Reşit Kemal AS – 07 Mart 2026
Bazı ülkeler büyür.
Bazı ülkeler güçlenir.
Ama çok az ülke “aksakallı” olur.
Aksakallı olmak sadece güç sahibi olmak değildir.
Tecrübe sahibi olmaktır.
Sözünün ağırlığının olmasıdır.
Ve en önemlisi, kriz anlarında aklı temsil etmektir.
Bugün Türkiye tam da böyle bir eşikten geçiyor.
Son 25 yıla baktığımızda, Türkiye’nin sadece ekonomik ya da askeri olarak büyüdüğünü söylemek eksik kalır.
Türkiye aynı zamanda bölgesel aklın merkezlerinden biri haline geldi.
Çünkü dünya artık eski dünya değil.
Güç Değil, Ağırlık
Soğuk Savaş sonrası dönemde küresel sistem tek merkezli görünüyordu.
Washington konuşuyor, dünya dinliyordu.
Fakat son 25 yılda bu tablo değişti.
Yeni güçler ortaya çıktı.
Yeni kriz hatları oluştu.
Ve eski düzenin kuralları hızla aşındı.
İşte bu karmaşanın ortasında bazı ülkeler sadece taraf oldu.
Ama bazı ülkeler denge kuran aktörlere dönüştü.
Türkiye bu ikinci kategoride yer aldı.
Bugün Ankara aynı anda;
- NATO içinde söz söyleyebilen,
- Rusya ile konuşabilen,
- Orta Doğu’da denge kurabilen,
- Afrika’da etkisini artıran,
- Türk dünyasında yeni bir jeopolitik alan açan
ender ülkelerden biridir.
Bu sadece diplomasi değildir.
Bu devlet aklıdır.
Aksakallı Devlet Ne Demektir?
Türk siyasi geleneğinde “aksakallı”, sadece yaşlı anlamına gelmez.
Aksakallı;
tecrübeyi, feraseti ve kriz anında doğru yolu gösteren aklı temsil eder.
Bazen savaş durdurur.
Bazen ittifak kurar.
Bazen de sadece varlığıyla denge sağlar.
Bugün Türkiye’nin rolü tam olarak budur.
Karadeniz’de kriz çıktığında herkes Ankara’ya bakıyor.
Kafkasya’da gerilim olduğunda Türkiye masada oluyor.
Ortadoğu’da yeni bir denge arandığında yine Türkiye konuşuluyor.
Çünkü Türkiye artık sadece bir coğrafya ülkesi değildir.
Türkiye bir denge ülkesi haline gelmiştir.
Gürültü Değil, Strateji
Dünya siyaseti bugün çok gürültülü.
Savaşlar, krizler, sert açıklamalar…
Ama gerçek güç çoğu zaman gürültüde değil, stratejik sabırda ortaya çıkar.
Türkiye son 25 yılda tam da bunu gösterdi.
Savunma sanayiinde bağımsızlık arayışı,
enerji hatlarında merkez olma hedefi,
çok yönlü diplomasi,
Türk dünyası ile kurulan yeni bağlar…
Bunların hiçbiri günübirlik hamleler değildir.
Bunlar uzun stratejik yürüyüşün adımlarıdır.
Gurur Meselesi
Bir ülkenin büyüklüğü sadece toprakla ölçülmez.
Bazen bir ülkenin büyüklüğü sözünün ağırlığıyla ölçülür.
Bugün Türkiye’nin sözü dünyanın birçok kriz masasındaki en önemli değişkenlerden biridir.
İşte bu yüzden, çeyrek asırlık dönüşüme baktığımda tek bir cümle kuruyorum:
25 yılda dünyanın aksakallılarından biri haline gelen bir ülkenin evladı olmaktan gurur duyuyorum.
Çünkü bazı ülkeler haritada yer kaplar.
Bazıları ise
tarihte yer açar.


YORUMLAR