Coşkun BAŞBUĞ – 29 Ağustos 2025
Farkında mısınız bilmem…
Cumhuriyet Halk Partisinde başta Özgür Özel olmak üzere bir grup parti yöneticisi, aylardır suni gündem yaratarak partiyi ve bu aziz milleti sürekli oyalıyor.
Kasıtlı ve bilinçli olarak uygulanan bu strateji sayesinde bizler bir türlü esasa odaklanamıyoruz, bir türlü işin derinliklerine inip olan biteni tartışamıyoruz.
Oysa başta partinin siyasi yetkilileri olmak üzere CHP tabanı yolsuzluklarda, kurultay seçimlerinde neler olduğunu ve neler döndüğünü mutlaka sorgulamalı.
Ama olmuyor bir şekilde esastan uzaklaştırılıyorlar.
Düşünmez misiniz…
Şimdi bizim bu tespitimize mutlaka birileri çıkıp anlamadan, dinlemeden, bilmeden ve okumadan karşı çıkacaktır.
Her türlü fikre saygı duyarım, saygı duyduğum kesimlerden de benim şu tavsiyeme saygı duymalarını beklerim.
Önyargılarınızdan arınarak yazıyı sonuna kadar bi okuyun, sonrasında objektif bir değerlendirmede bulunarak kararınızı verin.
Süreç sorgunuza Ekrem İmamoğlu nasıl oldu da bir anda siyasetin göbeğine düştü buradan başlayın.
Unutmuş olabilirsiniz, hatırlatayım.
Proje İmamoğlu…
Türk halkı Ekrem İmamoğlu adını kendisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı açıklandığında duydu.
O güne kadar Beylikdüzü hariç kimsenin tanımadığı İmamoğlu bir an da bütün Türkiye’de tanınmaya, bilinmeye ve konuşulmaya başlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde onca isim varken İstanbul gibi en kritik bir şehre İmamoğlu da nereden çıktı sorusu o günlerde hiç sorulmadı.
Aslında bu soru sorulması gereken ilk temel soruydu.
Tehlike Büyük…
Tam da o günlerde katıldığım bir televizyon programında bu soruyu sormayanlara bir hatırlatma da bulunma adına İmamoğlu ile ilgili şunları söylemiştim;
“Fethullah Gülen’den sonra gelmiş en tehlikeli proje.”
Bu cümlem sonrası moderatörün yaşadığı şoku ve yüz ifadesini asla unutamam. Şöyle devam etmiştim;
“Ekrem İmamoğlu’nun yedeği Tunç Soyer’dir. Şimdi sen haklı olarak Tunç Soyer kimdir diyeceksin. Tunç Soyer şu an İzmir ili Seferihisar İlçesinin Belediye Başkanı. Soyer muhtemelen bir sonraki seçimde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı yapılacak ve böylelikle isminin tüm Türkiye tarafından duyulması sağlanacak. Ardından İmamoğlu’nun yedeği olarak da sahaya sürülecek.”
Tam da dediğim gibi oldu.
Tunç Soyer İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı yapıldı ve tüm Türkiye tarafından tanınması sağlandı.
Soyadı Değişikliği Oyunu…
Hasan Müdafa…
Ekrem İmamoğlu’nun babası.
Müdafa soyadı da nereden çıktı diyebilirsiniz.
İddia o ki İmamoğlu’nun esas soyadı “Müdafa”.
Sonrasında sessiz sedasız bir operasyonla soyadı İmamoğlu olarak değiştiriliyor.
Bu değişikliğin sebebi gelecekte ilan edilecek adaylık öncesi bir alt yapı çalışması mıydı sorgulayın.
Bu Ne Benzerlik…
Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu bayram namazı çıkışında gazetecilere oğlunun tutuklaması ile ilgili bir röportaj verir.
Röportajında “oğlum suçsuzdur” diyemeyen baba sağa sola beddualar yağdırır.
Şöyle der Hasan İmamoğlu bedduasında;
“Bizi bu kadar perişanlığa sürükleyenler, çoluk çocuğunun ciğerinden et yiyerek iyileşmeye uğraşsın ama iyileşemesin.”
Beddua birçoğumuzun ilk defa duyduğu inanılmaz sözler içeriyordu.
