Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar photo

Deyr Hafir’de Bir Çatışma Olmadı, Ama Ciddi Bir Güç Yoklaması Yapıldı – Reşit Kemal As

Reşit Kemal AS – 17 Ocak 2026

Suriye sahasında bazen en önemli gelişmeler, atılan adımlardan çok atılamayan adımlarda gizlidir. Deyr Hafir’e giren ABD askeri konvoyunun kısa süre sonra geri dönmesi ve hemen ardından SDG’nin “geri çekiliyoruz” minvalindeki açıklaması, tam da böyle okunması gereken bir tablo ortaya koyuyor. Görünenle yetinenler için bu bir geri adım olabilir; ama satır aralarına bakıldığında, çok daha derin bir denge savaşı karşımıza çıkıyor.

📍Eğer her şey planlandığı gibi olsaydı, o konvoy geri döner miydi?

Bu tür askeri intikaller, özellikle Deyr Hafir gibi rejim, Rusya ve İran hassasiyetinin yüksek olduğu bir bölgede, anlık kararlarla yapılmaz. Dolayısıyla yaşanan geri dönüş, sahada beklenmeyen bir direnç, diplomatik bir uyarı ya da perde arkasında yapılan sert bir pazarlığın sonucu olarak değerlendirilmelidir.

ABD konvoyunun geri dönmesi, Washington’un “ileri adım–kontrollü geri çekilme” stratejisinin klasik bir örneği olabilir. ABD, sahada nabzı yoklar; reaksiyonları ölçer; ardından geri çekilerek karşı tarafın reflekslerini izler. Bu, askeri bir zayıflık değil, aksine risk almadan sınırları test etme yöntemidir.

Peki SDG’nin hemen ardından yaptığı “geri çekiliyoruz” açıklaması ne anlama geliyor?

Bu açıklama, sahadaki fiili durumdan çok, algı yönetimine yöneliktir. SDG, ABD konvoyunun geri dönmesini bir yalnızlaşma emaresi olarak okunmasın diye, geri çekilmeyi kendi inisiyatifiyle alınmış bir karar gibi sunma ihtiyacı hissetmiştir. Bu, sahada ABD’ye bağımlı bir aktörün, siyasi meşruiyet üretme çabasının açık bir göstergesidir.

📍SDG gerçekten mi geri çekiliyor, yoksa sadece pozisyon mu değiştiriyor?

Suriye’de “geri çekilme” kavramı çoğu zaman coğrafi değil, taktiksel bir anlam taşır. Bir noktadan çıkmak, başka bir noktada tahkimata başlamak anlamına gelebilir. Bu nedenle SDG’nin açıklamasını mutlak bir çözülme olarak okumak, sahayı hafife almak olur.

📍Bu gelişmelerin bir diğer muhatabı ise Türkiye’dir.

ABD konvoyunun PKK/SDG hattından giriş yapıp geri dönmesi, Ankara’nın uzun süredir dile getirdiği bir gerçeği yeniden teyit ediyor: Suriye’deki dengeler, askeri güç kadar diplomatik baskı ile şekilleniyor. Türkiye’nin sahadaki kararlılığı ve bölgesel aktörlerle kurduğu temas trafiği, bu tür hamlelerin sınırlarını belirleyen temel faktörlerden biri haline gelmiş durumda.

Rusya ve İran cephesinden bakıldığında ise mesaj nettir:
Deyr Hafir, sürprizlere açık bir alan değildir.
Bu bölge, sessizce test edilebilecek bir boşluk olarak görülmemektedir.

Sonuç olarak yaşananlar şunu gösteriyor:
Deyr Hafir’de bir çatışma olmadı, ama ciddi bir güç yoklaması yapıldı.
Silahlar konuşmadı, ama diplomasi sertti.
Konvoy gitti, fakat mesaj kaldı.

Bugün geri dönülen yol, yarın yeniden denenebilir. Çünkü Suriye sahasında hiçbir geri çekilme, nihai değildir. Asıl mesele, kimin ne kadar ileri gidebileceğini ve kimin nerede “dur” diyeceğini görmektir.

Ve anlaşılan o ki;
Deyr Hafir, şimdilik sessiz…
Ama bu sessizlik, fırtına öncesi bir not düşüyor tarihe.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER