İran’da son altı yıldır devam eden siyasi ve askeri gerilimler, ülkenin turizm potansiyelini tarihin en düşük seviyelerine geriletti. Ukrayna yolcu uçağının düşürülmesinden protestolara kadar uzanan süreçte, bir zamanların merak edilen rotası olan İran’da sektör temsilcileri artık umudunu kesmiş durumda.
İran, son yıllarda ardı ardına gelen krizlerle boğuşurken, bu durumdan en büyük darbeyi turizm sektörü aldı. Özellikle Ocak 2020 tarihi, ülke turizmi için karanlık bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Bu tarihte Ukrayna’ya ait bir yolcu uçağının düşürülmesi, uluslararası alanda büyük bir güven kaybına yol açarak yabancı turistlerin rotasını başka ülkelere çevirmesine neden oldu. O günden bu yana toparlanamayan sektör, her geçen gün daha fazla kan kaybediyor.
Üst Üste Gelen Krizler Turizmi Durdurma Noktasına Getirdi
Uçak faciasının ardından ülke genelinde patlak veren protesto gösterileri ve toplumsal huzursuzluklar, güvenlik endişelerini zirveye taşıdı. Buna ek olarak, Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanan diplomatik ve askeri gerginlikler, İran’ın dış dünyayla olan bağlarını zayıflatırken turizm gelirlerinin de hızla erimesine yol açtı. Son altı yıllık veriler incelendiğinde, turist sayısındaki düşüşün daha önce görülmemiş boyutlara ulaştığı ve ülkenin artık yabancı ziyaretçiler için bir cazibe merkezi olmaktan çıktığı görülüyor.
Sektör Temsilcilerinden Acı İtiraf
Yaşanan bu olumsuz tablo, turizm profesyonelleri tarafından da açıkça dile getiriliyor. Sektörün içinde bulunduğu durumu değerlendiren uzmanlar ve acente sahipleri, İran’da turizmin 2020 yılı itibarıyla fiilen bittiğini kabul ediyor. Hem konaklama tesisleri hem de rehberlik hizmetleri sunan işletmeler, rezervasyonların bıçak gibi kesilmesiyle birlikte büyük bir ekonomik çıkmazla karşı karşıya kaldı. Mevcut siyasi iklim ve güvenlik sorunları nedeniyle yakın gelecekte bir iyileşme beklenmezken, bir zamanların popüler destinasyonunun sessizliğe bürünmesi dikkat çekiyor.
