İstanbul Bakırköy’de bir sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalınmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik gelişmelere ulaşıldı. Gözaltına alınan 11 şüpheliden 9’u tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilirken, soygunun öncesinde yapılan keşifler ve güvenlik kamerası kayıtlarının silinmesiyle ilgili detaylar kan dondurdu.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat tarihinde Şenlikköy Mahallesi’nde gerçekleşen dev soyguna dair yürütülen soruşturma derinleşiyor. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince üç ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 11 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden K.K. hakkında örgüt kurmak ve yönetmek suçlamasıyla, diğer şüpheliler hakkında ise örgüte üye olma, nitelikli hırsızlık ve suç delillerini gizleme gibi ağır suçlardan tutuklama talep edildi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüphelinin yakalanması için ise çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.
Soygundan önce lüks araçla iki kez keşif yapmışlar
Emniyet güçlerinin titizlikle yürüttüğü incelemeler sonucunda, şüphelilerin profesyonel bir plan dahilinde hareket ettikleri belirlendi. Soygundan yaklaşık dört gün önce lüks bir otomobille siteye gelerek iki kez keşif yapan zanlıların, hırsızlık günü bir site sakininin binaya girmesini bekledikleri öğrenildi. Açılan bariyerden hızla içeri sızan şüphelilerin, sahte plakalı araçlar kullanarak izlerini kaybettirmeye çalıştıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında oluşturulan örgüt şeması, eylemin sıradan bir hırsızlık değil, organize bir suç örgütü faaliyeti olduğunu ortaya koydu.
Güvenlik kamerası görüntülerini kimler sildi
Soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından birini ise delillerin karartılması çabası oluşturdu. Ana şüphelilerden K.K.’nın yaşadığı sitenin güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, şüphelinin giriş-çıkış görüntülerinin sistemden silindiğini fark etti. Bu gelişme üzerine aralarında site yöneticileri ve güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 5 kişi, kayıtları sildikleri iddiasıyla gözaltına alındı. Evinde yapılan aramalarda 1 milyon 670 bin 500 dolar nakit para ele geçirilen K.K., bu paranın tekstil ticareti ve gayrimenkul satışından elde edildiğini iddia etti. Diğer şüphelilerden R.S. ise ifadesinde “Çuval paylaştıklarını gördüm, ama para olduğunu bilmiyordum. Ben para almadım” şeklinde beyanda bulunarak suçlamaları reddetti.
Mağdurun ifadesi şaşırttı: Bankaya yatırmak zahmetli oluyor
Olayın mağduru olarak ifade veren Bilal Durmaz’ın, 30 milyon dolar gibi devasa bir nakit tutarı neden bankada değil de otoparktaki araçlarda sakladığına dair verdiği cevaplar ise şaşkınlık yarattı. Durmaz, polis merkezindeki ifadesinde “Yaptığım iş gereği parayı bankaya yatırıp geri çekmek benim için zahmetli oluyor, ondan dolayı parayı araçta taşıyordum. Bu paralar bana 3 aydır hiç lazım olmadığından olduğu yerde duruyordu. Benim şirketimin 2025 yılında sermayesi 40 milyon liradır. Ciroyu avukatım dosyaya sunacaktır.” sözleriyle kendisini savundu.
Döviz bürosu sahibi olduğunu belirten Durmaz, paraların saklanma koşullarına dair şu detayları paylaştı: “Ben döviz bürosunun ne kadar ciro yaptığını net hatırlamıyorum. Yaklaşık 3 yıldır aynı işi yapmaktayım. Yeni adrese taşınmam ile döviz bürosunda bulunan 30 milyon ABD doları nakit parayı ikamete getirdim (dolarların tamamı 100 USD banknot şeklindeydi). Son 3 aydır parayı nakit olarak 34 EOS 86 plakalı Ford Ranger ve 34 BJK 747 plakalı Audi A6 marka araçlarda bulundururum, paralar yarı yarıya şeklinde bulunuyordu.”
Kara para aklama soruşturmasıyla bağlantı çıktı
Soruşturma ilerledikçe, 30 milyon doları çalınan Bilal Durmaz’ın ailesine dair çarpıcı bir detay daha gün yüzüne çıktı. Mağdurun, geçtiğimiz dönemde kara para aklama suçlamasıyla tutuklanan Taç Döviz firmasının sahibi Atilla Durmaz’ın oğlu olduğu anlaşıldı. Atilla Durmaz ve beraberindeki 60 şüpheli hakkında; terörizmin finansmanı, tefecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlardan işlem yapılmıştı. 47 milyar liradan fazla işlem hacmine ulaşan o soruşturma kapsamında, şüphelilerin yasa dışı yöntemlerle elde ettikleri gelirleri ticari faaliyet gibi göstererek aklamaya çalıştıkları MASAK raporlarına yansımıştı. Otoparktaki milyon dolarlık hırsızlık olayı, bu geniş çaplı suç ağının yeni bir halkası olup olmadığı yönünden de titizlikle inceleniyor.