Şeytanın dahi düşünemeyeceği bu sözleri duyanların aklına ilk olarak gizli papaz Fethullah Gülen geldi.
Böylesi ambalajı açılmamış sözleri bir tek Fethullah Gülen denilen vatan haini beddualarında kullanıyordu.
Bedduanın Kaynağı Yahudiler…
Peki gizli kardinal, gizli papaz Gülen nereden öğrenmiş, nereden akıl etmişti bu sözleri.
Elbette Yahudilerden…
Evet Fethullah Gülen bu beddua yöntemini Yahudi inançlarından öğrenmişti.
İşte örnek bir Yahudi sözü;
“Ve onlara oğullarının etini kızlarının etini yedireceğim. Ve düşmanları ve canlarına kastedenler onları sıkıştıracağı kuşatma ve sıkıntıda her biri dostunun etini yiyecek.”
Baba Hasan İmamoğlu…
Peki tüm bu olanları anladık da baba İmamoğlu bu işin neresinde diyebilirsiniz.
Baba Hasan İmamoğlu’nu en iyi anlatan sözler Nedim Şener’den geldi;
”Lise mezunu oğlunu, TBMM Başkanlarından Necmettin Karaduman’ın da torpiliyle usulsüz yatay geçiş yaptırarak İstanbul üniversitesi ’ne kaydettiren Hasan İmamoğlu, bunu haberleştiren gazeteciye “Savcı ve mahkemeler senin hakkından gelmez ise ben senin cezanı keseceğim…. O……, namussuz şerefsiz” diyen, oğlunu içinde bulunduğu siyasetçilik, müteahhitlik kirli çarkının içine sokan kara kalpli zalim bir karakter.
En son FETÖ elebaşı böyle beddua etmişti. Hepsinin ayağına dolandı. 1997 yılında Trabzon’da FETÖ’nün Gülbahar Hatun Koleji’ni açan İMAŞ şirketinin sahibi kişiden farklı bir şey beklenmez zaten.”
Peki bu İMAŞ’ta neyin nesiydi?
Onu da en iyi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin anlatmış;
İMAŞ (İmamoğlu Anonim Şirketi…)
Ekrem İmamoğlu ve ailesini tanımaya yarayacak en önemli bilgiyi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin verdi;
Şöyle diyordu Yusuf Tekin;
“Enteresan bir şey oluyor ve 1990 Ekim ayında Ticaret Sicili Gazetesinde Trabzon’da kurulan bir şirketin kuruluş sözleşmesi yayınlanıyor. Şirketin kurucuları İmamoğlu ailesi.
İMAŞ İmamoğlu Anonim Şirketi…
Şirket eğitim, ihracat ve ithalat şirketi olarak kuruluyor ve şirketin ana sözleşmesinde özel okulculuk da var. 1990 yılında Türkiye’de özel okulculuk konusu bugünkü gibi değil. Okul sayısı az, özel okul konusunda girişimci müteşebbis sayısı az. Ekonomik durum ve o günkü koşullara baktığımızda biraz tuhaf bir durum.
Şirket 1997 yılında okul inşaatına başlıyor ve FETÖ’nün ilk ve en önemli okullarından birini açıyor.
Gülbahar Hatun Kolejleri…
Okul 15 Temmuz sürecinde ilk kapattığımız okullardan biri.
İşin Özüne Dönelim…
Şimdi haklı olarak birçoğunuz “Canım bunun neresi sürpriz, zamanında Samanyolu Televizyonun da yorumculuk, Zaman gazetesinde yazarlık yapan, Fethullah Gülene terörist diyemeyen Ekrem İmamoğlu ve ailesinden ne bekliyorsunuz, biz bunları değil yolsuzlukları konuşmak istiyoruz” diyorsunuz.
Haklısınız…
Bu konuların yerine yolsuzlukları, partide dönen dolapları konuşmak lazım ama konuşturmuyorlar.
Hadi gelin hep beraber oyunu bozalım ve meselenin özüne dönerek yolsuzlukları, CHP’de neler oluyor, Atatürkçü kadrolar neden tasfiye ediliyor, partiyi kimler ele geçiriyor, amaçları ne bunları konuşalım…
YORUMLAR