Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar fotoğrafı

Hürmüz’ün Bedeli: Savaşın Değil, Düzenin Pazarlığı

Reşit Kemal AS – 08 Nisan 2026

 

Ortadoğu’da bir şeyler değişiyor…

Ama bu değişim, televizyon ekranlarında gördüğümüz patlamalarda değil; masada, satır aralarında, şart listelerinde yaşanıyor.

 

Dün gece ortaya çıkan tablo, ilk bakışta basit bir ateşkes gibi görünebilir.

Ama aslında bu, bir savaşın durdurulması değil…

yeni bir düzenin pazarlığıdır.

 

Çünkü mesele İran ile ABD’nin çatışması değil.

Mesele, bu çatışmadan sonra kim oyunu kuracak sorusudur.

 

📌 İran ne yaptı?

 

İran, klasik bir “direniş devleti” refleksi göstermedi bu kez.

Sadece karşı koymadı…

oyunu ekonomik ve stratejik bir modele çevirmeye çalıştı.

 

Hürmüz Boğazı’nı açmak bir geri adım değil,

aksine bir kontrol mekanizmasını resmileştirme hamlesi.

 

“Geçmek istiyorsan, bedelini ödersin” diyor.

 

Bu, askeri gücün ekonomik güce çevrilmesidir.

Ve bu hamle başarılı olursa, İran ilk kez yaptırımların ötesinde kendi sistemini kuran bir aktör haline gelir.

 

📌 ABD ne yaptı?

 

ABD’nin yaptığı şey daha tanıdık:

Zaman kazanmak.

 

Sahada kesin sonuç alamadığı her yerde masayı kurar,

masada istediğini alamadığı yerde süreci uzatır.

 

Bu ateşkes, bir barış iradesinden çok

kontrolü kaybetmeme refleksidir.

 

Ama dikkat edin…

Bu kez karşısında eski İran yok.

 

📌 İsrail neden rahatsız?

 

Çünkü bu tablo İsrail’in alıştığı denklem değil.

 

İsrail’in güvenlik stratejisi basitti:

Tehdit oluşmadan vur, dengeyi bozma.

 

Ama şimdi ilk kez,

İsrail dışında bir aktör (ABD bile olsa)

bölgesel bir dengeyi onun onayı olmadan şekillendirmeye çalışıyor.

 

Bu, İsrail için askeri değil…

stratejik bir kırılmadır.

 

📌 Asıl mesele: Hürmüz

 

Bugün konuşulan şey aslında bir boğaz değil.

Bir küresel damar.

 

Enerjinin geçtiği yer…

ve artık paranın da geçeceği yer.

 

Eğer İran bu modeli oturtursa,

Süveyş nasıl Mısır’ı vazgeçilmez yaptıysa,

Hürmüz de İran’ı sistemin dışına itilemez hale getirir.

 

Bu da şu demek:

 

👉 İran artık “sorun” değil,

👉 “zorunlu aktör” haline gelir.

 

📌 Peki bu sürdürülebilir mi?

 

İşte asıl soru bu.

 

ABD kabul eder mi?

İsrail kabullenir mi?

Küresel sistem böyle bir modeli taşır mı?

 

Açık konuşalım:

Bu şartların tamamının uygulanması neredeyse imkansız.

 

Ama bu zaten önemli değil.

 

Çünkü mesele sonuç değil…

niyetin ortaya çıkmasıdır.

 

Ve niyet şu:

 

👉 İran artık sadece direnmek istemiyor,

👉 oyunu kurmak istiyor.

 

 

Ortadoğu’da savaşlar bitmez…

sadece şekil değiştirir.

 

Dün gece silahlar sustuysa,

bu barış olduğu için değil,

yeni hamlelerin hazırlanması içindir.

 

Benim öngörüm net:

 

Bu daha başlangıç.

Bir ateşkes değil…

üçüncü perdenin açılışı.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER