TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de düzenlenen Üç Deniz Girişimi Parlamenter Zirvesi’ne katılarak bölgedeki kritik gelişmeleri değerlendirdi. İsrail ve İran arasındaki gerilimin küresel ekonomiyi ve güvenliği tehdit ettiğini belirten Kurtulmuş, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin durma noktasına gelmesine dair çarpıcı uyarılarda bulundu. Savaşın bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş’un bu hamlesi uluslararası arenada nasıl bir yankı uyandıracak?
Hırvatistan’ın ev sahipliğinde başlayan Üç Deniz Girişimi Parlamenter Zirvesi, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerini bir araya getirirken Türkiye’nin bölgedeki stratejik ağırlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Zirvenin açılış oturumunda kürsüye çıkan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Ortadoğu’da devam eden çatışmaların sadece bölge ülkelerini değil, tüm dünyayı uçuruma sürüklediğine dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Güvenliği Vurgusu
ABD, İsrail ve İran ekseninde tırmanan savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkilerine değinen Kurtulmuş, küresel ticaretin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki krizin derinleştiğini ifade etti. Bölgedeki insani dramın ve ekonomik risklerin altını çizen Kurtulmuş, “ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü ve İran ile Körfez ülkelerinde sivil halka ve altyapıya ciddi zararlar veren, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini kesintiye uğratan savaşın sona erdirilmesi çağrısında bulunuyoruz.” diyerek net bir duruş sergiledi.
Bölgesel İstikrarsızlık ve Avrupa’nın Güvenliği
İsrail’in saldırgan tutumunun ve Filistin’de yaşananların Avrupa için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Meclis Başkanı, krizin boyutlarının sanılandan daha geniş olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, bölgedeki istikrarsızlığın yansımalarını şu sözlerle aktardı: “İsrail’in İran ve Lübnan’a yönelik saldırıları ile Filistin halkına karşı işlediği vahim suçlar, bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemekle kalmamakta; aynı zamanda, Avrupa’nın güvenliğini, ekonomisini ve ahlaki duruşunu olumsuz etkilemektedir.”
Üç Deniz Girişimi ve Türkiye’nin Stratejik Ortaklığı
2015 yılında Polonya ve Hırvatistan öncülüğünde kurulan Üç Deniz Girişimi, Karadeniz, Baltık ve Adriyatik denizleri arasındaki bölgenin kalkınmasını hedefleyen devasa bir işbirliği platformu olarak biliniyor. Enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarında kuzey-güney koridorlarını güçlendirmeyi amaçlayan girişimde Türkiye, kritik bir konuma sahip bulunuyor. 29 Nisan 2025 tarihinde Varşova’da düzenlenen zirvede “Stratejik Ortak” statüsü kazanan Türkiye, Avrupa içi uyumun artırılmasında anahtar rol oynuyor.
Beş Denizi Birleştiren Dev Altyapı Projeleri
Türkiye; Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu gibi dev projeleriyle ulaştırma koridorlarının en önemli parçasını oluşturuyor. Özellikle Litvanya’nın Klaipeda Limanı’ndan başlayarak İstanbul’a kadar uzanan “Via Carpathia” kara yolu koridoru, girişimin en stratejik hedefleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin Orta Koridor ve Kalkınma Yolu üzerindeki bu eşsiz konumu, Üç Deniz Girişimi rotasını İstanbul üzerinden Akdeniz, Hazar Denizi ve Basra Körfezi’ne bağlayarak beş denizi kapsayan devasa bir coğrafyanın kapılarını açıyor.
