Ağrı’da kendisini başkomiser olarak tanıtan dolandırıcılara tam 774 bin lirasını kaptıran bir vatandaşın hukuk mücadelesi tamamlandı. Banka hesabını bu kirli işbirliği için kullandıran sanığın “menfaat sağlamadım” şeklindeki savunması yargıdan dönerken, mahkeme hem hapis hem de rekor para cezasıyla dolandırıcılara göz açtırmayacak bir karara imza attı.
Türkiye’de son yıllarda artış gösteren telefon dolandırıcılığı yöntemlerine bir yenisi daha eklenirken, yargıdan bu suçlara karışanlara karşı çok sert bir hamle geldi. Ağrı’da yaşanan olayda, kendisini telefonda başkomiser olarak tanıtan şahıslar, mağdur vatandaşı ikna ederek toplamda 774 bin lirasını ele geçirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada, paranın aktarıldığı IBAN numarasının sahibi tespit edilerek hakim karşısına çıkarıldı.
Savunması mahkemeyi ikna etmeye yetmedi
Dava sürecinde savunma yapan sanık, banka hesabını sadece bir tanıdığına kullandırdığını ve bu işlemden herhangi bir kazanç elde etmediğini öne sürdü. Sanığın mahkeme salonunda dile getirdiği “menfaat sağlamadım” savunması, dosyadaki deliller ve suçun niteliği göz önünde bulundurularak mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Yargı, banka hesaplarının güvenliğinden ve kullanımından doğrudan hesap sahibinin sorumlu olduğunu bir kez daha tescillemiş oldu.
Hem hapis hem de milyonluk para cezası
Mahkeme, dolandırıcılık şebekesinin parayı topladığı hesabın sahibi olan sanık hakkında emsal niteliğinde bir cezaya hükmetti. Sanığa, nitelikli dolandırıcılık suçuna aracılık etmekten 5 yıl hapis cezası verildi. Hapis cezasının yanı sıra, dolandırılan miktarın çok üzerinde, milyonluk bir adli para cezası da karara bağlandı. Bu karar, özellikle banka hesaplarını kısa süreliğine veya komisyon karşılığında başkalarına kullandıran kişiler için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.
Uzmanlar, kimlik ve banka bilgilerinin asla üçüncü şahıslarla paylaşılmaması gerektiğinin altını çiziyor. Ağrı’daki bu karar, sadece hesabımı kullandılar veya haberim yoktu şeklindeki savunmaların hukuki karşılığının olmadığını ve ağır yaptırımlarla sonuçlanabileceğini net bir şekilde ortaya koydu.
