Reşit Kemal AS – 19 Şubat 2026
ABD’nin Orta Doğu’ya 193 nakliye uçuşu gerçekleştirmesi ve en az 46 yakıt ikmal uçağını Avrupa ile bölge hattına konuşlandırması, işte o ikinci kategoriye giriyor.
Bu bir tatbikat değil.
Bu bir rutin rotasyon da değil.
Bu, hesaplanmış bir askeri mimari kurulumudur.
Lojistik Konuşur, Diplomasi Susar
Uluslararası krizlerde liderler yumuşak cümleler kurabilir.
“Diplomasi açık”, “gerilimi düşürmek istiyoruz”, “barıştan yanayız” gibi ifadeler sıkça duyulur.
Fakat askeri lojistik başka bir dil konuşur.
193 nakliye uçuşu, mühimmat ve personel akışı demektir.
46 yakıt ikmal uçağı ise uzun menzilli ve sürdürülebilir hava operasyonu kapasitesi demektir.
Yakıt tankerleri olmadan modern savaş uçakları uzun süre havada kalamaz.
Bu sayı arttıkça operasyon derinliği artar.
Bu tablo bize şunu söylüyor:
ABD, seçeneklerini daraltmıyor. Genişletiyor.
İran Dosyası Yeniden Isınıyor
ABD’li Senatör Lindsey Graham’ın “Gemiler oraya havanın güzel olmasından dolayı gitmiyor” sözleri diplomatik bir açıklama değil, stratejik bir uyarıdır.
Washington’un İran’a yönelik sabrının azaldığı bir gerçek.
Ancak bu sabırsızlık doğrudan bir rejim değişikliği arayışı gibi görünmüyor.
Daha muhtemel olan senaryo şu:
- Füze altyapısını zayıflatmak
- Vekil milis ağlarını baskılamak
- Nükleer kapasiteyi geriletmek
- Caydırıcılığı sertleştirmek
Yani tam ölçekli savaş değil; kontrollü ama sert bir kapasite kırma planı.
Avrupa Neden Devrede?
Yakıt uçaklarının bir kısmının Avrupa’ya konuşlandırılması kritik bir detay.
Bu, operasyonun sadece Körfez merkezli olmayacağını gösterir.
Akdeniz hattı, NATO altyapısı ve Avrupa üsleri devreye alınmış durumda.
Bu aynı zamanda İran’a verilen bir mesajdır:
“Operasyon alanı dar değil.”
ABD, cephe açmıyor.
Alanı genişletiyor.
Psikolojik Eşik
Askeri yığınak bazen savaş başlatmak için değil, savaşı başlatma ihtimalini büyütmek için yapılır.
Bu hamle üç kitleye mesaj veriyor:
- İran yönetimine
- Bölgedeki müttefiklere
- ABD iç kamuoyuna
Washington şunu söylüyor olabilir:
“Masaya oturmazsan, masayı dağıtacak kapasitem hazır.”
Bu bir askeri hareket olduğu kadar bir psikolojik baskı operasyonudur.
Küresel Hesap
ABD’nin bu hamlesini sadece İran bağlamında okumak eksik olur.
Bu aynı zamanda:
- Çin’e dolaylı bir mesaj
- Rusya’ya denge hatırlatması
- Körfez ülkelerine güvence
- İsrail’e destek sinyali
Anlamına geliyor.
Orta Doğu artık sadece bölgesel bir kriz alanı değil, küresel güç rekabetinin ara sahasıdır.
Türkiye Açısından Kritik Nokta
Böylesi bir gerilim Türkiye için sadece dış politika başlığı değildir.
Enerji fiyatları, Irak ve Suriye hattındaki güvenlik dengesi, Körfez ticareti ve diplomatik manevra alanı doğrudan etkilenir.
Türkiye’nin burada yapması gereken:
- Denge politikasını korumak
- Tırmanmanın parçası olmamak
- Krizi yöneten aktörlerden biri haline gelmek
Soğukkanlılık burada stratejik güçtür.
Tetik Çekildi mi?
Henüz değil.
Ama silah emniyette de değil.
ABD’nin yaptığı şey basit değil:
Karar alındığında harekete geçmek için gereken altyapıyı kuruyor.
Bu, ani bir saldırının habercisi de olabilir.
Zorlayıcı diplomasinin zirvesi de olabilir.
Fakat kesin olan şu:
Washington, Orta Doğu dosyasını yeniden açtı.
Ve bu kez kapatmak için değil, yeniden şekillendirmek için masada.
Önümüzdeki haftalar belirleyici olacak.
Çünkü bazen savaş, ilk bomba düştüğünde değil, ilk yakıt uçağı kalktığında başlar.


YORUMLAR