Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Nörolojik hastalığı olanlar oruç tutarken hangi hayati tehlikelerle karşılaşabilir ve uzmanlar neden kritik uyarıda bulundu

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte ibadetlerini yerine getirmek isteyen milyonlarca vatandaş

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte ibadetlerini yerine getirmek isteyen milyonlarca vatandaş hazırlıklara başlarken, Prof. Dr. Şeref Demirkaya nörolojik rahatsızlığı olan bireyler için hayati bir hatırlatmada bulundu. Oruç tutmanın beyin sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken uzmanlar, özellikle düzenli ilaç kullanımı gerektiren kronik vakalarda doktor onayı olmadan hareket edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

On bir ayın sultanı Ramazan ayında beslenme ve uyku düzeninin köklü bir değişime uğraması, sağlıklı bireylerde dahi farklı fizyolojik tepkilere yol açabiliyor. Ancak nörolojik hastalıklarla mücadele eden kişiler için bu değişim, mevcut tablonun ağırlaşmasına veya kontrol altındaki semptomların yeniden tetiklenmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, bu sürecin bir risk faktörüne dönüşmemesi için tıbbi görüşün şart olduğunu ifade ediyor.

Doktor Danışmanlığı Neden Bu Kadar Önemli

Nöroloji alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Şeref Demirkaya, sürecin hassasiyetine vurgu yaparak önemli bir çağrıda bulundu. Demirkaya, özellikle epilepsi, Parkinson, Alzheimer ve şiddetli migren gibi rahatsızlıkları olan bireylerin durumlarını değerlendirdi. Konuyla ilgili net bir çerçeve çizen Prof. Dr. Şeref Demirkaya, “nörolojik hastalığı bulunan kişilerin oruç tutmadan önce doktorlarına danışmaları gerektiğini” vurguladı. Bu uyarı, sadece genel sağlık durumu için değil, aynı zamanda kullanılan ilaçların kandaki doz seviyesinin korunması açısından da büyük önem taşıyor.

İlaç Saatleri ve Açlık Süresi Riski Artırıyor mu

Nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan pek çok ilaç, gün içinde belirli saat aralıklarıyla alınması gereken ve vücutta belli bir seviyede kalması beklenen maddeler içeriyor. Oruç süresince uzun süreli açlık ve susuzluk, kan şekerindeki dalgalanmalarla birleştiğinde beyin fonksiyonları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Özellikle nöbet riski taşıyan hastaların, ilaç saatlerini doktor kontrolü dışında değiştirmesi veya doz atlaması, geri dönülemez sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor.

Uzmanlar, her hastanın durumunun “kişiye özel” olduğunun unutulmaması gerektiğini hatırlatıyor. Hastalığın evresi, hastanın yaşı ve eşlik eden diğer rahatsızlıklar, oruç tutup tutamayacağına dair verilecek kararda belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle, dini vecibelerini yerine getirmek isteyen vatandaşların, kendi başlarına karar vermek yerine takipteki hekimlerinden onay almaları en güvenli yol olarak gösteriliyor.