İran sinemasının dünyaca tanınan ismi Mecid Mecidi, İsrail ve ABD’nin ülkesine yönelik gerçekleştirdiği saldırılar karşısında sessizliğini bozarak sert bir açıklama yaptı. Ünlü yönetmen, İran halkının maruz kaldığı tüm baskılara rağmen sergilediği direnişi ve sarsılmaz iradeyi çarpıcı ifadelerle dile getirdi.
Sinema dünyasının en prestijli ödüllerine aday gösterilen ve eserleriyle evrensel bir dil kuran İranlı yönetmen ve yapımcı Mecid Mecidi, son dönemde tırmanan bölgesel gerilime dair sessiz kalmadı. Mecidi, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran topraklarına yönelik gerçekleştirdiği askeri hamleleri ve saldırgan tutumlarını açık bir dille kınadığını duyurdu. Sanatçı kimliğinin yanı sıra toplumsal duyarlılığıyla da bilinen usta yönetmen, yaşananların bölge barışına ağır bir darbe vurduğunu ifade etti.
Mecidi’den Batı ve İsrail ittifakına sert tepki
Ünlü yönetmen, yaptığı açıklamada sadece askeri operasyonlara değil, aynı zamanda İran halkı üzerinde yıllardır sürdürülen yoğun baskı ve yaptırım politikalarına da dikkat çekti. Dış müdahalelerin halkın azmini kıramayacağını belirten Mecidi, yaşanan bu zorlu sürecin toplumsal dayanışmayı daha da güçlendirdiğini vurguladı. Mecidi’ye göre, sergilenen bu kararlı duruş sadece bir ülkenin savunması değil, aynı zamanda küresel bir adalet arayışının parçası olarak görülmeli.
Tüm ezilmiş halklar adına yükselen bir ses
Mecid Mecidi, açıklamasının en vurucu kısmında İran halkının verdiği mücadelenin sınırları aşan bir mahiyete sahip olduğunu belirtti. Bu tarihi duruşu ve halkının kararlılığını betimleyen ünlü yönetmen, “Bugün büyük İran, dünyanın tüm ezilmiş ve acı çeken insanları adına dimdik duruyor ve direniyor” ifadelerine yer verdi. Bu sözler, hem sanat camiasında hem de uluslararası platformlarda büyük bir yankı uyandırırken, direnişin evrensel boyutuna da ışık tuttu.
Yönetmenin bu çıkışı, sanatın ve sanatçının toplumsal kriz anlarında nasıl bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğine dair önemli bir örnek teşkil etti. Mecidi, halkının maruz kaldığı şiddet ve baskıya karşı sanatın gücüyle sesini yükseltmeye devam edeceğinin sinyallerini verirken, barışın ancak adalet ve saygı çerçevesinde inşa edilebileceğinin altını çizdi.
