Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar photo

Hak, İlişkiyi Ayakta Tutan Omurgadır – Reşit Kemal As

Reşit Kemal AS – 15 Ocak 2026

 

Modern dünyada hak kavramı çoğu zaman hukuk metinleriyle, mahkeme kararlarıyla ve sözleşmelerle tanımlanıyor. Oysa İslam ahlakında “hak”, sadece talep edilen değil, önce gözetilmesi gereken bir sorumluluktur. Bir Müslümanın diğer bir Müslüman üzerindeki hakkı da tam olarak bu noktada başlar. Bu hak, bireyler arası ilişkileri düzenleyen sessiz ama derin bir ahlak sözleşmesidir.

📌Hak, Talepten Önce Sorumluluktur

İslam’da hak, tek taraflı bir beklenti değildir. “Benim hakkım var” demeden önce, “Benim üzerime düşen nedir?” sorusu sorulur. Bir Müslümanın diğerine karşı hakkı, karşısındakinin hayatını kolaylaştırmak, yük olmak yerine yük almaktır. Çünkü kul hakkı, sadece yapılan bir haksızlıkla değil, yapılması gerekirken yapılmayan iyilikle de ihlal edilir.

Bugün ilişkilerimizin büyük kısmı karşılıklılık hesabına dayanıyor. Oysa İslam ahlakı, karşılık beklemeden gözetmeyi esas alır. Selam vermek, hal hatır sormak, zor zamanda yanında olmak… Bunlar küçük gibi görünen ama büyük haklardır.

📌İncitmemek ve Koruyucu Olmak

Bir Müslümanın diğer Müslüman üzerindeki en temel haklarından biri, dil güvenliğidir. Yani kişinin onurunun, iffetinin ve itibarının sözle zedelenmemesidir. Gıybet, iftira, alay ve küçümseme, sadece bireysel ahlak sorunu değil, doğrudan bir hak ihlalidir.

Bugün sosyal medya, bu hakkın en kolay ihlal edildiği alanlardan biri haline geldi. Klavye başında söylenen sözler, yüz yüze söylenmeye cesaret edilemeyen cümleler, kardeşlik hukukunu sessizce yaralıyor. Oysa Müslüman, kardeşinin açığını ifşa eden değil, örten kişidir.

📌Zor Zamanda Yanında Olma Hakkı

İslam’da kardeşlik, rahat günlerin dostluğu değildir. Asıl hak, sıkıntı anında ortaya çıkar. Hastalıkta ziyaret, darlıkta destek, yalnızlıkta varlık göstermek… Bunlar sünnetle sabit ama ahlaken zorunlu davranışlardır.

Bir Müslümanın diğer Müslüman üzerindeki hakkı, onun yalnız bırakılmamasıdır. Maddi yardım kadar, bazen bir dua, bazen bir telefon, bazen sadece dinlemek bile bu hakkın yerine geçer. Çünkü İslam’da dayanışma, sadece paylaşmak değil, paylaşamıyorsan da hissettirmektir.

📌Adalet ve Ölçü Hakkı

Müslüman, kardeşi hakkında adil olmak zorundadır. Sevdiğinde ölçüyü kaçırmamak, kızdığında zulme düşmemek… Bu da bir haktır. Eleştirirken bile insafı elden bırakmamak, hatayı kişiliğe değil davranışa yüklemek, Müslüman ahlakının temelidir.

Bugün en çok ihlal edilen haklardan biri de budur. Fikir ayrılıkları, mezhep farklılıkları ya da siyasi görüşler, kolayca düşmanlığa dönüştürülüyor. Oysa Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı, farklı düşünse bile adil muamele görmektir.

📌Gizlilik ve Güven Hakkı

Bir Müslüman, diğer Müslüman için güvenli bir liman olmalıdır. Kendisine emanet edilen sırları korumak, zayıf anları başkalarına taşımamak, güveni istismar etmemek bu hakkın kapsamındadır. Güven bir kez zedelendiğinde, kardeşlik bağı da derin yara alır.

İslam ahlakında emanet, sadece maddi bir şey değildir, söz de, sır da, haysiyet de emanettir.

📌Hak, İlişkiyi Ayakta Tutan Omurgadır

Bir Müslümanın diğer Müslüman üzerindeki hakkı, sayılardan ibaret bir liste değildir. Bu haklar, toplumu ayakta tutan ahlaki omurgadır. Selamla başlayan, adaletle devam eden, merhametle tamamlanan bir ilişki biçimidir.

Bugün Müslüman toplumların yaşadığı pek çok kriz, aslında bu hakların ihmal edilmesinden kaynaklanıyor. Hak talep eden ama hakkı gözetmeyen bir anlayış, kardeşliği zayıflatır. Oysa İslam, önce verenlerin, önce gözetenlerin dini olmuştur.

Herkesin kendisine sorması gereken soru: “Ben kardeşimin hakkını ne kadar koruyorum?”

Miraç Kandilimiz Mübarek Olsun!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER