etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerekmiştir.”