Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Hüsamettin Cindoruk, tedavi gördüğü hastanede 92 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren usta siyasetçinin vefatı, Türk siyaset dünyasında derin bir üzüntüye neden oldu.
Türk siyasetinin en önemli figürlerinden biri olan eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk vefat etti. 25 Aralık 2025 tarihinde evinde fenalaşan ve oksijen değerlerinin düşmesi üzerine acilen özel bir hastaneye kaldırılan Cindoruk, burada yoğun bakım servisine alınmıştı. Günlerdir süren hassas tedavi sürecinin ardından, 92 yaşındaki usta devlet adamının bugün yaşamını yitirdiği öğrenildi.
Özgür Özel’den taziye mesajı geldi
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Hüsamettin Cindoruk’un vefat haberinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden duygusal bir taziye mesajı paylaştı. Özel, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Türk siyasetinin müstesna ismi, TBMM Başkanlığı ve vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulunmuş Hüsamettin Cindoruk’un vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Bir ömrü hukuka, Meclis’in itibarına ve demokratik siyaset geleneğine adayan Sayın Cindoruk; makamların ağırlığını, emaneti taşımasını ve zamanı gelince devretmesini bilen bir devlet adamıydı. Genç yaşta hukukçu olarak başladığı yolculukta, darbe dönemlerinin gölgesine rağmen demokratik meşruiyetten yana duruş sergilemesi, hayatındaki en kıymetli izlerden biri olarak hatırlanacaktır. Mekanı cennet olsun.”
Hüsamettin Cindoruk kimdir ve siyasi kariyerinde neler yaptı
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Hüsamettin Cindoruk, siyaset hayatına ilk adımını Demokrat Parti gençlik kollarında attı. 1958 yılında bu partiden ayrılarak Hürriyet Partisi’nin kurucu kadrosuna dahil olan Cindoruk, hukukçu kimliğiyle de tarihe geçti. Özellikle 27 Mayıs 1960 darbesi sonrasında Yassıada yargılamalarında 18 eski milletvekilinin avukatlığını üstlenmesi, onun en bilinen hukuki mücadelelerinden biri oldu. Bu süreçte Yüksek Adalet Divanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle iki buçuk ay hapis cezası aldı.
Siyasi yaşamı boyunca darbelerle karşı karşıya kalan Cindoruk, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından da zorlu süreçler yaşadı. 1983 yılında kurucusu olduğu Büyük Türkiye Partisi’nin kapatılmasıyla birlikte, aralarında Süleyman Demirel’in de bulunduğu isimlerle Zincirbozan’a sürgüne gönderildi. 14 Mayıs 1985’te Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı’na seçilen Cindoruk, Süleyman Demirel’in siyasi yasağının bitmesiyle genel başkanlık koltuğunu ona devrederek Türk siyasetinde ender görülen bir vefa örneği sergiledi.
Meclis Başkanlığından Cumhurbaşkanlığı vekaletine uzanan yol
Hüsamettin Cindoruk, 1991 ile 1995 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevini başarıyla yürüttü. 17 Nisan 1993’te 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatı üzerine, bir süreliğine vekaleten Cumhurbaşkanlığı makamını temsil etti. Tansu Çiller’in DYP Genel Başkanlığı’na gelmesiyle partiden ayrılarak Demokrat Türkiye Partisi’ni kuran Cindoruk, 1999 seçimlerinin ardından bir süre aktif siyasete ara verdi.
2009 yılında yeniden sahneye çıkarak Demokrat Parti Genel Başkanlığı’na seçilen usta siyasetçi, Anavatan Partisi ile Demokrat Parti’nin birleşme sürecinde kritik bir rol üstlendi. 2011 yılına kadar bu görevini sürdüren Cindoruk, Türk siyasetinde her zaman uzlaşmacı ve demokrat kimliğiyle hatırlanacak isimler arasında yerini aldı.
