Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Orta Doğu’da uzun süreli savaş riski mi artıyor Bakan Fidan İsrail’in asıl niyetini nasıl ifşa etti

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in çatışmaları tüm bölgeye yayarak süreci

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in çatışmaları tüm bölgeye yayarak süreci bilinçli bir şekilde uzatmak istediği konusunda kritik uyarılarda bulundu. Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kapsayan Körfez turunun ardından çarpıcı değerlendirmeler yapan Fidan, bölgeyi bekleyen büyük tehlikenin şifrelerini ve Türkiye’nin çözüm için izlediği kararlı diplomasi trafiğini anlattı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgedeki gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleştirdiği Körfez turunun ardından önemli açıklamalarda bulundu. İsrail’in başlattığı saldırıların seyrine ilişkin değerlendirmeler yapan Fidan, Körfez ülkelerinde savaşın birkaç hafta daha sürebileceği yönünde öngörüler olduğunu ancak İsrail’in bu süreci çok daha uzun bir zamana yayma eğiliminde olduğunu belirtti. Fidan, İsrail yönetiminin ABD yönetimi üzerinde baskı kurarak bu süreci kendi stratejik hedefleri doğrultusunda şekillendirmeye çalıştığını ifade etti.

İsrail neden barış istemiyor ve çatışmaları neden uzatıyor

Savaşın sona erdirilmesi noktasında müzakere seçeneklerinin mevcut durumdaki zorluklarına dikkat çeken Bakan Fidan, İsrail’in barış masasına oturmak yerine savaşı derinleştirmeyi tercih ettiğini vurguladı. ABD ile İsrail arasındaki başlangıç pozisyonlarının giderek birbirinden uzaklaştığını dile getiren Fidan, İsrail’in bölgedeki askeri hedeflerine ulaşmadan durmayacağı izlenimini verdiğini söyledi.

Fidan, İsrail’in izlediği stratejiye dair şu ifadeleri kullandı: “Savaş varken müzakere edilmesi seçeneği pek olası görünmüyor. Ama kısa süreli ateşkes ilan edip bu süre zarfında müzakereeye başlayıp ‘müzakereden sonuç alamazsam tekrar savaşa başlarım’ denilmesi ihtimalini de göz önünde bulundurmalıyız. İsrail, savaş mümkün olduğunca uzasın, İran’a daha fazla zarar verelim gibi bir politika da izleyebilir. Bu yaklaşım karşısında ABD’nin alacağı tutum önem kazanacak. İsrail kendileri için önemli olan askeri ve sanayi hedeflerini ortadan kaldırmadan durdurmayacağı izlenimini veriyor. Suikastlar devam ediyor. Bu savaşı İsrail başlattı. Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil. Sorun İsrail’in barış istememesi. Bu gerçeği her yerde, her fırsatta vurguluyoruz”

Körfez ülkeleri ve İran arasındaki gerilimde son durum ne

Bakan Fidan, bölgedeki savaşın sadece İsrail ve Filistin ekseninde kalmadığını, Körfez ülkelerinin de doğrudan bir tehdit algısı içinde olduğunu belirtti. İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarının Körfez’de ciddi bir rahatsızlık yarattığını ifade eden Fidan, bu ülkelerin savaşa dahil edilmek istenmesine karşı net bir duruş sergilediklerini aktardı. Savunma sanayii ve ekonomik iş birliği alanında yeni arayışların gündeme gelebileceğine işaret eden Fidan, Türkiye’nin bu süreçteki tutarlı tavrının bölge ülkeleri nezdinde güven tazelediğini söyledi.

Türkiye’nin her iki tarafa da yanlışlarını açıkça ifade eden tek güç olduğunu belirten Fidan, “İran da Körfez’deki ABD üsleri konusunda bazı taleplerle ortaya çıkabilir. Şu da önemli bir nokta: Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve LNG Çin’e AB ülkelerine, Güney Kore, Japonya, Hindistan’a gidiyor. Bu ülkelerin beklentileri neler olacak? Bu savaşın ardından Türkiye’ye olan güvenin arttığını görüyoruz. Başından beri ikircikli bir tavır takınmadık. Yapılan yanlışları tüm taraflara açıkça söylediğimizi herkes görürüz. İran’a yapılanın da Körfez ülkelerine yapılanın da yanlış olduğunu en güçlü ve net şekilde gündeme getiriyoruz” dedi.

Bölgesel savaş uyarısı ve Türkiye’nin diplomasi trafiği

Riyad’da düzenlenen ve bölge ülkelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantının detaylarını paylaşan Bakan Fidan, durumun aciliyetinin tüm taraflarca kabul edildiğini belirtti. Körfez ülkelerinin, kendi hava sahalarının ve üslerinin İran’a karşı kullandırılmayacağı yönündeki kararlılığını hatırlatan Fidan, çatışmaların sivil altyapıları hedef almasının riski daha da artırdığını ifade etti.

Fidan, bölgedeki son durumu ve Türkiye’nin çözüm arayışını şu sözlerle özetledi: “Körfez ülkeleri bu savaşta İran’ın kendilerini neden hedef aldığını sorguluyorlar, ‘Bizim bu savaşın çıkışıyla bir ilgimiz yok, o başka bir konu’ diyorlar. Bize yapılan saldırı haksız bir saldırı ve bu saldırıya karşı cevap vermemiz gerekiyor diyorlar. Körfez ülkeleri hava sahalarını ve ülkelerindeki üsleri İran’a karşı kullandırmayacaklarını en başta deklare ettiler. ‘Biz bu savaşın parçası değiliz’ diyorlar. Ayrıca İran’ın askeri üsler dışında sivil altyapıya da ekonomik hedeflere de saldırı yaptığını, bunun kasıtlı olduğunu söylüyorlar.”

Sürecin tehlikeli bir noktaya evrildiğini kaydeden Bakan Fidan, “Toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Son yoğun saldırılar da bunu tetikledi. Risk arttı. Bu durumun tüm bölgeyi içine çekecek uzun süreli bir savaşa doğru gitmesini biz hiçbir şekilde arzu etmiyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi için dün Riyad’da yapılan toplantı gibi başta bölgesel girişimler olmak üzere tüm diplomatik zeminleri kullanmaya devam edeceğiz. Maalesef başından beri yaptığımız bütün analizlerin doğru çıkması bizi üzüyor. Bir taraftan da geleceğe yönelik daha sağlıklı atmak için Türkiye’nin sesine ve görüşüne ne kadar ihtiyaç duyulduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

İran ve İsrail’e karşı ilkesel tutum vurgusu

Toplantının ana gündem maddesinin İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları olduğunu belirten Fidan, Türkiye’nin hem İsrail’in yayılmacı politikalarına hem de İran’ın savaşı bölgeye yayma çabalarına karşı olduğunu net bir şekilde yineledi. Tüm bölge ülkelerinin bir masa etrafında toplanmasının ortak bir akıl arayışı olduğunu söyleyen Fidan, “Savaştan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen bütün bölge ülkeleri masa etrafındaydı. Ortak bir akıl araması amaçlıydı. Herkes durumun aciliyetini ortaya koydu. Tek gündem maddeli bir toplantıydı. Ortak açıklama da bunu yansıtıyor. Biz ilkesel tutumumuzu sürdürüyoruz. Hem İsrail’in saldırganlığına ve yayılmacılığına hem de İran’ın savaşı bölgeye yaymaya yönelik eylemlerine karşı çıkıyoruz” diyerek Türkiye’nin dengeleyici rolünün altını çizdi.