Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında 2023 yılındaki seçim çalışmaları sırasında belediye imkanlarının kullanıldığı iddiasıyla İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verildi. Siyaset gündemine bomba gibi düşen bu kararın ardından belediyeden ilk açıklama gelirken, dosyanın detayları ve konser harcamalarına ilişkin yürütülen diğer süreçler merak konusu oldu.
İçişleri Bakanlığı, 2023 yılında Karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı araçların kullanıldığı iddiasını mercek altına aldı. Yapılan incelemeler sonucunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesi kararlaştırıldı. Bakanlığın bu süreçte ilk soruşturmayı eski Fen İşleri Daire Başkanı Aziz Murat Seyrek hakkında başlattığı öğrenilirken, söz konusu araçların belediye başkanından habersiz kullanılamayacağı değerlendirmesiyle Yavaş da sürece dahil edildi.
Soruşturma Süreci Nasıl İşleyecek
Alınan karar sadece Mansur Yavaş ile sınırlı kalmadı. Yavaş ile birlikte toplam 8 belediye çalışanı hakkında da soruşturma izni çıktı. Hukuki süreç kapsamında Mansur Yavaş’ın bu karara karşı hamle yapma hakkı bulunuyor. Yavaş, Danıştay 1. Dairesi’ne 10 gün içinde itiraz başvurusunda bulunabilecek. Bu itirazın ardından yargı sürecinin nasıl şekilleneceği kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesinden Açıklama Geldi
Soruşturma izni haberlerinin ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi sosyal medya hesapları üzerinden yazılı bir açıklama yayımladı. Karara itiraz edileceğinin vurgulandığı açıklamada, seçim dönemlerinde kamu kaynaklarının korunması konusunda en üst düzeyde hassasiyet gösterildiği belirtildi. Belediyeden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Seçim dönemlerinde dahi kamu kaynaklarının kullanılmaması yönünde hassasiyet gösterilmiş; Mansur Yavaş, kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almamıştır. Kamu imkânları ile siyasi faaliyetler arasında kesin bir ayrım yapılmasını sağlamıştır.”
Açıklamanın devamında, konunun daha önce bizzat Mansur Yavaş tarafından incelendiği hatırlatılarak, “Nitekim bu konunun bir televizyon programında gündeme gelmesi üzerine, herhangi bir tereddüde mahal bırakmamak adına konu bizzat kendisi tarafından teftişe sevk edilmiş, yapılan incelemelerde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.” denildi.
Konser Harcamaları Soruşturması Ayrı Yürütülüyor
Gündemdeki diğer önemli başlık ise belediyenin konser harcamalarına yönelik iddialar oldu. NTV Muhabiri Mustafa Berber’in aktardığı bilgilere göre, araç kullanımıyla ilgili verilen soruşturma izni, konser harcamalarına ilişkin yürütülen soruşturmadan tamamen ayrı bir dosya olarak ilerliyor. 2021-2024 dönemini kapsayan konser harcamalarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada, piyasa rayiç bedellerine uygun olmayan ödemeler yapıldığı öne sürülüyor.
Mansur Yavaş, daha önce yaptığı açıklamalarda bu iddiaların temelsiz olduğunu savunmuş ve şeffaflık vurgusu yapmıştı. Yavaş, İçişleri Bakanlığı’nın izin sürecine dair şu dikkat çekici ifadeleri kullanmıştı: “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma yürütmesi için İçişleri Bakanlığı’ndan izin almasına gerek yoktur. Çağırırlarsa, gönüllü olarak ifadeye vermeye hazırız. Çünkü bizim gizleyecek, çekinecek, saklayacak hiçbir şeyimiz yoktur.”
MASAK Raporundaki Çarpıcı Tespitler Neler
Soruşturma dosyasına giren raporlarda, 2021-2024 yılları arasında düzenlenen 32 farklı konser hizmet alımı için KDV hariç 759 milyon 148 bin 652 lira ödeme yapıldığı kaydedildi. Bu ödemelerin piyasa fiyatlarının çok üzerinde olduğu ve yaklaşık 154 milyon 453 bin 221 liralık bir kamu zararı oluştuğu iddia ediliyor. MASAK tarafından hazırlanan araştırma raporunda ise ihaleyi alan bazı firmalarla ilgili çarpıcı detaylar yer aldı.
Rapora göre, incelenen üç firmanın beyan edilen adreslerde bulunmadığı, bu adreslerin sanal ofis olarak kullanıldığı tespit edildi. Ayrıca bazı firmaların belediyeden aldığı paraları başka organizasyon şirketlerine aktardığı, bu hesaplardan şahıslar tarafından çek tahsilatları yapıldığı belirlendi. Raporda, mal ve hizmet alımı yapılan altı firmanın yeni kurulmuş, tek ortaklı yapılar olduğu ve faaliyet alanlarının ödeme yapan firmanın alanlarıyla alakasız olduğu şu tespitlerle ifade edildi: “- Faaliyet adreslerinin genel itibarıyla apartman daireleri olduğu ve beyan ettikleri adreslerde olmadıkları – Sigortalı şirket çalışanının olmadığı, faaliyet gösterdikleri alanların birbiriyle ve ödeme yapan firmanın faaliyet gösterdiği alanlarla alakasız olduğu – Taraflar arasında gerçekleştiği beyan edilen mal/hizmet alım satımlarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.”
