Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar photo

Suriye’de Fragman Bitti ve Film Şimdi Başladı! – Adem Kılıç

Adem KILIÇ – 19 Ocak 2026

 

Suriye’de son günlerde yaşanan gelişmelerin ardından; tüm aktörler, artık geçici manevraların ya da taktik oyalamaların ötesine geçen bir gerçeklikle karşı karşıya.

Zira; bugün gelinen nokta; Suriye’de asıl meselenin, aslında ne yeni bir anayasa, ne seçim, ne de sözde azınlık haklarına dair bir mücadele olmadığını net bir şekilde ortaya koydu.

Özellikle 10 Mart mutabakatı imzalandığı ilk andan itibaren, benim gibi küresel arenada bölgeyi yakından takip eden uzmanların bu süreci “zaman kazanma” olarak adlandırmasının ardından son günlerde yaşanan bu gelişmeler, ne yazık ki haklı olduğumuzu ortaya koydu.

Zira; terör örgütü SDG cephesinde bu mutabakat, entegrasyona giden bir yol değil, fiili olarak bölgedeki yapılarını meşrulaştırmak için bir ara durak olarak görülüyordu.

Ancak bu dar görüşlerinin, sadece bir hayalden ibaret olduğunu bir gerçeklikle sadece günler içerisinde yüzleştiler.

DEAŞ “hikayesi” bitti

ABD’nin yıllar boyunca, buradaki terör örgütlerine bir “devletçik” vermek için bahane olarak kullandığı DEAŞ tehdidi, Mart mutabakatının üzerinden geçen 10 ay boyunca da, entegrasyon sürecini baltalamak için adeta bir gizli bir silah ve mazeret olarak kullanıldı.

Sözde teknik komisyonlar kuruldu, görüşmeler çok boyutlu aşamalara evrildi.

Ancak gerek uluslararası camiayı gerekse de Türkiye’yi bu konuda ikna edecek bir tiyatro hayata geçirilemedi.

Zira; DEAŞ terör örgütü ile göğüs göğüse savaşan tek ülke olan Türkiye, geride kalan on ayı aşkın sürede gerek Suriye’de gerekse de Türkiye’de, bu örgüte karşı olan kararlılığını ortaya koymaya devam etti.

Suriye içerisinde bir “devletçik” hayali ile hareket eden yapılar ise; ABD’nin desteğinin azalmasının ardından da Suriye’deki terör yapılarını, bu defa İsrail güdümüne sokmaya çalıştı.

Washington Times ve Stratfor gibi önemli politika yapıcı kurumların raporlarına yansıyan bilgilere göre; bu kullanışlı örgütler, özellikle son 3 aydır ABD’den ödeme alamadığı için İsrail’e yöneldi ve hem mühimmat hem de maddi anlamda bu ülkeye sırtını dayama stratejisi ile hareket etti.

Bu süreçte ise; şüphesiz olarak en dikkat çekici olan gelişme, terör örgütü SDG’nin, hem Mart mutabakatında yerine getirmeyi taahhüt ettiği maddeleri yerine getirmemesi hem de taleplerini giderek sertleştirmesi olarak kayıtlara geçmesiydi.

Zira; entegrasyon konuşulurken fiilen bir ortaklık talep eden örgüt, zaman ilerledikçe adeta, yeni sahibi olan İsrail’in kulağına fısıldadığı gaz ile Suriye devletinin üzerinde bir vesayet talep eder hale geldi.

Sonun başlangıcı

Suriye’de bu örgüt için sonun başlangıcı ise; Halep’teki Eşrefiye ve Şeyh Maksut operasyonlarının başlamasından hemen önce yaşandı.

Mart Mutabakatı’nda taahhüt ettikleri 8 maddenin hiçbirini, geride kalan 10 ay içerisinde hayata geçirmeyen bu yapı, yeni efendilerinin yönlendirmesi ile, Halep operasyonu öncesinde Halep’te yapılan görüşmede, akılalmaz ve hadsiz yeni taleplerde bulundu.

Bu yapı son görüşmede; Suriye Genelkurmay Başkanlığı’nın kendilerinde olması gerektiği talebinden, Suriye Savunma bakan yardımcılığına, petrol ve su kaynaklarının kendilerine bırakılmasından, Türkiye ile sınır hattı boyunca sözde SDG güçlerinin konuşlanmasına kadar uzanan talepleri ile stratejik körlük ve ahmaklıklarını tescilledi.

İşte bu taleplerin ardından hem Şam açısından, hem de Ankara açısından sabrın tükendiği görüldü.

Suriye ordusunun operasyonları, Türkiye etkisi ve ABD

İlk olarak; Halep’in kuzeyindeki Şeyh Maksud ve Eşrefiye hattının sadece 24 sat içerisinde kontrol altına alınması, ardından da Deyr Hafir ve Tabka çevresindeki hızlı ilerleyiş, SDG’nin Fırat’ın batısındaki varlığının, aslında sadece propagandalara bel bağladıklarını ortaya koydu.

Diğer yandan bu operasyonlar, sadece askeri bir hamle değil, aynı zamanda da diplomatik bir mesaj olarak kayıtlara geçti.

Verilen mesaj net.

Suriye’de “devlete paralel bir yapı” ve “bir terör devleti” kurma hayallerinin mezarı kazıldı.

Gelinen noktada; Suriye’de kullanışlı yapıların süresi doldu ve bu sürecin kazananı, sınırında bir terör devleti istemeyen Türkiye ve ulus devlet yapısını yeniden inşa etmek isteyen Şaraa yönetimi oldu.

Ve, SDG gibi kullanışlı “mayın eşeklerinin” akibeti artık netleşti. Tıpkı Afganistan’da olduğu gibi ya ABD ve İsrail’in uçak tekerlerine sarılmak ya da sarı torba.

Suriye’de artık fragman bitti ve film şimdi başladı.

SDG’nin ABD Uçaklarının Kanatlarından Düşme Vakti – Adem Kılıç

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER