TBMM Akran Zorbalığını Araştırma Alt Komisyonu tarafından hazırlanan son rapor, okullardaki sessiz çığlığı sarsıcı rakamlarla gözler önüne serdi. Her 7 çocuktan birinin pençesinde olduğu bu sorun, sadece mağduru değil, şahit olanları ve zorbalık yapanları da derin bir çıkmaza sürüklüyor. İşte çocukların ruh sağlığını ve okul hayatını tehdit eden o çarpıcı detaylar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Akran Zorbalığını Araştırma Alt Komisyonu, ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin hayatını etkileyen akran zorbalığına dair kapsamlı bir rapor yayımladı. Hazırlanan raporda, 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’inin zorbalığa maruz kaldığı belirlendi. Bu istatistik, Türkiye’deki her 7 çocuktan birinin doğrudan zorbalık mağduru olduğunu kanıtlıyor.
Zorbalık çocukların hayatını nasıl etkiliyor
Raporda zorbalığın sadece mağdur ve zorba arasında kalmadığı, tanık olan çocuklarla birlikte toplamda 3 çocuğun da hayatını olumsuz etkilediği vurgulandı. Uzmanlar, arkadaş çevresinde yaşanan bu şiddet sarmalının okul iklimini tamamen bozduğuna dikkat çekiyor. Raporda, “Arkadaşlarının zorbalığa maruz kaldığını gören diğer çocuklar korku ve endişe duyabilmekte; ve okuldan uzaklaşma gibi tepkiler gösterebilmektedir.” denilirken, sürecin duygusal boyutu hakkında “Bu öğrenciler üzüntü, kendini güçsüz veya baskı altında hissetme gibi duygusal etkilerle de karşılaşabilmektedir.” değerlendirmesi yapıldı.
Zorbalığa maruz kalan öğrencilerin kısa vadede yaşadığı sorunlar ise oldukça ağır. Depresyon ve uyku problemlerinin yanı sıra çocuklarda mide bulantısı, karın ağrısı ve çeşitli fiziksel sağlık problemleri baş gösteriyor. Öte yandan, akran zorbalığı yapan öğrencilerin de profili incelendiğinde; bu çocukların okula bağlılıklarının zayıf olduğu, okulu sevmedikleri ve akademik başarılarının düşük olduğu gözlemleniyor.
Akran zorbalığı nedir ve hangi türleri bulunuyor
Uzmanlara göre akran zorbalığı; çocuklar arasındaki psikolojik, fiziksel, sosyal ve sözel saldırılar bütünü olarak kabul ediliyor. Bu eylemin temelinde zorba davranış gösteren ile zorbalığa uğrayan çocuk arasındaki güç eşitsizliği yatıyor. Genellikle zorba davranışlar sergileyen çocuk; yaşça daha büyük, fiziksel açıdan daha güçlü ya da sosyal olarak daha kalabalık bir gruptan güç alıyor.
Genel kanının aksine zorbalık sadece fiziksel kavgalardan ibaret değil. Raporda akran zorbalığı üç ana başlıkta inceleniyor. Sözel zorba davranışlar; lakap takılması, alay edilmesi, küfür edilmesi ve gurur kırıcı ifadeleri kapsıyor. Duygusal zorba davranışlar ise arkadaş grubu içinde dışlamak, görmezden gelmek, yardım etmemek ve ortak aktivitelerde sorumluluk vermemek şeklinde tanımlanıyor. Fiziksel zorbalık kategorisinde ise yanından geçerken omuz atmak, iteklemek, tekme veya yumruk atmak gibi doğrudan fiziksel güç kullanımı yer alıyor.
