Resmi Gazete’de yayımlanan kritik yönetmelik değişikliğiyle beraber para, altın ve kıymetli evrak taşıyan özel güvenlik şirketlerine kara parayı ihbar etme zorunluluğu getirilirken kuryeler aracılığıyla yürütülen gizli sevkiyatların sonuna mı gelindi?
Türkiye’de son dönemde gerçekleştirilen geniş kapsamlı kara para operasyonlarında, özellikle Kapalıçarşı merkezli yürütülen ve devasa kasalarla taşınan altın ile döviz trafiği mercek altına alınmıştı. Devlet, bu kayıt dışı hareketliliği kontrol altına almak ve suç gelirlerinin sisteme girmesini engellemek amacıyla stratejik bir adım attı. Resmi Gazete’de bugün yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik değişikliği, artık sadece bankaları ve finans kuruluşlarını değil, bu kıymetleri fiilen taşıyan özel şirketleri de doğrudan sorumlu kılıyor.
Özel güvenlik şirketlerine hangi yeni sorumluluklar yükleniyor
Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanın Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkındaki Yönetmelik üzerinde yapılan düzenleme ile özel güvenlik hizmetleri kanunu kapsamında faaliyet gösteren firmalar resmen denetim ağına dahil edildi. Yapılan bu değişiklikle birlikte, özel güvenlik şirketleri “suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesi amacıyla yükümlüler” arasına alınmış oldu. Bu durum, taşınan her bir varlığın kaynağının ve muhatabının bildirilmesi zorunluluğunu beraberinde getiriyor.
Yeni dönemde bu şirketler, sadece birer lojistik sağlayıcı değil, aynı zamanda devletin denetim mekanizmasının bir parçası olarak görev yapacak. Yönetmelik kapsamında para ve değerli eşya taşıyan özel şirketler, “Kanunun uygulanmasında yükümlü, şube, acente, temsilci ve ticari vekilleri ile benzeri bağlı birimler” statüsüne kavuştu. Artık kuryelerle veya zırhlı araçlarla yapılan altın, bono ve döviz sevkiyatlarında gönderici ve alıcı bilgileri gizli kalamayacak.
Kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildiriminde hangi kurallar geçerli olacak
Yönetmelik hükümlerine göre, bu hizmeti veren özel güvenlik şirketleri artık müşterilerinin kimlik bilgilerinden de doğrudan sorumlu tutulacak. Kimlik tespiti süreçlerinde herhangi bir açık kapı bırakılmaması hedeflenirken, şüpheli durumlarda şirketlerin sessiz kalma lüksü tamamen ortadan kalktı. Bu şirketler, transferini sağladıkları değerlerin yasal yollardan elde edilip edilmediğini sorgulamakla yükümlü olacaklar.
Yürürlükteki yönetmeliğe göre bu kuruluşlar “müşteri kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu konusunda şüphe olduğunda tutar gözetmeksizin, kimliğe ilişkin bilgileri almak ve bu bilgilerin doğruluğunu teyit etmek suretiyle müşterilerinin ve müşterileri adına veya hesabına hareket edenlerin kimliğini tespit etmek ve işlemin gerçek faydalanıcısının ortaya çıkarılması için gerekli tedbirleri almak zorundalar.” Bu sert kurallar sayesinde, özellikle kaynağı belirsiz büyük miktardaki nakit ve ziynet eşyasının transfer edilmesi sürecinde kuryelerin bir kalkan olarak kullanılmasının önüne geçilmesi bekleniyor.

