Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy hangi tarihi verileri paylaştı ve köklerini unutan toplumları bekleyen büyük tehlike nedir

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin yazma eser

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin yazma eser envanterinin 784 bini aşması ve dijital erişimin 13 milyonun üzerine çıkmasıyla kültürel mirasta tarihi bir eşiğin geçildiğini duyururken, kökleriyle bağını koparan toplumların geleceğe güvenle bakamayacağı uyarısında bulundu.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen “Mazimizin Bekçisi Ahmet Süheyl Ünver Sergisi”nin açılış törenine katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Yazma Eserler Başkanı Coşkun Yılmaz, İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer ve AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu’nun da hazır bulunduğu törende Bakan Ersoy, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında gelinen son noktayı paylaştı.

Açılış konuşmasında serginin anlamına değinen Bakan Ersoy, “Bugün burada kültür ve medeniyet hafızamızın en kıymetli isimlerinden biri olan hekim kimliğinin yanı sıra tarihçi ve sanatçı kimliğiyle de tarihimize iz bırakan Süheyl Ünver hocamızın vefatının 40. yılında yad etmek ve onun eşsiz mirasını gün yüzüne çıkaran ‘Mazinin Bekçisi: Süheyl Ünver’ sergisinin açılışını gerçekleştirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.” diye konuştu.

Dijitalleşmede Tarihi Rekor ve Küresel İlgi

Türkiye’nin yazma eser envanterinin 784 bini aşmasının ve dijital platformlardaki erişim verilerinin kültürel mirasta yeni bir dönemi başlattığını ifade eden Bakan Ersoy, bu alandaki güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Ersoy, dijitalleşme hamlesinin ulaştığı boyutları şu sözlerle anlattı:

“TÜYEK’in dijital külliyatına kayıtlı kişilerin sayısı 27 bine yaklaşırken, ziyaretçi sayısı ise 1 milyon 155 bine ulaşmıştır. Sitedeki eserlerin görüntülenmesi 5 milyonun üzerinde rekor rakamlara ulaşmıştır. Toplamda 13 milyonu aşan toplam sayfa görüntüleme rakamlarıyla kültürel mirasımızın küresel ölçekte ilgi gördüğünün en güçlü göstergesidir. Gelişmiş restorasyon tekniklerinden dijitalleştirme faaliyetlerine, kataloglama çalışmalarından ilmi neşirlere kadar yürütülen kapsamlı çalışmalar sayesinde bu eserler artık yalnızca raflarda saklanan kıymetli nesneler değil, bilim dünyasının aktif birer parçası haline gelmişlerdir. Bugün ulaşılan noktada yüz binlerce eserin dijital ortama aktarılmış olması, milyonlarca sayfanın araştırmacıların erişimine açılması kültürel mirasımızın evrensel ölçekte paylaşılmasını mümkün kılmıştır. Rami Kütüphanesi’nde kurulan dünyanın en büyük yazma eser restorasyon laboratuvarında şu ana kadar 5 bine yakın eser restore edilmiş, on binlerce eserimizin kurak temizliği, koruyucu bakımı ve incelemesi yapılmıştır. Bu merkez kültürel mirasımızı koruması noktasında örnek bir yer haline gelmiştir.”

Bir Hafıza Mimarı Olarak Süheyl Ünver

Bakan Ersoy, açılışı yapılan serginin sadece bir arşiv çalışması olmadığını, aynı zamanda bir ömür boyu süren bir adanmışlığın hikayesi olduğunu belirtti. Süheyl Ünver’in çok yönlü kişiliğine vurgu yapan Ersoy, “Süheyl Ünver hocamız bir hafıza mimarıdır” diyerek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün açılışını yaptığımız bu sergi, bu büyük gayretin anlamlı bir sonucudur. Çünkü bu sergi, bir ömrünü unutmamak ve unutturmamak ideallerine adamış büyük bir tıp ve kültür insanının hikayesini anlatmaktadır. Süheyl Ünver hocamız yalnızca bir hekim ya da akademisyen değil, aynı zamanda bir hafıza mimarıdır. Küçük yaşlardan itibaren gördüğü, duyduğu, öğrendiği her şeyi kayıt altına almış; notları, çizimleri, belgeleriyle ve arşivleriyle adeta yaşayan bir kültür atlası oluşturmuştur. Kıymetli hocamız 1974 yılında şahsi arşivinin bin 800’e yakın defterini, bin 250 dosyasını, 108 şahsi eşyasını, 63 levhasıyla Hoca Ali Rıza Bey’e dair 155 dosyadan oluşan hatırı sayılır bir kısmını Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’ne bağışlamıştır.”

Köklerinden Kopan Toplumların Gelecek Tehlikesi

Geçmişin birikiminin modern dünyadaki önemine değinen Bakan Ersoy, kültürel mirasın korunmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Ersoy, bir toplumun geleceğe emin adımlarla yürüyebilmesinin ancak geçmişiyle kurduğu bağ sayesinde mümkün olabileceğini belirterek şunları söyledi:

“Bu külliyat bugün bizlerle yalnızca bir arşiv değil, bir medeniyetin nabzını tutan eşsiz de bir kaynak sunmaktadır. Şehir hafızasından sanat tarihine, folklordan tıp tarihine kadar uzanan bu geniş birikim, onun ne denli ileri görüşlü bir bilim insanı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bugün dijital arşivleri, veri yönetimi etkinliğini ve kültürel mirasını korunmasını konuştuğumuz bir çağda onun bundan neredeyse bir asır önce ortaya koyduğu yaklaşım bizlere ilham vermeye devam etmektedir. Ülkemizde Ordinaryüs unvanını alan ender bilim insanları arasında da yer alan Süheyl Ünver hocamız dünyanın dört bir yanından da ödüllere layık görülmüştür. Ordinaryüs Profesör Doktor Süheyl Ünver 2016 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında Vefa Ödülü’ne layık görülmüştür. Onun tarihimizde, kültürümüze ve sanatımıza kattığı değerin kıymeti ölçülemez. Ancak 1985 yılında da kendisine Kültür Bakanlığımızın Büyük Ödülü takdim edilmişti.”

Konuşmasının sonunda genç nesillere seslenen ve yeni projelerin müjdesini veren Bakan Ersoy, sergiyle başlayan bu anma sürecinin yeni bir kitapla taçlanacağını belirterek sözlerini şöyle noktaladı:

“Bizler üstadımızın ‘Mazisine sahip çıkan istikbaline yön verir.’ düsturuyla hareket ediyoruz. Nesiller ve devirler arasındaki ilim, irfan, estetik köprüleri kurma amacıyla ortaya koyduğu hedefler bugün de önemini korumaktadır. Çünkü biliyoruz ki kökleriyle bağını koparan toplumların geleceğe güvenle yürüyebilmesi mümkün değildir. Bu sergi vesiles