Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar photo

Trump’ın Erdoğan Tarafından “Hızla İkna Edilmesi” İfadesi, Fransa’nın Güç Dengesini Kaybettiğinin İtirafıdır

Reşit Kemal AS – 28 Ocak 2026

Sömürge refleksleri kolay kaybolmaz. Harita değişir, aktörler yenilenir ama zihniyet aynı kalır. Fransa’nın bugün Suriye’de PKK/SDG üzerinden kurmaya çalıştığı denklem tam olarak budur. Karabağ’da kaybedilen nüfuzun, Doğu Akdeniz’de gerileyen etkinliğin ve Afrika’da bir bir sökülen pozisyonların ardından Paris’in gözü bu kez Suriye’nin kuzeyine dikilmiş durumda.

Fransız yönetiminin son açıklaması bu paniği ele veriyor:
“PKK/SDG’nin DEAŞ ile mücadeledeki rolünün feshedilmesi ve bu rolün eski bir cihatçı olan Şara’nın askerlerine verilmesi konusunda Trump’ın Erdoğan tarafından bu denli hızlı ikna edilmesini tehlikeli buluyoruz.”

Bu cümlede söylenenden çok niyet var.

Önce şu gerçeği teslim edelim: Fransa’nın derdi DEAŞ değil. Eğer öyle olsaydı, terör örgütleri arasında seçici bir ahlak geliştirmezdi. Bir terör yapısını “müttefik”, diğerini “tehdit” olarak etiketlemezdi. Paris’in asıl rahatsızlığı, sahadaki taşeronunun elinden alınmasıdır.

PKK/SDG, Fransa için askeri bir ortak değil; jeopolitik bir kaldıraçtır. Suriye’de masada sandalye sahibi olmanın, Türkiye’yi dengelemenin ve ABD çekilirken boşluğu doldurmanın aracıdır. Bu yüzden bu yapının tasfiyesi, Fransa açısından bir güvenlik sorunu değil, nüfuz kaybıdır.

Şara’ya “eski cihatçı” etiketi yapıştırılması ise klasik bir sömürge dili örneği. Meşruiyet dağıtma yetkisini kendinde gören, kimlerin sahada rol alabileceğine Paris’ten karar veren bir üst dil. Oysa aynı Fransa, sahada etnik temelli silahlı yapılarla iş tutarken bu hassasiyeti hiç göstermedi.

Asıl rahatsızlık noktası, Türkiye’nin sahayı yeniden şekillendirebilecek diplomatik ve askeri kapasiteye sahip olduğunu görmek.

Trump’ın Erdoğan tarafından “hızla ikna edilmesi” ifadesi, Fransa’nın güç dengesini kaybettiğinin itirafıdır. Çünkü bu cümle şunu söylüyor: Biz devre dışı bırakıldık. Washington-Ankara hattında alınan bir karar, Paris’i sadece izleyici konumuna düşürmüştür.

Bu noktada Karabağ travması devreye giriyor. Fransa, Ermenistan üzerinden kurduğu denklemi kaybetti. Bölgesel oyun kurucu rolü çöktü. Şimdi aynı senaryonun Suriye’de de tekrarlanmasından korkuyor. PKK/SDG’nin tasfiyesi, Fransa’nın Ortadoğu’daki son etkili aparatlarından birinin elinden alınması demek.

Ama dünya değişti. Taşeronla devletçilik oynama dönemi bitiyor. Terörle mücadele, artık terör örgütlerini meşrulaştırarak değil; devlet sorumluluğu taşıyan yapılar üzerinden yürütülüyor. Fransa’nın buna “tehlikeli” demesi, aslında kendi alışkanlıkları için duyduğu endişedir.

📌DEAŞ’la mücadele gerçekten amaç mı, yoksa sadece sahada kalmak için kullanılan bir gerekçe mi?

Eğer amaç mücadele olsaydı, Suriye’nin egemenliği ve bölgesel dengeler bu kadar rahat göz ardı edilmezdi. Ama mesele mücadele değil; kontrol.

Fransa Karabağ’da kaybetti. Afrika’da geriliyor. Doğu Akdeniz’de yalnız. Şimdi Suriye’de tutunmaya çalışıyor. Ama bu kez tablo farklı. Karşısında kararsız aktörler değil, sahayı okuyabilen ve hamle yapabilen bir Türkiye var.

Sömürgeci alışkanlıklar, yeni dünyada işlemiyor.
Ve Fransa’nın asıl korkusu da bu.

Çünkü bu kez kaybedilen sadece bir dosya değil; oyun kurma iddiası.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER