İstanbul Ümraniye’de Özbekistan uyruklu iki kadının vahşice katledilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada kan donduran ayrıntılar gün yüzüne çıktı. İlk cinayetin ardından maktulün telefonunu kullanarak ikinci kurbanı eve çağıran zanlıların, cesetleri aynı valizle taşıdığı ve çöp konteynerlerine attığı belirlendi. Avukatların dikkatiyle ortaya çıkan dehşet evindeki ikinci cinayette, ceset parçalarının bulunması için saniyelerle yarışıldığı öğrenildi.
Ümraniye’de Özbekistan uyruklu iki kadını canice öldürdüğü belirlenen iki zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı. Şişli’de bir çöp konteynerinde parçalanmış cesedi bulunan Durdona Khakımova’nın katil zanlıları olan D.A.U.T. ve G.A.K.’nin, aynı evde 32 yaşındaki Sayyora Ergashaliyeva’yı da öldürdükleri tespit edildi. Nöbetçi hakimlik, iki şüphelinin “tasarlayarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan tutuklanmasına karar vererek cezaevine gönderdi.
Kayıp başvurusu vahşeti nasıl ortaya çıkardı
İki çocuk annesi Sayyora Ergashaliyeva’dan 23 Ocak tarihinden itibaren haber alamayan Özbekistan’daki ailesi, çaresizce Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaştı. Dernek Başkanı Azade İslamova ve avukatlar Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt’un devreye girmesiyle süreç hız kazandı. Durdona Khakımova cinayetinin işlendiği evde Sayyora’nın da bulunabileceği şüphesi üzerine 6 Şubat’ta savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Bu başvuru, emniyetin henüz haberdar olmadığı ikinci bir vahşetin kapısını araladı.
Soruşturmayı derinleştiren ekipler, zanlıların sorgusunda kan donduran itiraflarla karşılaştı. Şüpheliler, Sayyora Ergashaliyeva’yı 23 Ocak’ı 24 Ocak’a bağlayan gece katlettiklerini ve cesedini parçalara ayırarak farklı ilçelerdeki çöp konteynerlerine attıklarını itiraf etti. Olayın en çarpıcı noktası ise zanlıların, ilk cinayetten sonra maktulün telefonundan mesaj atarak ikinci kurban Durdona Khakımova’yı eve çağırmaları oldu.
Cesedin bulunması için beş dakikalık kritik süre
Yaşanan korkunç süreci anlatan avukat Cevat Bozkurt, “Aile 5’nde geldi, 6’sında da gerekli işlemleri yapmak için savcılığa suç duyurusunda ve kayıp ihbarında bulunduk” diyerek araştırmaların bu ihbarla başladığını belirtti. Bozkurt, cesedin bulunma anına dair şu sarsıcı bilgileri paylaştı: “Biz ihbarda bulunduktan sonra araştırmalara başlandı. Önce elbette kayıp olarak aranıyordu sonra şüpheliler ifadeye alındı, sorgularında maalesef ki Sayyora Hanım’ı katlettiklerini itiraf ettiler. Duyduğumuz bilgiler; önce 23’ü ile 24’ü gecesi Sayyora Hanım katlediliyor, sonra zanlılar tarafından cesedi parçalara ayrılıyor. Cesedin bir kısmı bulundukları ikametin yakınındaki bir çöp konteynerıne, kalan kısmı ise Fatih ilçesinde bir konteynere atılıyor. Sonra bu götürdükleri valizi boşattıktan sonra valizle eve geri dönüyorlar. Sayyora Hanım’dan Durdona Hanım’a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar. Aldığımız duyuma göre Durdona Hanım’ın cesedini toplayıcının bulmasından yaklaşık 5 dakika sonra, eğer 5 dakika daha geç kalsaydı Durdona Hanım’ın da cesedinin bulunamama ihtimali vardı. Zira arkasından çöp kamyonu geldiğinin bilgisi var. Emniyet bunu duyar duymaz toplamaları durduruyor. Valizin içinde çöp konteynerinde başka cesede ait bir parça bulamadıkları için olayın sadece bir cinayet vakası olduğunu düşünüyorlar. Bizim başvurularımız olana kadar herhangi bir 2’inci kadının varlığından haberdar değiller. Daha sonra sorguda ortaya çıktığı için soruşturmayı derinleştirdiler”
Başka kurbanlar var mı sorusu gündemde
Olayın faillerinin kısa süreli tanışıklıkları ve cinayetlerin işleniş biçimi, akıllara başka kurbanların olup olmadığı sorusunu getirdi. Avukatlar Ezgi Ekin Arslan ve Cevat Bozkurt, zanlıların 15-20 günlük bir tanışıklıkla bu denli organize bir vahşeti gerçekleştirmelerinin şüpheli olduğunu vurguladı. Avukatlar konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Aynı valiz, bu valizde 2 cesedin taşınmış olması, ceset için emniyet araştırma yapıyor, 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş. Zanlıların tanışması 15-20 gün arasında, 15 günlük tanışıklıkla 2 kadını katledebileceklerine pek ihtimal vermiyoruz. 22 Ocak’ta Sayyora, Özbekistan’dan bir arkadaşını arıyor, ‘Mutlu değilim, bilet alın, döneceğim’ diyor. Sonra fail, bu arkadaşı arıyor, ‘Kalmaya devam edecek’ diyor, sonra da acı olay. Başvurularımız olana kadar 2’inci kadının varlığından haberdar değiller. Bu faillerle başka kadınlar irtibat kurdu mu, kayıp vakaları var mı, araştırılmasını istiyoruz. Belki de başka kadın cinayetleri de açığa çıkacak”
Ailenin tek isteği bir mezar yeri
Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova, ailelerin yaşadığı büyük yıkımı dile getirdi. İlk cinayetin ardından ailenin kendisine ulaştığını belirten İslamova, sürecin zorluğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “2 gün sonra ailesi bana ulaştı, Kızımız kayıp, kızımız da orada olabilir’ gibi tahminlerde bulundular. Gerekeni söyledik, onlar oradan kayıp müracaatında bulunurken biz buradan pasaport bilgileriyle asliyeden avukatlarımızla birlikte kızımızın dosyada ekli mi diye araştırmak istedik ama gizlilik kararı olduğu için haber olmadığını söylediler. Ailesinden buraya gelmesini rica ettik, bu işlemi sizsiz yapamayacağız. Aile çok çok ağır bir süreçte. Hem psikoloji hem hukuki destek veriyoruz. Bir günde 2 cinayet olması bizi de artık çok korkuttu. Sadece istekleri; Özbekistan’a nasıl gedeceğiz bir bedeni olsaydı, ulaşamadan gitmeyeceğiz, bekleyeceğiz, bulunmasını istiyoruz’ diye bekliyorlar”

