Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Tapu satışında mağdur olanlar artık notere dava açamayacak mı ve AYM kararı neleri değiştirdi

Anayasa Mahkemesi, taşınmaz satış sözleşmelerinden kaynaklanan zararlar nedeniyle doğrudan noterlere

Anayasa Mahkemesi, taşınmaz satış sözleşmelerinden kaynaklanan zararlar nedeniyle doğrudan noterlere dava açılabilmesinin önünü kapatan kritik bir karara imza attı. Resmi Gazete’de yayımlanan bu karar, gayrimenkul alım satım sürecinde yaşanan mağduriyetlerin giderilme yöntemini tamamen değiştirirken, noterlerin hukuki statüsünü ve sorumluluk sınırlarını yeniden belirledi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), taşınmaz satışı sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini talebiyle doğrudan notere karşı dava açılabileceği ve zararı devletin ödemesi durumunda sözleşmeyi yapan notere rücu edebileceği düzenlemesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Bu gelişme ile birlikte, taşınmaz satışında oluşabilecek zararın tanzimi için artık noterlere doğrudan dava açılması mümkün olmayacak.

Yargı süreci nasıl gelişti

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, CHP, 7413 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13’üncü maddesiyle 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162’inci maddesine eklenen ikinci fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek iptal davası açtı. İptal isteminde, 162’nci maddede yer alan ve taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini için doğrudan notere karşı dava açılabilmesine imkan tanıyan düzenlemenin anayasal ilkelere aykırı olduğu savunuldu.

Başvuruda, Anayasa’da kamu görevlilerinin ilgililere verdikleri zararların tazmini için ancak devlete karşı dava açılabileceği hükmünün yer aldığı hatırlatıldı. Noterlere yönelik getirilen bu farklı düzenlemenin hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriyle çeliştiği ifade edilerek, sistemin anayasal güvence altına alınan memur ve kamu görevlisi sorumluluğuyla bağdaşmadığı aktarıldı.

Anayasa Mahkemesi neden iptal kararı verdi

İptal istemini görüşen Anayasa Mahkemesi, noterliğin bir kamu hizmeti, noterlerin de bu hizmeti yürüten kamu görevlileri olduklarını vurguladı. Bu kapsamda, noterler tarafından taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesi nedeniyle meydana gelen zararların, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken ortaya çıkan zararlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmedildi.

Yüksek Mahkeme, “Taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden dolayı oluşan zarardan noterler de sorumludur. Bu zararın devlet tarafından ödenmesi halinde devlet, sözleşmeyi düzenleyen notere rücu eder.” hükmünü iptal ederken, bu durumun anayasal güvencelerle çeliştiğine dikkat çekti.

Kararın gerekçesinde kamu görevlisi vurgusu yapıldı

AYM’nin kararında, iptali istenen düzenlemenin noterler aleyhine doğrudan dava açılmasına imkan tanımasının mülkiyet hakkı ve hak arama hürriyeti çerçevesinde anayasal hükümlerle bağdaşmadığı sonucuna varıldı. Kararda şu değerlendirmelere yer verildi:

“- Resmi görevlilerin haksız işlemlerinden kaynaklanan zararın devletçe tazmin edileceğini ve kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken ilgililere verdikleri zararın tazmini talebiyle ancak idare aleyhine dava açılabileceğini öngören anayasal hükümlerle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”

Söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın 40’ıncı ve 129’uncu maddelerine aykırı olduğunu belirten Anayasa Mahkemesi, taşınmaz satışlarında yaşanan mağduriyetlerde vatandaşın muhatabının doğrudan devlet olması gerektiğini tescilledi. Bu kararla birlikte, noterlerin şahsi sorumluluğuna gidilmeden önce devletin sorumlu tutulması anayasal bir zorunluluk haline geldi.