Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar photo

Cuma Notları – Allah’ın Yüce Zikri – Fatih Ünlü

Fatih ÜNLÜ – 23 Ocak 2026


Takıldığımız Şeyler

“Beni ölçü alma
Ben o yıllara takılıp kalmış bir insanım.” dedi.

“Ama takıldığın şey de önemli, değil mi abi?” dedim.

Elbette, dedi. Ben özel bir durumdan bahsediyorum ama genel olarak senin söylediğin doğru. Takıldığına, sevdiğine, bağlandığına, vazgeçilmez sandıklarına öyle dikkat etmelisin ki. Çünkü müspet – menfi mahiyetleri seni çarpar.

Bazen takılıp kaldığın seni özgürleştirir.

Bazen yanlış hedeflerimiz bize nice ömürler kaybettirir.

Bazen yanlış kabullerimiz bizi yanıltır durur.

Evet, kâmil imana, Muhabetullah’a, Zikrullah’a, asr-ı saadete, temiz sevgilere, kâmil aşka, hayatının güzel anlarına, ulvi gayret ve hedeflere takılabildiğin kadar takıl.

Onlar zaten büyük bir iç dinamiğe sahiptirler, seni asla durağanlaştırmazlar, bilakis onlar vesilesiyle hep yeniden var kılınırsın. Ve bu dünyada özellikle zikirde ve büyük iyiliklerde Cennet’e benzer haller yaşarsın.  Şairin dediği gibi:

“Allah’ın Yüce Zikri
Bir yeryüzü cenneti
Kâinatın imrendiği.”

Öyle ki bu eşsiz hâller emr-i Hak’tan sonra da devam etsin istersin. Üstad Yunus Emre şöyle diyor:

Günler geçe yıl çevrile üstüme sinlem devrile
Ten çürüye toprak ola tozam hey dost deyu deyu

Allah bizi de hayra takılan, hayra bağlanan ve hayırla ilerleyenlerden eylesin.

=====

Rabbim!

Yoktan varoluşumdan şimdi aldığım nefese kadar her şeyimi borçlu olduğum sonsuz Yüce Zatına su-i zan etmemek elbette boynunum borcuydu, ben de bu acı sonuçtan hep kaçınmaya çalıştım. Zayıf düştüğüm anlar için de beni Rahmetinle bağışla Rabbim! Beni Sana karşı hadsizlikten muhafaza buyur.

Hep Senin yardımlarınla ayakta duruyorken,  Senin hakkında su-i zanna düşmek ateşi ve çilesinden beni muhafaza buyur.

=====

Yazmanın da Bir İmtihanı Var

Kardeşlerim, manevi konularda yazmayla daha çok iştigal ettikçe gördüm ki yazmanın da bir bedeli var. Ama yola koyulunca da yazmamak ta olmuyor.

Bir de yazmakta ulvi bir güzellik, bazen insana nefes gibi elzem görünen ulvi bir hâl var. Öyle ki yazarken kendini öyle kaptırabilirsin ki nefes almayı ihmal ettiğin anlar bile olur.

Evet, özellikle manevi konularda iddialı sözler ediyorsan, yeri geldiğinde bunun imtihanını da vermen gerekiyor. Doğrusu Allah kolaylaştırmasa yazmanın da bunun imtihanının da -giderek bütün işlerin de- hakkını vermek mümkün değil.

Yazdıklarında sureti öne çıkarıp sireti ihmâl etme de zaten apayrı bir felaket olur.

 

Ben de sizin de pak kalplerinizle âmin demeniz temennisiyle “Rabbim, Sen kolaylaştır, Sen ihsan eyle, Sen ikram eyle.” diye dualar ediyorum.

Sonra da söylediklerinin, yazdıklarının bedelini ödeyen ve yazmaya sebatla devam edip bize eşsiz miraslar bırakan büyüklerimize selam ve teşekkürlerimi arz ediyorum.  “Allah hayırlarını artırsın.” diyorum.

=====

ALINTILAR

Münezzehtir noksan sıfatlardan
Geceleyin kulunu Mescid-i Haram’dan
Mescid-i Aksa’ya götüren (Allah azimüşşan) 

İsra Suresi, 1. Ayeti Kerimenin Mealinden

Allah azimüşşan peygamberlerine (aleyhimüsselam) büyük müziceler ihsan ettiği gibi diğer kullarına da hallerine göre türlü güzellikler ihsan edebilir. Kullarına kendi âlemlerinde ruhlarını yücelten haller bahşeden de şüphesiz Allah azimüşşan’dır.  Yoksa biz kendimizle emmarede takılır kalırdık. Takılıp kalanlar da var elbette ama Allahualem onlar orayı çok istedikleri için kalıyorlar.

=====

“Mümin, başkasıyla hoş geçinen ve kendisiyle de hoş geçinilen kimsedir.

İnsanlarla güzel geçinmeyen ve kendisiyle güzel geçinilemeyen kimsede hayır yoktur.”

Hadisi Şerif – (Ahmed, Müsned, 2/400, 5/225)

=====

İmam Hüseyin’in kanı aşkına
Bizi güzel Muhammed’de ayırma.

Ümmi Sinan
=====

Tam düşecekken tutunduğum tuğlayı
Kendime Rabb bellemeyeceğim…

=

Bir şeyi yapmamak, onu yapmaktan daha fazla emek ister.   İsmet Özel

=====

Evvel O’dur, Ahir O’dur *

Burası yıllar sonra bile hâlâ acemisi olduğum bir şehirdi, aslında bu dünyanın da bir tür acemisiydim.1

Ama yine de Rabbim bana kerem eyledi, sonsuz cömertlik gösterdi de aciz günlerime birçok kemâlâtı ve güzel işi buralarda nasip eyledi.

İşte kendi acemi ve nadan hâllerimi değil de, daha doğrusu bunlardan geçip de hep Allah’ın sonsuz rahmet ve keremini övmem bu yüzden.

Peygamber Efendimiz Aleyhisselam ne güzel buyurmuşlar: “Nefsini bilen Rabbini bilir.”

İşte yetmiyor aciz kelimelerim, yetmiyor itminana çarpıcı sözlerim. Devran döner, zaman kısalır, hayat bir rüya gibi geçer 2; kalbe bunların ötesi bir nur gerek, asıl ben nerdeyim?..

Şimdi ben de kadd ü kametimce kendi nefsimi biliyorum.

Ben âcizler âciziyim: Allah’ın yardımı olmasa benim her işim hata ve hüsrandır. Allah azimü’ş-şan ise her şeye gücü yeten ve kıyassız en merhametli ve en cömert olandır.

Notlar:

* 1 Bu metni kıymetli babamızın vefatından bir süre sonra yazmıştım. Beklenmeyen bir ölümün o “tarifi imkansız” acemiliği hâlâ üzerimdeydi. Rabbim gani gani rahmet eylesin.

Bunları yazarken üstad Rasim Özdenören abimizin “Acemi Yolcu” kitabını da hatırladım. Hafızam zayıf, yeniden okuyayım. (Yol O’ndan başlar, O’na gider.)

2 İnsanlar uykudadırlar, öldükleri vakit uyanırlar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)

=====

* Çaresiz Anlarımıza Çare Olan Rahmetinle – Bir Soluk Dua.  Ortak Ad’lı Metinlerden.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER