Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türkiye’de konut sektörü mü değişiyor yaşlı dostu evler hayatımızı nasıl etkileyecek

Türkiye’de hızla artan yaşlı nüfus oranıyla birlikte inşaat ve mimari

Türkiye’de hızla artan yaşlı nüfus oranıyla birlikte inşaat ve mimari alanında yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Sektör temsilcileri, sadece bugünü değil geleceği de kapsayan “yaşlı dostu konut” projelerinin artık bir lüks değil zorunluluk haline geldiğini vurgularken, evlerin tasarımında nelerin değişeceği merak konusu oldu.

Türkiye’de demografik yapının değişmesi ve yaşlı nüfusun giderek artması, gayrimenkul sektöründeki ihtiyaçları da kökten farklılaştırıyor. Gözde Şahin’in derlediği bilgilere göre, konut tasarımı artık sadece estetik veya büyüklük üzerinden değil; erişilebilirlik, ev içi güvenlik, sosyal izolasyonun önlenmesi ve bağımsız yaşam standartları üzerinden değerlendiriliyor. Uzmanlar, modern mimarinin merkezine “yaşlı dostu konut” yaklaşımının yerleşmesi gerektiğini savunuyor.

Konutların Nitelik Olarak Ele Alınması Gerekiyor

Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Cingi Yurdakul, mevcut konut üretimindeki yaklaşımın değişmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Konutların sadece anlık ihtiyaçlara cevap vermesinin yeterli olmadığını belirten Yurdakul, “Konutları sadece bugüne göre değil, geleceğe göre de tasarlamalıyız.” diyerek uzun vadeli planlamanın önemini vurguladı. Sektördeki nicelik odaklı bakış açısını eleştiren Yurdakul, “Konutlar aslında nitelik olarak ele alınmalı.” ifadelerini kullanarak, yapıların içindeki yaşam kalitesinin artırılması gerektiğini belirtti.

Özellikle fiziksel hareketliliğin kısıtlandığı dönemlerde binaların sunduğu imkanlar hayati önem taşıyor. Asansör kullanımının bir standart olması gerektiğini ifade eden Yurdakul, ev içi detaylara dair şu uyarılarda bulundu: “Banyolarda mutfaklarda gerektiğinde tutunabilmek için sağlam duvarların olması, kaymaz zemin yüzeylerinin olması, aynı zamanda eşiksiz ve mümkün olduğu kadar düz alanların olması önemli.”

Yaşam Boyu Kullanılabilir Konut Kavramı Nedir

Mimaride yeni bir vizyon olarak öne çıkan “yaşam boyu kullanılabilir konut” kavramı, bir evin bireyin tüm yaşam evrelerine eşlik edebilmesi anlamına geliyor. Bu yaklaşım, evin sadece yaşlılıkta değil, geçici bir sakatlıkta veya çocuklu bir aile yapısında da aynı konforu sunmasını hedefliyor. Filiz Cingi Yurdakul, bu dönüşümün geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini şu sözlerle aktardı:

“Çocukluk evresi, gençlik evresi, yetişkinlik evresi sonrasında genç çift, çocuklu aile belki geçici sakatlık durumları olabilir. Bunların hepsine uyum sağlayabilecek bir konuttan bahsediyoruz. Burada biz mimarlara da büyük sorumluluk düşüyor.”

Geleceğin şehirlerinde yaşlıların toplumsal hayattan kopmadan, güvenli ve bağımsız bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için bu mimari dönüşümün hızlanması bekleniyor. Tasarımdaki bu değişimler, hem bireysel güvenliği artırıyor hem de yaşlanan nüfusun yaşam kalitesini doğrudan yükseltmeyi amaçlıyor.