Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar photo

Trump’ın Trajedisi: Kendi Yarattığı Figüre Mahkum Olması – Reşit Kemal As

Reşit Kemal AS – 11 Ocak 2026

 

Donald Trump, Amerikan siyasetinin ürettiği bir “istisna” değil; aksine, sistemin derin çatlaklarının ete kemiğe bürünmüş halidir. Onu Beyaz Saray’a taşıyan şey karizması değil, Amerika’nın kendi içindeki öfke, korku ve kimlik krizidir. Ancak bugün gelinen noktada Trump’ı bekleyen “hazin son”, bir kişinin siyasi yenilgisinden çok daha fazlasını ifade ediyor: Bu, popülizmin kendi ağırlığı altında ezilişinin hikayesidir.

📌Trumpizm’in Yükselişi: Krizi Okuyabilen Adam

Trump, Amerikan elitlerinin yıllarca görmezden geldiği bir kitleyi fark etti. Küreselleşmenin kaybettirdiği, kültürel dönüşümden rahatsız olan, Washington’a güvenini yitirmiş beyaz işçi sınıfı… Trump bu öfkeyi doğru okudu, basit sloganlarla karmaşık sorunlara kolay düşmanlar sundu. Göçmenler, Çin, medya, “derin devlet”…

Bu yaklaşım kısa vadede işe yaradı. Çünkü Trump, çözüm üretmek zorunda olmayan bir muhalif gibi davrandı, oysa başkanlık makamı, sürekli kriz üreten değil, kriz yöneten bir pozisyondu. İşte çelişki tam burada başladı.

📌Kurumlarla Kavga Eden Lider, Kurumsuz Kalır

Trump’ın en büyük hatası, Amerikan devlet geleneğini rakip olarak görmesiydi. Medya, yargı, istihbarat, akademi… Hepsi onun söyleminde “düşman”dı. Bu yaklaşım, tabanını konsolide etti ama sistemi tamamen karşısına almasına neden oldu.

Amerikan siyaseti, kişilere değil kurumlara dayanır. Trump ise kişisel sadakati kurumsal sadakatin önüne koydu. Sonuç olarak yalnızlaştı. Seçim sonuçlarını tanımaması, Kongre baskını sonrası sergilediği tavır ve hukuki süreçler, bu yalnızlaşmanın kaçınılmaz sonuçlarıydı. Popülizm, kuralları yok sayarak iktidara gelebilir; ama kuralsız şekilde iktidarda kalamaz.

📌Trump’ın Trajedisi: Kendi Yarattığı Figüre Mahkum Olması

Trump, zamanla kendi mitinin esiri haline geldi. Sürekli kazanan, asla geri adım atmayan, hatasız lider imajı… Bu imaj, onu stratejik manevra yapamaz bir noktaya sürükledi. Geri adım atmak zayıflık, uzlaşmak ihanet, eleştiri düşmanlık olarak kodlandı.

Oysa siyaset, esneklik sanatıdır. Trump bu sanatı reddetti. Her krizi bir “kişisel meydan okuma” olarak gördü ve her cevabı daha sert verdi. Bu durum, onu merkez seçmenden kopardı; geriye sadece sadık ama daralan bir taban kaldı.

📌Hukuk, Ekonomi ve Zaman Faktörü

Trump’ı bekleyen hazin sonun bir diğer boyutu da zamandır. Hukuki süreçler, ekonomik belirsizlikler ve yaş faktörü, Trump’ın siyasi enerjisini tüketiyor. Sürekli savunmada kalan bir lider, gündem kuramaz. Gündem kuramayan lider ise takip edilen değil, izlenen bir figüre dönüşür.

Daha da önemlisi, Trumpizm artık Trump’sız da var olabilecek bir harekete evriliyor. Bu, lider için en acı senaryodur.
“Yarattığınız dalga devam eder ama siz o dalganın dışında kalırsınız.”

📌Amerika Değişti, Trump Aynı Kaldı

ABD toplumu, Trump sonrası dönemde daha kutuplaşmış ama aynı zamanda daha temkinli. Seçmen davranışı, radikal söylemlere karşı yorulmuşluk sinyalleri veriyor. Trump ise ilk günkü dili, ilk günkü öfkesi ve ilk günkü düşmanlarıyla siyaset yapmaya devam ediyor.

Siyasette en büyük risk, değişen zamana aynı reflekslerle cevap vermektir. Trump’ın trajedisi de tam olarak budur.
“Kendisini doğuran koşulların dönüştüğünü fark edememesi.”

📌Hazin Son Bir Çöküş Değil, Bir Sönüş

Trump’ı bekleyen hazin son, dramatik bir devrilme değil, yavaş bir sönüştür. Alkışların azalması, gündemin başka isimlere kayması, destekçilerin yeni figürler araması… Siyasette en acı son, gürültülü yenilgi değil, sessizce önemsizleşmektir.

Donald Trump, Amerikan siyasetinde derin bir iz bıraktı. Ancak bu iz, onu sonsuza kadar taşıyacak bir yol değil. Aksine, bir dönemin ruhunu anlatan ama geleceği temsil edemeyen bir hatıra olarak kalma ihtimali giderek güçleniyor.

Ve bazen en hazin son, kaybettiğini fark edemeden kazandığını sanmaya devam etmektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER