Giresun’un Görele ilçesinde yaşanan ve tüm Türkiye’yi yasa boğan 16 yaşındaki Tuana Torun’un ölümü, beraberinde büyük bir tartışmayı da getirdi. Çocuğa karşı cinsel taciz suçlamasıyla tutuklanıp görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Hasbi Dede, davanın mağduru olan genç kızın yaşamını yitirdiği feci kazayla kendisi arasında kurulan bağlara yönelik sert bir açıklama yaptı.
Giresun’un Görele ilçesinde Mart ayında meydana gelen ve 16 yaşındaki lise öğrencisi Tuana Elif Torun’un hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trafik kazası, siyaset ve yargı dünyasını hareketlendirdi. Karadeniz Sahil Yolu üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalışırken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan genç kızın ölümü, davanın seyri açısından yeni bir boyuta ulaştı. Kazayı yapan sürücü A.H.’nin alkollü olduğunun tespit edilmesi ve zanlının Hasbi Dede’nin eniştesine ait işletmede çalışması, şüpheleri bu yöne çevirdi.
Kaza anında neler yaşandı ve sürücü kim çıktı
Olay, 28 Mart tarihinde Görele köprüsü mevkisinde gerçekleşti. Trabzon istikametine seyir halinde olan 28 RE 752 plakalı otomobilin sürücüsü Adem Hasbaş, yoldan geçmeye çalışan Tuana Torun’a çarptı. Yapılan incelemeler sonucunda sürücünün alkollü olduğu belirlenirken, zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak olayın asıl dikkat çeken kısmı, sürücünün görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin yakın çevresiyle olan iş ilişkisi oldu. Kazanın ardından kamuoyunda, kazanın bir tesadüf mü yoksa başka bir bağlantısı mı olduğu soruları sorulmaya başlandı.
Hasbi Dede hakkındaki suçlamalara ne dedi
Görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Hasbi Dede, hem taciz iddiaları hem de bu feci kaza ile ilgili yürütülen tartışmalara yazılı bir açıklama ile cevap verdi. Yaşananları bir algı operasyonu olarak nitelendiren Dede, hayatını kaybeden Tuana Torun’a rahmet dileyerek söze başladı. Kendisine yönelik bir linç girişimi olduğunu savunan Dede, olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ifade etti.
Dede, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Şahsımı hedef alan kasıtlı ve haksız bir algı operasyonu yürütüldüğünü üzülerek takip etmekteyim. Bazı haber organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan ve gencecik bir canın kaybı üzerinden siyasi veya popülist amaç ve hesaplar güderek beni bu olayla ilişkilendirmeye çalışmak hem adalete hem de merhumenin aziz hatırasına saygısızlıktır.”
Yaşanan bu trajik olayın ardından yargı sürecine olan güvenini vurgulayan Hasbi Dede, masumiyetinin kanıtlanacağını savundu. Konuşmasını noktalarken, “Şahsıma yöneltilen bu iddiaların, bağımsız Türk yargısı huzurunda yapılacak yargılama neticesinde boşa çıkacağına ve masumiyetimin tescil edileceğine inancım tamdır.” dedi. Kamuoyu şimdi, hem taciz davasının hem de kazaya dair soru işaretlerinin mahkeme salonlarında nasıl aydınlanacağını bekliyor.
