Hakkında onlarca yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunmasına rağmen çocuk sahibi olduğu için dışarıda kalan kadın hükümlünün yeni suçlara karışması yargıyı ayağa kaldırdı. İnfaz erteleme düzenlemesinin art niyetli kullanıldığını savunan hakim, sistemin değişmesi için Adalet Bakanlığı’na kritik bir başvuruda bulundu.
Türkiye gündemine yansıyan son olay, infaz yasasındaki bazı maddelerin nasıl suistimal edilebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Hakkında farklı suçlardan toplamda yaklaşık 66 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kadın hükümlü, yasaların kendisine tanıdığı “çocuk nedeniyle infaz ertelemesi” hakkını kullanarak cezaevi dışında kalmayı başardı. Ancak bu süreçte ıslah olmak yerine, çocuklarını adeta birer suç aparatı gibi kullanarak yasa dışı faaliyetlerine devam etmesi bardağı taşıran son damla oldu.
Yargı Dünyasında İnfaz Erteleme Tartışması Başladı
Mevcut yasal düzenlemelere göre, hamile olan veya doğum üzerinden belirli bir süre geçmemiş olan kadın mahkumların cezaları, çocuğun bakıma muhtaç olması ve üstün yararı gözetilerek ertelenebiliyor. İnsani bir temele dayanan bu uygulama, ne yazık ki bazı mahkumlar tarafından cezaevinden kaçışın ve suç işlemeye devam etmenin bir yolu olarak görülüyor. Söz konusu olayda hükümlü kadının, dışarıda kaldığı süreyi çocukları aracılığıyla yeni suçlar işleyerek geçirmesi, bu yasal boşluğun toplum güvenliğini nasıl tehlikeye attığını kanıtlar nitelikte bir tablo oluşturdu.
Hakimden Adalet Bakanlığına Kritik Çağrı
Dosyayı inceleyen ve durumun vahametini gören hakim, mevcut yasal düzenlemenin kötü niyetli kişilerce bir “suç işleme imtiyazına” dönüştürüldüğüne dikkat çekti. Düzenlemenin bu haliyle hem çocukların geleceğini kararttığını hem de adalet duygusunu zedelediğini belirten hakim, uygulamanın sınırlandırılması ve kriterlerin yeniden belirlenmesi talebiyle Adalet Bakanlığı’na resmi başvuruda bulundu. Bakanlığın, suistimallerin önüne geçmek adına infaz yasasında yeni bir düzenleme yapıp yapmayacağı ise hukuk camiasında büyük bir merakla bekleniyor.
Hükümlü kadının çocuklarını suça sürüklemesi, sosyal hizmetler ve çocuk koruma kanunlarının da bu süreçteki etkinliğinin sorgulanmasına neden oldu. Uzmanlar, infaz ertelemesi alan annelerin ve çocuklarının çok daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunurken, yargının bu başvurusu yasal süreçlerde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
