Yeşilay tarafından paylaşılan son veriler Türkiye’deki bağımlılık profilinin korkutucu bir boyuta ulaştığını gösterirken kumar bağımlılığı için yapılan başvurular tarihte ilk kez alkol ve uyuşturucu bağımlılığını geride bıraktı.
Modern dünyanın en büyük dijital tehditlerinden biri haline gelen kumar bağımlılığı, son yıllarda adeta sessiz bir salgın gibi yayılmaya devam ediyor. Yeşilay’ın 2024 yılı verilerine göre, tedavi merkezlerine yapılan başvurularda kumar bağımlılığı, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını dahi geçerek ilk sıraya yerleşti. Güncel verilere göre her 7 başvurudan 2’si doğrudan kumarla ilgili sorunlar nedeniyle gerçekleşiyor.
Dijital dünya kumarı cebimize kadar soktu
Bu korkutucu artışın en temel sebebi olarak kumarın artık fiziksel mekanlardan çıkıp dijital platformlar aracılığıyla herkesin cebine girmesi gösteriliyor. Akıllı telefonlar ve internet erişimi sayesinde bahis oyunlarına ulaşmak saniyeler alıyor. Yaklaşık bir yıldır tedavi gören 37 yaşındaki bir bağımlı, yaşadığı o karanlık süreci şu sözlerle aktarıyor: “Tuvaletteyken oynuyordum. Gece yatmıyordum, maaşım yattığı ilk gün iddia oynadığımı hatırlıyorum. Maaşım yatar yatmaz bitiriyordum. Bir boşluk ya da bir para bulduğunuzda sürekli kumar oynamak istiyorsunuz. Sonsuz bir döngü uçuruma doğru gidiyorsunuz.”
Maddi ve manevi kayıplar çığ gibi büyüyor
On yılı aşkın bir süre boyunca bahis oynayan ve bu süreçte binlerce lirasını kaybeden bağımlı, bu hastalığın pençesinden kurtulmanın ne kadar zorlu bir yolculuk olduğunu vurguluyor. Hayatını karartan bu süreçte yaşadığı maddi ve manevi çöküşü dile getiren eski bağımlı, kumarın ulaşılabilirliğine dikkat çekerek şunları söylüyor: “Öyle bir hastalık ki sonu yok. Ulaşımı çok kolay kurtulması çok zor. Hızlı ulaşmak çok basit. Bir yere gitmenize gerek yok telefonunuzla cebinizde taşıyorsunuz.”
Tedavi sürecinde gizlilik en büyük öncelik
Birçok bağımlı, deşifre olma korkusu veya çevresinden göreceği toplumsal baskı nedeniyle profesyonel destek almaktan çekiniyor. Ancak uzmanlar, Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nde (YEDAM) bu sürecin tam bir gizlilik prensibiyle ve ücretsiz olarak yürütüldüğünü belirtiyor. Bağımlıların reddetme eğiliminde olduğu bu süreçte gizliliğin önemine değinen YEDAM Klinik Psikoloğu Özde Bingöl, şu açıklamada bulundu: “Danışanları yalnızlaştıran bir süreç olduğu için bağımlılar zorlu bir süreçten geçiyor. Ama seansta paylaşılanları asla üçüncü kişilerle paylaşmıyoruz. Danışan istemediği sürece aile bireyleriyle de paylaşım yapılmıyor.”
Kumar bağımlılığı ile mücadelede erken teşhis ve uzman desteği hayati önem taşırken, kolay ulaşılabilirliğin yarattığı risklere karşı ailelerin ve bireylerin çok daha dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Yeşilay’ın sunduğu psikolojik destekler, bağımlıların bu “sonsuz döngüden” kurtulabilmesi için en güvenli kapı olarak görülüyor.
